Jamie McGuire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jamie McGuire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
, , , , , , , ,

Yorum: Jamie McGuire - Kızıl Tepe (Red Hill, #1)

Tür: Kıyamet Sonrası, Korku, Yeni Yetişkin
Goodreads Puanı: 3,92 (9.170 oy)
Orijinal Adı: Red Hill
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Boran Evren
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 376
Âşık Olduğunuz Kişiyi Hayatta Kalmak İçin Öldürmek Zorunda Olduğunuzu Bilseniz Ne Yapardınız?

İki kızını yalnız başına yetiştirmek için çabalayan Scarlet; evli olsa da âşık olmanın ne demek olduğunu unutmuş, tek yaşama nedeni küçük kızı olan Nathan ve tek derdi kız kardeşi ve erkek arkadaşlarıyla yapacakları hafta sonu kaçamağı olan üniversiteli bir genç kız olan Miranda...

Dünyayı etkisi altına alan bir salgın patlak verdiğinde bu üç kişinin hayatı beklemedikleri şekilde kesişir ve artık tek amaçları vardır: Bu yeni ve acımasız dünyada hayatta kalabilmek.

"Sürükleyici bir kıyamet sonrası hikayesi... McGuire etkileyici detaylar ve güçlü karakterlerle başarısını bu türde de kanıtlıyor."
-Booklist

"Ürkütücü, sürükleyici ve acımasızca gerilimli."
-Closer Magazine
Kızıl Tepe de fuardan aldığım kitaplardan biriydi. Aslında kitabı uzun zamandır almak istiyordum ama fırsatım olmamıştı. Sonunda fuarda alabildim ve kitaba zombilere sardığım zamanlarda, geçtiğimiz ay başlayıp bir haftada bitirdim.

Gerek dizi gerek kitap olsun, zombi salgınının nasıl başladığını anlatan çok az eser var. Bunların çoğunun kurgusu genel olarak, insanların zombileri avlayarak hayatta kaldığı ve odağın bir süre sonra insanlara yöneldiği bir çizgi izliyor. Salgının nasıl başladığına çok az değiniliyor veya hiç değinilmiyor. Kızıl Tepe, bu salgının başlangıç safhasını çok güzel betimleyen bir eser. Salgının nedenini bilimsel olarak, doğrudan açıklamasa da nereden kaynaklandığını gösteriyor. Ayrıca insanın içine korku salan o bilinmezlik duygusunun ve akabinde getirdiği ilk panik dalgasının çok iyi işlendiğini düşünüyorum.

Kitap birçok karakterin bakış açısından anlatılıyor ve bir süre sonra bu karakterler bir şekilde bir araya geliyorlar. Bu birleşme bana biraz saçma gelmişti. Koskoca şehirde, o karakterler birbiriyle bağlantılı çıkıyor ve bir araya geldikten sonra nasıl da birbirlerinin yanında geçtiklerini, aynı mekanda bulunmayı kıl payı kaçırdıklarını vs. keşfediyorlar. Bütün bu bağlantıların biraz da kadere atfediliyor gibi olduğunu hissedince, bu durumun biraz abartıldığını düşünmüştüm. McGuire'ın karakterlerin bu karşılaşmasını elinden geldiğince gerçekçi bir şekilde kurgulamaya çalıştığını hissetmiştim ve bir yerde başarılıydı da. Ama bunu genel olarak değerlendirdiğimde bütün o ufak ayrıntıların, ana karakterlerin belli bir zaman diliminde ve aynı yerde buluşmasına neden olacak derecede ayarlanmasını zoraki bulmuştum. Fakat daha sonra bu düşüncem, McGuire'ın karakterleri acımasızca öldürmesiyle değişti. Yazarın bu gerçekçi bakış açısını fazlasıyla takdir ettiğimi ve belirli yere ulaşınca güvende olunacağına dair inancın silinip atılmasından memnun olduğumu söylemeliyim.

Yazarın daha önce başka bir seriye ait olan iki kitabını okumuştum ve itiraf etmeliyim ki Kızıl Tepe'de bayağı şaşırdım. Kitabın türünden dolayı olsa gerek, McGuire'ın eski üslubunu bu kitapta bulamadım; fakat bu üslubu da diğer kitaplarındaki kadar sevdiğimi söyleyebilirim. Ayrıca yazarın bu kitabında, diğerlerinin aksine betimlemeler vardı Yazarın kendisini geliştirdiğini görmek güzel :)

Aksiyon ve heyecan son bölümlere kadar yüksekti. Fakat kitabın son bölümlerinde bu aksiyon bayağı bir düştü. Birkaç küçük unsurla, merak duygusu yeniden uyandırılmaya çalışılsa da bu eylemin pek başarılı olmadığını düşünüyorum zira kitabın sonu oldu bittiye getirilmiş gibiydi. Kitap için seri deniyor. Fakat ikinci kitap hakkında neredeyse hiçbir bilgiye rastlamadığımdan, Kızıl Tepe'yi tek bir kitap olarak düşünmüştüm ve o mantıkla okumuştum. Eğer kitabın devamı olmazsa son kısım fazlasıyla havada kalacak, devamı olursa da her şeyin böyle oldu bittiye getirilmesinden sonra kurguyu toparlamak zor olacaktır diye düşünüyorum. Yani, kitabın sonu beni tatmin etmedi, hem de hiç...

Kızıl Tepe, salgından sonraki o ilk panik dalgasını başarıyla işleyen bir kitap. Aksiyonu yüksek ve betimlemeleri yeterli düzeyde. Kitabın bir tek sonunu beğenmedim, o da oldu bittiye getirildiği için. Umarım Kızıl Tepe'ye bir devam kitabı gelir zira, son kısım fazla havada kaldı.



Her özelliği ona bir şekilde uyuyor ve daha da çekici yapıyordu; küçük kusurların bir eve kişilik katması gibi.





post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , ,

Konuşan Kitaplar #20 Blog Tur | Araf - Jamie McGuire | Konuşan Kitaplar Ekibi Jared İle Karşılaşırsa


Turumuzun 3. gününden herkese merhaba! Konuşan Kitaplar ekibi olarak bu turda Tatlı Bela serisi ile büyük beğeni toplayan yazar Jamie McGuire'ın, Providence serisinin ilk kitabı Araf'ı inceliyoruz. Tur kitabımız daha doğrusu kitabın ana karakterlerinden duygusal ama bir o kadar da korumacı biricik meleğimiz Jared tur ekibimiz tarafından çok beğenildi :D Yorum Cadısı olarak ben ise bu turda Konuşan Kitaplar ekibinin Jared hakkındaki düşüncelerini kısaca paylaşacağım :) Tur programımızı yazının devamında bulabilirsiniz. Ayrıca çekilişle 3 kişiye Araf'ı hediye ediyoruz, katılmayı unutmayın ;)


Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi:
Onun hakkında ne denebilir ki (: Jamie McGuire, bizi Travis Maddox ile sert ve sinirli bir adama aşık etmişti, şimdi Providence serisi ile duygusal, anlayışlı ve aşırı korumacı biricik Jared'a hasta bırakıyor. Okuduğum çoğu erkek karakterden farklı olarak, aşırı duyarlı ve duygusal bir yapıya sahip olan Jared, aynı zamanda Rambo imajını da nasıl koruyor hayretler içerisindeyim. Elinde silahlar ile Nina'yı korumak için lokantadan çıkan Jared ile dizlerinin üzerine çökmüş, Nina'ya lütfen beni seç, seni seviyorum diyen Jared aynı! (: Düşünsenize! Bad Boys hastası Küçük Kız'a böyle sorulmaz ki yavrum (: Jared bitanedir <3 Napıyoruz okuyoruz, okutuyoruz... Sevgilerle, Küçük Kız.

Sihirbazın Güncesi:
Jared'ı tanımıyorum ama belli ki adam herkesin başını döndürmüş. İmza, erkek blogger :D

Kitap Aşığı:
Jared gibi aşırı anlayışlı karakterleri hiçbir zaman sevemedim. Ben her daim kötü adam diyenlerdenim. Ama kitabı okurken insan böyle sevgili için neler vermez demeden edemedim. Yani aşırı anlayışlı ama bir o kadar da sahiplenici bir karakter. Bu tür adamların sadece kitaplarda olması çok acı :/

Kitaplarım ve Ben:
İçten içe kötü adamları seksi bulsam da, yok Jared bambaşka ya. Hem duygusal, hem kibar, ilgili, anlayışlı... ve kaslı, daha ne olsun? Böyle bir erkek melek bize düşmez zaten :)

Kördüğüm Hayaller:
Gerçekten Jared söz konuysuysa ne desem az :) Eğer onunla karşılaşsaydım dilim tutulur konuşamazdım, karşısında erir ölürdüm. Karşılıksızsa kesin sapık gibi gittiği her yerde takip ederdim mesela! *.* Gerçekten de Jared bad boy özellikleri taşıyor ama onu tanıdıkça, sevdikçe insan o yanını unutuyor. Öyle aşık -teee beşikten beri- öyle seviyor ve öyle mücadele ediyor, gerektiğinde vazgeçiyor ki... İnsan onun hakkında konuşamıyor, o an lal oluyor. Valla ne desem az, Jared söz konusuysa hiçbir kelime ona yetmiyor. Düşmüş melek de ne, o benim kalbimde tam bir melek <3

Tuğçe'nin Kitaplığı:
Tüm bu macera, tehlike, melekler, yarı melekler, şeytan, cennet ve cehennem arasında emin olabileceğiniz tek şey, siz de Jared'a kapılacaksınız; belki ilk görüşte değil, ama en kötü ikinci görüşte ;)

Anime ve Kitap Sever:
Kitap Twilight çakması gibi ama Jared eşsizdi ya :D


post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , ,

Yorum: Jamie McGuire - Ayaklı Bela (Beautiful, #2)


Tür: Aşk, Çağdaş/Modern, Yeni Yetişkin
Goodreads Puanı: 4,27 (55.088 oy)
Orijinal Adı: Walking Disaster
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Boran Evren
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 472
Aşıksan başın belada!

Abby Abernathy; geçmişini unutmak için kalkıp uzak bir şehre okumaya gelen, temkinli, kendi hâlinde bir kız. Travis Maddox; hayatını dövüşerek kazanan ve aşka inanmadığı için tek gecelik ilişkilerle avunan bir erkek. Aşk ve bela birbirine hiç bu kadar yakışmadı...

Travis annesinden hayatla ilgili iki şey öğrendi: Aşkı bul. Ve onun için ölümüne mücadele et.

Bu hikâyeyi biliyorum demeden önce bir kez daha düşünün. Her aşk hikâyesinde iki taraf vardır: Esas oğlan ve esas kız. Tatlı Bela'da esas kızı dinledik; peki ya, esas oğlan?

Bir erkeğin aşkı için verdiği mücadeleyi kendi ağzından tüm içtenliğiyle dinlemeye hazır olun...
Serinin ilk kitabı Tatlı Bela'yı geçen ay okumuş ve çok sevmiştim. Kitabı bitirir bitirmez Ayaklı Bela'yı okumak için sabırsızlanmıştım. Yayıneviyle iletişime geçip incelemem için Ayaklı Bela'yı istemiştim, beni kırmayıp kitabı yolladıkları için Yabancı Yayınları'na tekrar teşekkür ediyorum :) Kitap, aşağı yuları beklediğim gibiydi: hüzün dolu fakat eğlenceli.

Ayaklı Bela'nın ilk sayfalarında Travis'in annesinin ölümünün anlatıldığı prolog bölümü var. Bu bölüm, Travis'in Abby ile karşılaşana kadar neden tek gecelik ilişkiler yaşadığını ve Abby'ye neden böylesine saplantı derecesinde tutulduğunu açıklıyor.Kitapta bu kısmın bulunmasına sevindim, en sevdiğim bölümlerden biriydi.

Tatlı Bela'da Travis'in ortada görünmediği zamanlarda ne yaptığını merak etmiştim. Ayaklı Bela'da bu kısımlar da mevcut. Ayrıca, Tatlı Bela'da detaylıca anlatılan olaylardan bazıları Ayaklı Bela'da üstünde fazla durulmadan, birkaç cümleyle açıklanmış. Diğer karakterlerin bakış açısından yazılsa dahi ortaya farklı şeylerin çıkmayacağı, yoruma pek açık olmayan bu olayların Ayaklı Bela'da da yer almaması iyi olmuş. Yer alsaydı, muhtemelen bol bol sıkılacaktım.

Tatlı Bela ve Ayaklı Bela'nın ortak noktası, Abby'nin sinir bozucu davranışları. Tatlı Bela'da Abby'ye, yaşadıklarını düşündükten sonra, biraz hak vermiştim. Fakat Ayaklı Bela'yı okuyup kızın tavır ve davranışlarını bir başka karakterin gözünden gördüğüm zaman Abby'nin fazlasıyla dengesiz hareket ettiğini anlamış oldum. Kız, sürekli bir önceki davranışının tersinde hareket ediyor. Benim gözümde Abby, sevilmeyen karakter kategorisinde Parker ile yarışacak düzeyde. O derece sevmiyorum ben bu kızı.

Travis'i ise, Abby'nin aksine, Ayaklı Bela sayesinde daha bir sevdim. Annesini kaybettikten sonra kalbini, zarar görmemesi için tek gecelik ilişkilerin ve serseri tavırların arkasına saklaması... Bir de Travis'in herkes için basit gibi görünen ama onun için anlamı büyük olan bazı davranışları var ki... Mesela, Abby'nin geçmesi için kapıyı açık tutması veya Abby'nin oturma odasındaki koltukta değil de yatağında yatmasını istemesi. Bunlar Abby için fark edilmeyecek kadar önemsiz olabilir fakat Travis için durum farklı. Tatlı Bela'da Travis'in bu davranışları -Abby fark etmediği ya da görmezden geldiği için- üzerinde durulmamıştı. Ama Ayaklı Bela'da Travis'in bu küçük jestlerinden ve Abby'nin bunları fark etmesini istediğinden bahsediliyor.

Kitabın çevirisinde gözüme çarpan bir hata vardı. İlk sayfalarda Tatlı Bela'da da yer alan, Travis'in Sosyalleşiyorum! Sadece sosyalleşiyorum! cümlesi Ayaklı Bela'da Bağlantı kuruyorum! Sadece bağlantı kuruyorum!'a dönüşmüş. Biliyorum, minik bir hata fakat iki kitabın da çevirmeni aynı olunca belirtmeden edemedim. Fakat -yazarın kullandığı dil mi yoksa çevirmenin seçtiği kelimeler mi bilemiyorum- Travis çok iyi yansıtılmıştı.

Ayaklı Bela'da yazar, Travis-Abby ikilisinin geleceğine dair de bir bölüm ayırmıştı. Maddox çiftinin bu tarz bir geleceğe sahip olamayacağını düşündüğümden olsa gerek, kitabın sonunda yer alan bu bölümü biraz garipsedim ben.

Ayaklı Bela, Travis'in geçmişi, düşünceleri ve hissettikleri üzerine yazılmış bir kitap olsa da Tatlı Bela'da anlaşılmayan birçok olaya ışık tutuyor. Travis'i sevenler, bu kitabı kaçırmamalı ;)



O anda bir şey fark ettim: o güzelliğin ve sahte masumiyetin ardında başka bir şey vardı, mesafeli, ölçen biçen, kurnaz bir şey. Gülümsediğinde bile günahkârlığın hiçbir hırka tarafından kapatılamayacak kadar içine işlemiş olduğunu görebiliyordum. O gözler minicik burnunun ve yumuşak hatlarının üstünde âdeta havada asılı gibi duruyor ve başka herkes onun saf ve masum olduğunu düşünüyordu. Ama bu kız bir şeyler gizliyordu. Benim fark etmemi sağlayan tek şey, kendimi bildim bileli bende de aynı gühahkârlığın olmasıydı. Tek fark onun bunu içinde, derinlerde tutuyor olması ve benim kendi günahkârlığımı düzenli aralıklarla kafesinden çıkarmamdı.





post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , ,

Yorum: Jamie McGuire - Tatlı Bela (Beautiful, #1)


Tür: Aşk, Çağdaş/Modern, Yeni Yetişkin
Goodreads Puanı: 4.24 (149,192 oy)
Orijinal Adı: Beautiful Disaster
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Bora Evren
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 430
Aşıksan başın belada!

Abby Abernathy karanlık geçmişiyle arasına mesafe koymuş olan, alkol kullanmayan, küfür bile etmeyen kendi halinde bir kız, fakat yaşamını dövüşerek kazanan ve vücudu dövmelerle kaplı yakışıklı Travis Maddox onun hayatını değiştireceğe benziyor.

İyi kız ve kötü çocuk...
Bu birliktelik bir aşkın mı habercisi yoksa bir felaketin mi?

Tatlı Bela sadece bir "bestseller" değil, uluslararası bir fenomen. Yayımlandığı günden beri tüm dünyada büyük yankı uyandıran bu kitabı okumayan kalmayacak.
Tatlı Bela, ilk çıktığı zamanlarda ilgimi çekmişti. Fakat ben, aşk dolu kitapları okumayı pek tercih etmediğimden kitabı yakın zamanda okumak gibi bir düşüncem yoktu. Kitabın D&R'da 9.90 tl gibi uygun bir fiyatla satıldığını duyunca bari kitabı alayım da elimin altında bulunsun diye düşünmüştüm. Daha sonra, KitapAyracı'nın davetiyle Tatlı Bela Okuma Günü'ne katılmayı planladım. Gruptaki kitap çılgınlarına yetişebilmek için kitabı en kısa zamanda edindim ve ertesi günü okumaya başladım. Fakat kitabın akıcılığına rağmen yine de hızlarına yetişemedim :D

Kitap, beklediğimden biraz farklı çıktı. Birçok yorumda, kitap için erotik türünde denmişti. Fakat kitabın, erotikten ziyade romantik olduğunu kitabı okuyunca anladım. Hem de öyle bayıcı bir aşk hikayesi de yok kitapta. Kitabın bazı yerlerinde sıkıldığım oldu, bazı karakterleri saç baş yolasım geldi ama genel olarak bakıldığında, okuyucuyu bunaltmayan bir aşk hikayesi hakim.

Kitapta tekrar tekrar okumaktan sıkılmayacağım birçok kısım var: Abby ve America arasındaki dostluk, America-Shepley ikilisinin davranışları, Travis'in ailesi ve Travis... Travis'in kitabın kötü çocuğu, Abby'nin de bu kötü çocuğa tutulan naif kız olacağını sanmıştım fakat ikilinin rolleri sıklıkla değişiyor ve Travis'i aşkından dolayı delilik sınırına yaklaşırken, Abby'yi ise Travis'i peşinden koşturturken görüyoruz.

Parker dışında bütün karakterleri sevdim ben. Abby'nin tavırlarını sinir bozucu bulsam da geçmişini öğrendikten sonra kıza birazcık hak verdim. Fakat Abby'nin kitabın sonlarına doğru Travis'ten uzak durma çabalarının gereksiz olduğunu düşünüyorum.

Kitabın karakter betimlemeleri yok denecek kadar az. Birçok karakterin dış görünüşlerinden bahsedilmediği için karakterleri aklımda canlandırmakta zorlandım. Başlarda, bazı karakterlerin cinsiyetlerini bile anlayamamıştım. Finch'in cinsiyeti ise benim için hâlâ gizemini koruyor.

Kitabın iç ve dış tasarımından da birazcık bahsedeyim; ön ve arka kapakları ve bu kapakların iç kısımlarının tasarımını çok sevdim. Kitabın içeriğinde ise bazı yazım hataları mevcuttu fakat çok dikkatli okumadığınız sürece bu hatalar gözünüze çarpmıyor.

Abby'nin beni çileden çıkaran davranışları olmasaydı kitaba aşık olabilirdim. Yine de, Tatlı Bela akıcı dili ve duygu dolu kurgusuyla severek okuduğum kitaplar arasındaki yerini aldı. Kitabın karakter betimlemeleri güçlendirilirse ortaya tadından yenmeyecek bir kitap çıkabilir.



"Berbat bir halde olduğumuzu biliyorum tamam mı? Ben dürtüsel davranıyorum ve çok fevriyim ve senin için daha önce kimse için hissetmediğim şeyleri hissediyorum. Sen bir an benden nefret ediyormuş gibi davranıyorsun, bir sonraki an beni istiyorsun. Ben hiçbir şeyi doğru yapamıyorum ve seni hak etmiyorum... ama seni köpek gibi seviyorum Abby. Seni daha önce kimseyi ya da hiçbir şeyi sevmediğim gibi seviyorum. Sen yanımdayken içki ya da para ya da dövüş ya da tek gecelik ilişkilerin bir değeri kalmıyor... tek ihtiyacım olan sensin. Tek düşündüğüm sensin. Tek hayal ettiğim sensin. Tek istediğim sensin."





post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , ,

Tanıtım: Jamie McGuire - Tatlı Bela (Beautiful, #1)


   Sokak Kedisi Bob ile kitaplığımda yer edinen Yabancı Yayınları bizleri, merakla beklenen bir seriyle tanıştırıyor: Tatlı Bela. Kitabın dağıtımı yapıldı ve kitap, raflardaki yerini aldı.  Hem kapağını hem de konusunu sevdim ben ^_^ Fuardan alınacaklar listeme bir kitap daha ekliyorum ;)
Paylaş:
Devamını Oku