Morgan Rhodes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Morgan Rhodes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
, , , , , , , , , , , ,

Konuşan Kitaplar #19 Blog Tur | Yıkılan Krallıklar - Morgan Rhodes | Kitap Yorumu


Yıkılan Krallıklar'ı incelediğimiz turumuzun 4. gününden herkese merhaba! Turumuz son hızla, kaldığı yerden devam ediyor. Yorum Cadısı olarak ben, bugün kitap yorumumu paylaşıyorum. Daha önce kitaptan çeşitli alıntılar paylaşmıştım, göz atmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. Bugünün tur programını yazının devamında bulabilirsiniz. Ayrıca, çekilişle 3 kişiye Yıkılan Krallıklar'ı hediye ediyoruz, katılmayı unutmayın ;)

Şimdiden keyifli okumalar ve bol şans ^_^

Mythica'yı Tanıyalım - Anime ve Kitap Sever
Hangi Karaktersin Testi - Maria Puder Ölmedi
Kitap Yorumu - Maria Puder Ölmedi
Kitap Yorumu - Yorum Cadısı

Tür: Aşk, Epik Fantezi, Fantastik, Genç-Yetişkin, Macera
Goodreads Puanı: 3,82 (3.837 oy)
Orijinal Adı: Falling Kingdoms
Yayınevi: Dex Yayınları
Çeviri: Taylan Taftaf
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 424
Prenses: Lüks bir dünyada şımartılarak büyütülmüş Cleo, uzun zaman önce yeryüzünden silinip gittiği düşünülen büyünün peşinde, zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda.

Asi: Haksızlıklar yüzünden öfkeden deliye dönen Jonas, ülkesinin sefalet içinde kalmasına neden olan baskıya karşı ayaklanıyor ve hiç tahmin etmediği bir görev üstleniyor.

Büyücü: Kraliyet ailesinin bir ferdi olan Lucia, geçmişi hakkındaki gerçeği ve sahip olacağı kehanet edilen doğaüstü gücünü keşfediyor.

Veliaht: Şiddetle büyüyen ve fetih için eğitilen, kralın ilk çocuğu Magnus, yüreğin kılıçtan daha keskin olabileceğini anlıyor.

Mitika'nın üç krallığında da büyü uzun zaman önce unutulmuştu. Şimdi, barışın hüküm sürdüğü yılların ardından, ölümcül bir huzursuzluk içten içe, bir hastalık gibi yayılıyor.

Her bir krallığın lideri güç için savaş baltasını çıkardı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Krallıklar yıkılacak. Peki ama her şey yıkıldıktan sonra kim zaferle ayakta kalacak?


Morgan Rhodes'un fantastik dünyası Mitika'da yıllardır süren barış, Mitika'nın üç krallığının da yer alacağı bir savaş tarafından bozuluyor. Kıtanın en güneyinde yer alan Auranos, bu üç krallıktan en refah içinde olanı. Sıcak bir iklime sahip olan bu krallığın sayısız hayvana ev sahipliği yapan ormanları, nehirleri ve gölleri oldukça bereketli. Kralın, halkı din konusunda serbest bırakmasıyla halk kendini eğlenceye ve sefaya vermiş durumda. Eğlencelerinde özellikle Paelsia'da üretilen şaraplar büyük yer tutuyor. Paelsia, kıtanın ortasında yer alan fakir bir krallık. Yıllar önce Auranos'la aralarında yapılan bir antlaşmayla gittikçe fakirleşen ve geçimini sağlamak için şarap üretimine ağırlık vermek zorunda kalan bir halkı var. Krallığın arazileri genel olarak çorak olsa da Paelsia, halk tarafından büyülü olduğu iddia edilen üzüm tarlalarıyla meşhur. Halkın kutsallaştırdığı Paelsia kralı ise Paelsialılar gibi sefalet içinde yaşamıyor. Zenginliği Auranos kralıyla yarışan Paelsia kralı, halkı tarafından büyücü olduğuna inanılan biri. Bu yüzden de kral, halk arasına fazla karışmıyor; hatta halkın çok az bir kesimi kralı bizzat görmüş. Limeros'ta ise kral ve halkı arasında böylesine derin bir uçurum yok. Yılın neredeyse tamamı buzlar altında kalan, soğuk bir krallık, Limeros. Kralı da Limeros'ta hüküm süren iklim gibi, soğuk. Limeros kralı, dini gerekliliklerini yerine getirmeyen kişileri halkın geri kalanına örnek teşkil etmesi için acımasızca cezalandıran ve halkın kendilerini tamamen dine vermesi için krallığında lüksü ve eğlenceyi yasaklayan biri.

Kitaptaki olaylar, birbirinden böylesine farklı bu üç krallıkta yaşayan, farklı hayalleri ve amaçları olan karakterlerin gözünden anlatılıyor. Ana karakterlerden Cleo, Auranos prensesi olan güzel bir genç kız. İstediği her şeyi elde etmeye alıştığı için başkalarının sözünü pek dinlemiyor ve kendini tehlikeli bir maceranın içinde buluveriyor. Bir diğer ana karakter Jonas, Paelsialı bir şarap üreticisinin oğlu. Ağabeyinin öldürülmesiyle içi intikam hırsıyla doluyor ve bunun için evini, ülkesini terk ediyor. Diğer ana karakterler ise Limeros kralının çocukları Magnus ve Lucia. Magnus, babası gibi acımasız gözükse de aslında anlayışlı ve merhametli biri. Onun bu gerçek yüzünü gören tek insan, fazlasıyla düşkün olduğu kız kardeşi Lucia. Fakat Magnus'un kimsenin bilmesini istemediği bir sırrı var ve bu sır ortaya çıkarsa kız kardeşinin kendisinden uzaklaşacağına emin. Lucia ise gerçekte kim olduğunu öğreniyor ve bu, tüm Mitika'yı etkileyecek kadar büyük bir sır.


Karakterler birbirinden bağımsız gibi görünse de aslında birbirlerine oldukça bağlılar. Aralarındaki bağlantıların ve gelişmelerin meydana geliş şekli kurgunun incelikle planlandığını gösteriyor. Fakat kurgunun alt yapısı, işlenen kurgu kadar başarılı değil. Kitaptaki olayların geçtiği bu fantastik dünya hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isterdim ben. Öncelikle, kitapta bir haritanın olmaması sebebiyle yazarın kurguladığı dünyayı kafamda canlandırmakta zorlandım. Mitika'daki krallıklar hakkında bildiklerim, krallıkların bazı coğrafi özellikleri ve hangi krallığın hangisiyle komşu olduğuyla sınırlıydı. Belli başlı özellikleri dışında Mitika hakkında aydınlatıcı bilgiler yoktu kitapta. Bu yüzden, kitabı okurken yazarın kurguladığı dünyayla ilgili çok fazla soru vardı aklımda. Ama bunu kafaya takmıyorum, neticede Yıkılan Krallıklar bir serinin ilk kitabı. Yazarın kurguladığı dünya hakkında daha bir çok bilgiyi, serinin devam kitaplarında bulacağıma inanıyorum, umarım yanılmıyorumdur :)

Kitabın başında, belli başlı karakterin hangi krallığa ait olduğunu gösteren, kısa açıklamalı bir bölüm vardı. Bu kısım, kitabın ilk sayfalarındaki karakter karmaşasını büyük ölçüde azaltıyor. Kitabı okurken sıklıkla bu kısmı açıp inceledim. Keşke harita da olsaydı kitapta, en azından krallıkların bulunduğu kıtayı aklımda canlandırma açısından yardımı dokunurdu.

Kitaptaki olayların farklı bakış açılarıyla ele alınması, yazarın kurguya ne derece hakim olduğunu gösteren özelliklerden biri ve Morgan Rhodes'un kurguya fazlasıyla hakim olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim ;) Yazar, sürpriz ve merak unsurlarını da ustaca kullanmış. Morgan Rhodes -George R. R. Martin kadar olmasa da- karakter öldürme konusunda acımasız, okurlarını şaşırtma konusunda ise becerikli bir yazar. Kitapta her şey harika gidiyor derken birden bire bir olay gerçekleşiyor ve şaşkınlıktan kitabı okuyamayacak bir durumda buluyorsunuz kendinizi. Yazar, bu kısımlarda olayları öyle bir kurguluyor ki bölümün nasıl biteceğini kestiremiyorsunuz. Bu gibi durumlarda kitabı birkaç dakikalığına kapatıp derin bir nefes almak ve bunun yalnızca bir kitap olduğunu defalarca tekrarlamak işe yarayabilir :D

Kitabın dili akıcı ve sade; kurgusu ise sürükleyici ve sürprizlerle doluydu. Karakterlerin betimlemeleri yeterliydi fakat kurgulanan dünya hakkında biraz daha bilgi verilseydi kitap tadından yenmezdi. Bu eksikliğine rağmen Yıkılan Krallıklar, benden tam puan aldı.


post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , ,

Konuşan Kitaplar #19 Blog Tur | Yıkılan Krallıklar - Morgan Rhodes | Alıntılar


Konuşan Kitaplar'ın 19. turunun 3. gününden herkese merhaba! Bu turda, gerek kapağı gerekse konusuyla birçok okurun ilgisini çeken bir kitabı, Yıkılan Krallıklar'ı inceliyoruz. Turun bugünkü programını yazının devamında bulabilirsiniz. Yıkılan Krallıklar'ı hediye ettiğimiz çekilişe katılmayı unutmayın ;)

Alıntılar - Yorum Cadısı
Ana Karakterleri Tanıyalım - Kördüğüm Hayaller
Kitap Yorumu - Kitap Aşığı
Kitap Yorumu - Kitapların Tatlı Cadısı

Kitap yorumlarına ek olarak çeşitli etkinliklerin de yer alacağı turumuzun programı oldukça yoğun. Bu yüzden lafı daha fazla uzatmıyorum ve sizleri alıntılarla baş başa bırakıyorum :)

Bütün günlerini, bütün rüyalarını... bütün sırlarını paylaşmışlardı. Ama belli ki, bütün sırlarını değil. Bu, Jana'nın önceden sezebileceği türden bir şey değildi. "Neden bana ihanet ediyorsun?" demeyi başardı zorlukla. "Sen benim kardeşimsin." Sabina, halen burnundan süzülmekte olan kanı sildi. "Aşk için."



 "Bir şey istiyorsan," derdi Tomas her zaman. "Onu kendin alman gerekir. Çünkü kimse onu sana öylece vermez. Bunu sakın unutma, kardeşim."


Bugüne dek hiçbir muhafız Cleo'ya böylesine cesur bir ifadeyle bakmamıştı. Aslında, kimse buna cüret edememişti. Öfkeli, hırçın, dost canlısı olmaktan çok uzak... ama başka bir şey daha vardı. Cleo bütün dünyadaki tek kızmış ve artık, kendisinin bir parçası ona aitmiş gibi.


"Yalnızca içgüdülerimle hareket ettim. Daha önce sayısız kereler avlanmışımdır ama bu çok değişikti. Bir başkasının canını almak... hayatımda kendimi hiç bu kadar güçlü hissetmemiştim."


"Prenses Emilia, başka birini sevdiği için nişanını bozmayı başardı." "Yani ben de bir başkasına mı âşık olmalıyım?" Theon buna hemen cevap vermedi. Cleo, delikanlının kendisini dikkatle incelediğini fark etmişti. "Belki de olmalısınız," dedi en sonunda.


Prensesi bulamazsa, kral canını alırdı. Ve Cleo'nun başına bir şey gelecek olursa...Theon kendisi ölmek isterdi zaten. Gözlerindeki ışıltının kaybolduğunu, gamsız kahkahalarının yerini sessizliğin aldığını düşünmek... vücudundan bir anda soğuk ter boşalmıştı. Alnını koridorun mermer duvarına dayamak zorunda kaldı. Ona âşık oluyorum.


"Sonsuz gençlik, güzellik ve büyüden daha fazlasına mı?" diye sordu Cleo. "Geriye istenebilecek ne kalıyor ki?" "Güç. Bazıları için en önemli şey güçtür. Dünyanın bugüne dek tanıklık ettiği en büyük şeytanlıkların ardındaki neden, güce yönelik arayıştır."


"Nefret, çok güçlü bir duygudur. Kayıtsızlıktan çok daha güçlü. Ama nefretle yananlar, aynı yoğunlukta sevebilir de."


"Her şey kaybedilmiş gibi görünürken bile, büyü kalbinde saflık olanları bulur. Ve aşk, büyülerin en güçlüsüdür."


Magnus, yaptığı şey yüzünden utanç duymak istemiyordu. Lucia'ya duyduğu aşka gerçekten kendini teslim etmişti ve bunun rezil gibi görünmesini kabul etmeyecekti. Ortada rezil değil, saf bir şey vardı. Bütün dünyadaki en saf şey.


Sevgi, öfkeden güçlüdür. Sevgi, nefretten güçlüdür. Her şeyden güçlüdür.


"Aile dünyadaki en önemli şeydir," dedi kraliçe, sertçe. "Her şey çöktüğünde, geriye kalan ailedir."


Yakın zamanda o kadar çok kayıp yaşamıştı ki, bir parçası göğsünden sökülüp çıkarılmış gibi hissediyordu. Geride kanlı bir oyuk kalmıştı.


Kafasının içinde ablasının sesini yeniden duymaya başlamıştı. Bir kez daha, kendisine güçlü olması gerektiğini söylüyordu. Ama her şeyi ellerinden alındıktan sonra, nasıl güçlü olabilirdi?


"Kristaller olmadan, Mabet çöküp gitmeye mahkum. Bunun olduğunu, bu topraklarda gördüm. Her şey birbirine bağlı. Her şey sandığımdan çok daha fazla birbirine bağlı kardeşim." Kadın bir kahkaha atsa da, sesinde keyiften eser yoktu. "Belki de en iyisi budur. Bir fani olarak öleceksem, ne kadar uzun yaşamış ya da kendilerini ne kadar önemli sanıyor olurlarsa olsunlar, neden herkesin kaderi aynı olmasın ki? Her şey en nihayetinde sona ermek zorunda."


Her halükârda, savaş henüz bitmemişti. Bitmeye yakın bile değildi. Aksine, daha yeni başlamıştı. Ve, Cleo güçlü olacaktı. Tıpkı babasının ve Emilia'nın dediği gibi. Güçlü olacaktı. Hakkı olan tahtını geri alacaktı. Kraliçe olacaktı.


a Rafflecopter giveaway

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , ,

Konuşan Kitaplar #19 Blog Tur | Yıkılan Krallıklar - Morgan Rhodes


Konuşan Kitaplar'ın 19. turundan herkese merhaba :) Bu turda, daha önce kapağını ve arka kapak yazısını tanıttığımız Yıkılan Krallıklar'ı inceliyoruz. Kitabın kapak görseline ve arka kapak yazısına göz atmak isteyenleri buraya alayım ;)

Yorumdan ön okumaya, alıntılardan röportaja kadar birçok etkinliği bulacağınız turumuz tam bir hafta sürecek ve biz, Konuşan Kitaplar ekibi olarak tam kadro bu turdayız ^_^ Turun bugünkü programını yazının devamında bulabilirsiniz. Herkese keyifli turlar!

Kitap ve Yazar Tanıtımı - Kitapların Tatlı Cadısı
Fantastik Edebiyat Nedir, Neler Okunmalı - Tuğçe'nin Kitaplığı
Morgan Rhodes / Michelle Rowan Kitapları - SaklamaKabı
Kitap Çekilişi - Kitap Aşığı

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , ,

Tanıtım: Morgan Rhodes - Yıkılan Krallıklar (Falling Kingdoms, #1)


Goodreads Puanı: 3,82 (3.650 oy)
Orijinal Adı: Falling Kingdoms
Yayınevi: Dex Yayınları
Prenses: Lüks bir dünyada şımartılarak büyütülmüş Cleo, uzun zaman önce yeryüzünden silinip gittiği düşünülen büyünün peşinde, zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda.

Asi: Haksızlıklar yüzünden öfkeden deliye dönen Jonas, ülkesinin sefalet içinde kalmasına neden olan baskıya karşı ayaklanıyor ve hiç tahmin etmediği bir görev üstleniyor.

Büyücü: Kraliyet ailesinin bir ferdi olan Lucia, geçmişi hakkındaki gerçeği ve sahip olacağı kehanet edilen doğaüstü gücünü keşfediyor.

Veliaht: Şiddetle büyüyen ve fetih için eğitilen, kralın ilk çocuğu Magnus, yüreğin kılıçtan daha keskin olabileceğini anlıyor.

Mitika’nın üç krallığında da büyü uzun zaman önce unutulmuştu. Şimdi, barışın hüküm sürdüğü yılların ardından, ölümcül bir huzursuzluk içten içe, bir hastalık gibi yayılıyor. Her bir krallığın lideri güç için savaş baltasını çıkardı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Krallıklar yıkılacak. Peki ama her şey yıkıldıktan sonra kim zaferle ayakta kalacak?
Konuşan Kitaplar olarak yakında Dex etiketiyle raflardaki yerini alacak olan bir kitabı, Yıkılan Krallıklar'ı inceleyeceğiz. Şimdilik kitabın kapağını, tanıtım yazısını ve yazar tanıtımını paylaşıyoruz. Yorumlar ve daha fazlası için takipte kalın! ;)


Yazar Hakkında: Morgan Rhodes Ontario, Kanada'da yaşamaktadır.  Çocukluğundan beri prensleri ve iki krallığı ateş soluyan ejderhalardan ve kara büyücülerden kurtaran kılıçlı bir prenses olmak istemiştir. Onun yerine yazar olmuştur, bu da prenseslik kadar iyi fakat daha az tehlikelidir. Yazmak dışında fotoğraf çekmekten, gezmekten ve reality şovlarından hoşlanır. Ayrıca her türlü kitabı son derece seçici olsa da istekli bir şekilde okur. Başka bir isim imzasıyla bir sürü romanın uluslararası çok satan yazarı olmuştur. Yıkılan Krallıklar yazdığı ilk high fantasy'dir.


post signature
Paylaş:
Devamını Oku