çekiliş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çekiliş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
, ,

Yorum Cadısı'nın 3. Yaş Çekilişi


Herkese merhaba! :) Blogun yeni yaşını kutlamak için yapılacak çekilişin sinyallerini Instagram'da vermiştim. Geçtiğimiz yıl çekiliş yapamadığımdan bu seneki için çok büyük planlarım vardı. Neler yapsam, ne versem diye düşünürken artık müdavimi olduğum Dükkan Design'ın da yeni yaşının Yorum Cadısı'na çok yakın olduğunu öğrendim ve yeni yaşlarımızı neden birlikte bir çekilişle kutlamyoruz ki, dedik :) Dükkan Design 23 Haziran'da 1 yaşına girdi; Yorum Cadısı ise 4 Temmuz'da 3 yaşına girecek. Biz de çekilişimizi iki tarihin ortalarında başlatıyoruz ve herkesi katılmaya davet ediyoruz ^_^

Lafı çok uzatmadan hemen çekilişin ayrıntılarına geçiyorum... İlk çekilişimde kullandığım gibi yine, Rafflecopter uygulamasını kullanıyorum. Sosyal medya hesaplarımızı takip etmeniz zorunlu şartlar. Katılım hakkınızı arttırmak isterseniz, şartlarda belirtilen linkleri kendi sosyal medya hesaplarınızdan paylaşıp paylaşım linkinizi kutucuğa yazmanız gerekiyor. Çekilişin sonunda 3 kişiye birer hediye gelecek; 1 kişiye Time Turner kolyesi, 1 kişiye Dükkan Design'da kullanması için 20 TL değerinde hediye çeki ve 1 kişiye Dükkan Design'dan yapacağı bir adet üründe %50 indirim hakkı verilecek. Çekiliş 10 gün sürecek; 27 Haziran 2015'te başlayan çekiliş 7 Temmuz 2015'te sona erecek ve kazanan ertesi gün açıklanacak. Kazananlar ile e-mail yoluyla iletişime geçilecek ve kendilerini Dükkan Design'a yönlendireceğim. Böylece doğrudan Dükkan ile konuşup anlaşabilirler. İletişim bilgilerini 2 gün içinde edinemezsek o hediye için Rafflecopter yoluyla bir başka kişi belirlenecek. Çekiliş Türkiye içinde geçerlidir. Kazananlardan İzmir'de olanlar hediyelerini Dükkan'a giderek alacak, İzmir dışındakilere ise hediyeleri Dükkan tarafından kargolanacaktır.

Umarım açıklayıcı olmuşumdur :D Sorunuz varsa bu yazının altına yazmaktan çekinmeyin, lütfen.

Herkese bol şans! :)




post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , ,

Konuşan Kitaplar Özel Etkinlik | Hobbit - J.R.R. Tolkien


Konuşan Kitaplar'ın özel etkinliğinden herkese merhaba!

Tolkien'ın yarattığı bu dünyayla büyümüş, elfçe öğrenmeye çalışmış, kısacası Orta Dünya hastası biri olarak Konuşan Kitaplar'ın düzenlediği bu özel etkinliğe en çok ben sevinmişimdir sanırım :D Fantastik seven herkesin, Tolkien'ın en az bir eserini okuması taraftarıyım ve bu etkinliğin henüz Tolkien'la tanışmamış birçok okuru etkileyeceğini, Tolkien'ı merak etmelerini sağlayacağını umuyorum ^_^

Hobbit ve Tolkien ile ilgili çeşitli bilgileri bulacağınız etkinlik programımız oldukça yoğun. Bu yüzden biz de The Hobbit: The Desolation of Smaug'a 1 gün kala etkinliğimizi başlatıyoruz. İlerleyen günlerde The Hobbit: The Desolation of Smaug film yorumumu bu etkinlik kapsamında sizlerle paylaşacağım. Ama önce ilk film, The Hobbit: Unexpected Journey film yorumuma göz atmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Ayrıca çekilişle birçok kişiye çeşitli hediyelerimiz olacak, çekilişe yazının sonundaki uygulamadan katılmayı unutmayın. Herkese bol şans ;)




Katkılarından dolayı İthaki Yayınları'na ve hayalkahramanlari.com'a teşekkür ederiz!

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , ,

Konuşan Kitaplar #21 Blog Tur | Gül ve Avcı - Asude | Ön Okuma


Turun 2. gününden merhaba! Konuşan Kitaplar olarak 21. turumuzda Gül ve Avcı'yı inceliyoruz. Bu turda ben, kitabın ön okumasını paylaşıyorum. Tur takvimini yazının devamında bulabilirsiniz. Gül ve Avcı'yı hediye ettiğimiz çekilişe katılmayı da unutmayın. Herkese keyifli okumalar ;)






post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , ,

Konuşan Kitaplar #20 Blog Tur | Araf - Jamie McGuire | Konuşan Kitaplar Ekibi Jared İle Karşılaşırsa


Turumuzun 3. gününden herkese merhaba! Konuşan Kitaplar ekibi olarak bu turda Tatlı Bela serisi ile büyük beğeni toplayan yazar Jamie McGuire'ın, Providence serisinin ilk kitabı Araf'ı inceliyoruz. Tur kitabımız daha doğrusu kitabın ana karakterlerinden duygusal ama bir o kadar da korumacı biricik meleğimiz Jared tur ekibimiz tarafından çok beğenildi :D Yorum Cadısı olarak ben ise bu turda Konuşan Kitaplar ekibinin Jared hakkındaki düşüncelerini kısaca paylaşacağım :) Tur programımızı yazının devamında bulabilirsiniz. Ayrıca çekilişle 3 kişiye Araf'ı hediye ediyoruz, katılmayı unutmayın ;)


Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi:
Onun hakkında ne denebilir ki (: Jamie McGuire, bizi Travis Maddox ile sert ve sinirli bir adama aşık etmişti, şimdi Providence serisi ile duygusal, anlayışlı ve aşırı korumacı biricik Jared'a hasta bırakıyor. Okuduğum çoğu erkek karakterden farklı olarak, aşırı duyarlı ve duygusal bir yapıya sahip olan Jared, aynı zamanda Rambo imajını da nasıl koruyor hayretler içerisindeyim. Elinde silahlar ile Nina'yı korumak için lokantadan çıkan Jared ile dizlerinin üzerine çökmüş, Nina'ya lütfen beni seç, seni seviyorum diyen Jared aynı! (: Düşünsenize! Bad Boys hastası Küçük Kız'a böyle sorulmaz ki yavrum (: Jared bitanedir <3 Napıyoruz okuyoruz, okutuyoruz... Sevgilerle, Küçük Kız.

Sihirbazın Güncesi:
Jared'ı tanımıyorum ama belli ki adam herkesin başını döndürmüş. İmza, erkek blogger :D

Kitap Aşığı:
Jared gibi aşırı anlayışlı karakterleri hiçbir zaman sevemedim. Ben her daim kötü adam diyenlerdenim. Ama kitabı okurken insan böyle sevgili için neler vermez demeden edemedim. Yani aşırı anlayışlı ama bir o kadar da sahiplenici bir karakter. Bu tür adamların sadece kitaplarda olması çok acı :/

Kitaplarım ve Ben:
İçten içe kötü adamları seksi bulsam da, yok Jared bambaşka ya. Hem duygusal, hem kibar, ilgili, anlayışlı... ve kaslı, daha ne olsun? Böyle bir erkek melek bize düşmez zaten :)

Kördüğüm Hayaller:
Gerçekten Jared söz konuysuysa ne desem az :) Eğer onunla karşılaşsaydım dilim tutulur konuşamazdım, karşısında erir ölürdüm. Karşılıksızsa kesin sapık gibi gittiği her yerde takip ederdim mesela! *.* Gerçekten de Jared bad boy özellikleri taşıyor ama onu tanıdıkça, sevdikçe insan o yanını unutuyor. Öyle aşık -teee beşikten beri- öyle seviyor ve öyle mücadele ediyor, gerektiğinde vazgeçiyor ki... İnsan onun hakkında konuşamıyor, o an lal oluyor. Valla ne desem az, Jared söz konusuysa hiçbir kelime ona yetmiyor. Düşmüş melek de ne, o benim kalbimde tam bir melek <3

Tuğçe'nin Kitaplığı:
Tüm bu macera, tehlike, melekler, yarı melekler, şeytan, cennet ve cehennem arasında emin olabileceğiniz tek şey, siz de Jared'a kapılacaksınız; belki ilk görüşte değil, ama en kötü ikinci görüşte ;)

Anime ve Kitap Sever:
Kitap Twilight çakması gibi ama Jared eşsizdi ya :D


post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , ,

Konuşan Kitaplar #19 Blog Tur | Yıkılan Krallıklar - Morgan Rhodes | Alıntılar


Konuşan Kitaplar'ın 19. turunun 3. gününden herkese merhaba! Bu turda, gerek kapağı gerekse konusuyla birçok okurun ilgisini çeken bir kitabı, Yıkılan Krallıklar'ı inceliyoruz. Turun bugünkü programını yazının devamında bulabilirsiniz. Yıkılan Krallıklar'ı hediye ettiğimiz çekilişe katılmayı unutmayın ;)

Alıntılar - Yorum Cadısı
Ana Karakterleri Tanıyalım - Kördüğüm Hayaller
Kitap Yorumu - Kitap Aşığı
Kitap Yorumu - Kitapların Tatlı Cadısı

Kitap yorumlarına ek olarak çeşitli etkinliklerin de yer alacağı turumuzun programı oldukça yoğun. Bu yüzden lafı daha fazla uzatmıyorum ve sizleri alıntılarla baş başa bırakıyorum :)

Bütün günlerini, bütün rüyalarını... bütün sırlarını paylaşmışlardı. Ama belli ki, bütün sırlarını değil. Bu, Jana'nın önceden sezebileceği türden bir şey değildi. "Neden bana ihanet ediyorsun?" demeyi başardı zorlukla. "Sen benim kardeşimsin." Sabina, halen burnundan süzülmekte olan kanı sildi. "Aşk için."



 "Bir şey istiyorsan," derdi Tomas her zaman. "Onu kendin alman gerekir. Çünkü kimse onu sana öylece vermez. Bunu sakın unutma, kardeşim."


Bugüne dek hiçbir muhafız Cleo'ya böylesine cesur bir ifadeyle bakmamıştı. Aslında, kimse buna cüret edememişti. Öfkeli, hırçın, dost canlısı olmaktan çok uzak... ama başka bir şey daha vardı. Cleo bütün dünyadaki tek kızmış ve artık, kendisinin bir parçası ona aitmiş gibi.


"Yalnızca içgüdülerimle hareket ettim. Daha önce sayısız kereler avlanmışımdır ama bu çok değişikti. Bir başkasının canını almak... hayatımda kendimi hiç bu kadar güçlü hissetmemiştim."


"Prenses Emilia, başka birini sevdiği için nişanını bozmayı başardı." "Yani ben de bir başkasına mı âşık olmalıyım?" Theon buna hemen cevap vermedi. Cleo, delikanlının kendisini dikkatle incelediğini fark etmişti. "Belki de olmalısınız," dedi en sonunda.


Prensesi bulamazsa, kral canını alırdı. Ve Cleo'nun başına bir şey gelecek olursa...Theon kendisi ölmek isterdi zaten. Gözlerindeki ışıltının kaybolduğunu, gamsız kahkahalarının yerini sessizliğin aldığını düşünmek... vücudundan bir anda soğuk ter boşalmıştı. Alnını koridorun mermer duvarına dayamak zorunda kaldı. Ona âşık oluyorum.


"Sonsuz gençlik, güzellik ve büyüden daha fazlasına mı?" diye sordu Cleo. "Geriye istenebilecek ne kalıyor ki?" "Güç. Bazıları için en önemli şey güçtür. Dünyanın bugüne dek tanıklık ettiği en büyük şeytanlıkların ardındaki neden, güce yönelik arayıştır."


"Nefret, çok güçlü bir duygudur. Kayıtsızlıktan çok daha güçlü. Ama nefretle yananlar, aynı yoğunlukta sevebilir de."


"Her şey kaybedilmiş gibi görünürken bile, büyü kalbinde saflık olanları bulur. Ve aşk, büyülerin en güçlüsüdür."


Magnus, yaptığı şey yüzünden utanç duymak istemiyordu. Lucia'ya duyduğu aşka gerçekten kendini teslim etmişti ve bunun rezil gibi görünmesini kabul etmeyecekti. Ortada rezil değil, saf bir şey vardı. Bütün dünyadaki en saf şey.


Sevgi, öfkeden güçlüdür. Sevgi, nefretten güçlüdür. Her şeyden güçlüdür.


"Aile dünyadaki en önemli şeydir," dedi kraliçe, sertçe. "Her şey çöktüğünde, geriye kalan ailedir."


Yakın zamanda o kadar çok kayıp yaşamıştı ki, bir parçası göğsünden sökülüp çıkarılmış gibi hissediyordu. Geride kanlı bir oyuk kalmıştı.


Kafasının içinde ablasının sesini yeniden duymaya başlamıştı. Bir kez daha, kendisine güçlü olması gerektiğini söylüyordu. Ama her şeyi ellerinden alındıktan sonra, nasıl güçlü olabilirdi?


"Kristaller olmadan, Mabet çöküp gitmeye mahkum. Bunun olduğunu, bu topraklarda gördüm. Her şey birbirine bağlı. Her şey sandığımdan çok daha fazla birbirine bağlı kardeşim." Kadın bir kahkaha atsa da, sesinde keyiften eser yoktu. "Belki de en iyisi budur. Bir fani olarak öleceksem, ne kadar uzun yaşamış ya da kendilerini ne kadar önemli sanıyor olurlarsa olsunlar, neden herkesin kaderi aynı olmasın ki? Her şey en nihayetinde sona ermek zorunda."


Her halükârda, savaş henüz bitmemişti. Bitmeye yakın bile değildi. Aksine, daha yeni başlamıştı. Ve, Cleo güçlü olacaktı. Tıpkı babasının ve Emilia'nın dediği gibi. Güçlü olacaktı. Hakkı olan tahtını geri alacaktı. Kraliçe olacaktı.


a Rafflecopter giveaway

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , , , , , , , ,

Kitap Dostları, Kitap Tur #7 | Korkak ve Canavar - Barış Müstecaplıoğlu | Kitap Yorumu + Ön Okuma + Çekiliş


Kitap Dostları'nın 7. turundan herkese merhaba! :) Kısa bir tatilin ardından turlarımıza devam ediyoruz. Bu turumuzda yerli bir yazar olan Barış Müstecaplıoğlu'nun Perg Efsaneleri serisinin ilk kitabı Korkak ve Canavar'ı inceliyoruz. İncelediğimiz kitabın hem fantastik türünde olması hem de yerli bir yazarın kaleminden çıkması, bu turun bende ayrı bir yerinin olacağına işaret ediyor ;) 

Bu turda ayrıca Maria Puder Ölmedi ve Kitap Avcısı bizlere eşlik ediyor. Tur takvimini aşağıda bulabilirsiniz. 2 kişiye Korkak ve Canavar'ı hediye ettiğimiz çekilişe katılmayı da unutmayın. Herkese keyifli turlar ^_^


Tür: Fantastik, Macera, Türk Edebiyatı
Goodreads Puanı: 3,98 (41 oy)
Orijinal Adı: -
Yayınevi: İthaki Yayınları
Çeviri: -
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 312
Perg Efsaneleri 1. Kitap

Eserleri 8 dile çevrilen ve özellikle Çin'de büyük bir ilgi toplayan Barış Müstecaplıoğlu'nun Perg Efsaneleri serisinin ilk romanı Korkak ve Canavar, Türkiye'de fantastik kurgu edebiyatının da ilk romanı. Günümüzde bir klasik olan bu eser, hayal gücü ile insani duyguları buluşturma başarısıyla birçok okulda edebiyat derslerinde okutuluyor.

Bize yeni bir diyarı keşfetmenin tadını yaşatırken, aslında insanın kendini keşfetmesini anlatan Korkak ve Canavar'da, sıradışı kahramanlarımız Leofold ve Guorin'in sürprizlerle dolu yolculuklarına eşlik ediyoruz.

Perg Efsaneleri, bizden farklı olanı, farklı görüneni ve farklı yaşayanı sevebilmek üzerine yazılmış en güzel öykülerden biri...

Çeşitli ırkların yaşam sürdüğü Perg Diyarı, irili ufaklı birçok adadan oluşuyor. Ana karakterlerden Leofold ise diyarın batısında yer alan Kadi'de yaşayan bir asker. Cesur, gözü pek ve yakışıklı Leofold'un kaderi savaş sırasında, lanetli olarak anılan Tünel'e sığınmasıyla değişiyor. Kendisi henüz daha çocukken, ailesini bu tünelde gizemli bir şekilde kaybettiği için son çare olarak bu tünele ayak basıyor. Tünele sığınmasıyla ailesinin başına neler geldiğini öğrense de bu lanetli yerden bir canavara dönüşmüş olarak ayrılıyor; kütük kalınlığında uzuvları, pençeli elleri, garip bir kabukla kaplı cildi ve canavarları korkutacak kadar çirkin yüzüyle Leofold evine geri dönemeyeceğini anlıyor. Kimseye zarar vermemek için ormanda yaşamayan başlayan Leofold, nam-ı diğer Canavar bir gün, Geyfor ayısından kaçmaya çalışan bir insanla karşılaşıyor.

Ana karakterlerden diğeri Guorin, savaşa katılmamak için sakat numarası yaparak Kadi'deki köyünde kalacağını ve ailesini koruyacağını düşünen biri. Fakat bir gün Asuber'in askerleri köyünü basıyor ve komutanları anlık bir sinirle Guorin'in eşini ve doğmamış çocuğunu öldürüyor. O sırada sakat numarası yaptığı açığa çıkan Guorin, komutanın meydan okumasından, ailesini katleden bu adamdan intikam alacağı düellodan kaçmayı seçiyor. Bu utançla evine geri dönemeyeceğini anlayan ve ormanda yaşamaya başlayan Guorin, nam-ı diğer Korkak bir gün, kendisini Geyfor ayısından kurtaran bir yaratıkla karşılaşıyor.

İşte, Korkak ve Canavar'ın karşılaşmaları bu şekilde gerçekleşiyor. Bir süre birlikte gezen ve birbirlerini kollayan bu ikili daha sonra, yurdundan uzak düşmüş yaşlı bir büyücüyle tanışıyor. Leofold ve Guorin gibi kendi sırlarının yükünü taşıyan büyücü Geryan onlara, Perg'i ele geçirmek isteyen savaş tanrısı Tshermon'u durdurmak için yapacağı yolculukta kendisine eşlik etmelerini teklif ediyor. Bu sayede Leofold, korkunç ve tehlikeli görünüşüne rağmen tekrar eskisi gibi savaşmaya ve hayat kurtarmaya devam edeceği; Guorin ise ailesini kaybetmesine neden olan korkaklığını yenebileceği ve içindeki cesareti açığa çıkarabileceği bir fırsatla karşılaşıyor. Birbirinden farklı bu üç gezgin, sürprizlerle dolu maceralara atılırken aynı zamanda dostluk, merhamet, cesaret gibi kavramları da yakından tanıyacakları bir serüvene doğru yolculuğa çıkıyor.

Olayların içinde yaşadığımız dünyadan ayrı, fantastik dünyalarda geçen fantastik kitaplara karşı ayrı bir sempatim vardır benim. Oluşturulan/yaratılan her fantastik dünyayla yazarların hayal gücünü keşfetmekten büyük bir zevk alırım. Kurgulanan dünyanın sınırsızlığı hem merak duygumu uyandırır hem de yeni bir dünyayı keşfedeceğim için heyecanlanırım. Fakat ne yazık ki ülkemizde yerli fantastik kitapların varlığı bir elin parmaklarını geçmiyor. Hâl böyle olunca birçok okuyucu yabancı yazarlara yöneliyor. Bu yüzden, Korkak ve Canavar'a büyük bir merak ve mini minnacık bir ön yargıyla başladım. Ama çok geçmeden ön yargım kırıldı ve kitabın favorilerim arasına gireceğini anladım.


Korkak ve Canavar kurgulanan dünya konusunda benden tam puan aldı. Barış Müstecaplıoğlu'nun kurguladığı dünyanın her köşesi gizem dolu. Bu esrarengiz Perg diyarını iyice anlamak için kitabın başında siyah-beyaz bir harita bulunuyor. Haritanın kitaba konulması okuyucular için büyük artı, zira ben kitabı okurken sıklıkla haritayı açıp inceledim.

Yazarın karakter işleme ve geliştirme becerisi de kurguladığı dünya kadar başarılı. Kitaptaki kahramanlar sadece iyi ya da sadece kötü değiller; içlerinde hem iyiliği hem de kötülüğü barındıran, hataları, kusurları ve pişmanlıkları olan kişiler hepsi. Karakterlerin bu şekilde işlenmesinin kitaba ayrı bir tat kattığını düşünüyorum.

Yazar, Korkak ve Canavar'da sade bir dil kullanmış. Kurgunun dallanıp budaklanması, karakterlerin ise çok olması sebebiyle bu günlük dilin kullanılması isabet olmuş bence. Kitap süslü bir dille yazılmış olsaydı, kitabı okurken bu kadar zevk almazdım muhtemelen; kitap fazla ağır gelebilirdi bana.

Kitabın daha doğrusu serinin kapaklarına bayıldım. Korkak ve Canavar'ı içeriği yansıtan, ayrıntılı bir tasarım süslüyor. Kapak çizimleri Ertaç Altınöz'e ait, yazımda kullandığım Prom ve Gerf kedisi çizimleri ise Engin Deniz Erbaş'ın çizimlerinden. Her iki sanatçı da kalemiyle harikalar yaratmış. Ama özellikle serinin kapaklarına bakmaya doyamıyorum ben.

Sade yazı dili, ilgi çekici kapağı, sürükleyici ve özgün kurgusuyla Korkak ve Canavar, fantastik severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. Yerli fantastik romanlara karşı ön yargılarınızı kırdıracak olan bu muhteşem eserle siz de tanışın ve bu büyülü maceraya ortak olun :)




Paylaş:
Devamını Oku