etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
, , ,

Lanetli Maraton | Ekim 2021 | Değerlendirme


Lanetli Maraton'un değerlendirme yazısından herkese selamlar 🙋 Karanlık Şato'nun Cadılar Bayramı'na özel olarak düzenlediği Lanetli Maraton'a katılmıştım bu ay. Maraton listemi de şurada paylaşmıştım. Maratonu nasıl geçirdiğimin ayrıntılarına geçmeden önce, maratonu kısaca hatırlatayım.

Size sunulan üç nesneden birini seçip o nesneye ait maddeleri karşılayan kitaplar okumanız gerekiyor. Ben, tüy kalemi seçmiştim. Bu seçime göre de 6 maddelik şu listeyi tamamlamam gerekiyordu:

(1) Bir hayalet hikayesi oku.
(2) Kitaplığında en uzun süredir okunmayı bekleyen kitabı oku.
(3) Adında ya da kapağında ışık, ateş, alev, mum, vb. olan bir kitap oku. 
(4) En az 400 sayfalık bir kitap oku. 
(5) İçinde harita veya çizimler olan bir kitap oku. 
(6) Sert kapaklı veya ciltli bir kitap oku. 

Listemi hazırladığımda, ilk aklıma gelen veya gözüme çarpan kitapları listeye dahil etmiştim. Listeyi yapıp paylaştıktan sonra kitaplığımı biraz kurcaladım. Listemdeki bazı kitapları, maddeleri daha iyi karşılayacak ve maratonun atmosferine daha uygun olacak kitaplarla değiştirmeye karar verdim. Değişmiş haliyle maraton listem fotoğraftaki gibi oldu ve şu şekilde listelendi:

(1) Mezarlık Kitabı: Cilt 1
(2) Mutluluk
(3) Dune Grafik Roman: Cilt 1
(4) Ben, Kirke
(5) Cthulhu'nun Çağrısı 
(6) Aşk ve Gurur ve Zombiler

Listeme şöyle bir baktığımda yarısını değiştirdiğimi görüyorum 😬 Önceki listemde yer alan İlahi Komedya, 11 senedir kitaplığımda okunmayı bekliyordu. Ancak kitaplığımda İlahi Komedya'dan daha uzun süredir okunmayı bekleyen kitapların olduğunu da biliyordum. Kitaplığın derinliklerinden Mutluluk'u bulup çıkardım. Çocukken şu kitabı biraz karıştırdığımı hatırlıyor gibiyim ama okumadığıma eminim. Kitabı nasıl edindiğimi hatırlamıyorum. Neyse ki, kitabın içindeki not bana hem kitabı edinme şeklimi hem de kitabın elime hangi tarihte geçtiğini gösteriyor. Kitabın ilkokul öğretmenimin bana doğum günü hediyesi olduğunu, kendisinin yazdığı nottan ve altına not ettiği tarihten anlıyorum. Yıl ise 2001... Mutluluk neredeyse 20 yıldır kitaplığımdaymış. Bu maraton vesilesiyle canım öğretmenimin hediyesi olan bu kitabı hatırlama ve bu kitapla tekrardan tanışma imkânım oldu. 

Listemde değiştirdiğim bir diğer kitap Fahrenheit 451 yerine geçen Dune'du. Filmin gazıyla Dune'un çizgi romanına bakmak istemiştim. Çizgi romanın kapağının listedeki üçüncü maddeyi zorla da olsa karşıladığını düşünüyorum. Sonuçta uydular, güneş ışığını yansıtarak birer ışık kaynağı haline geliyorlar. Bence, bu kitap bu maddeye oldu gibi 🤷

Son olarak Dune Sapkınları yerine hem daha kısa hem de maratonun ruhuna daha uygun bulduğum Ben, Kirke'yi koymuştum. 404 sayfa olan Ben, Kirke dördüncü maddeyi ucu ucuna karşılıyor 😌 

Şimdi, gelelim maratonun sonucuna... Listedeki bütün kitapları okuyamadım, maalesef 😑 Ben, Kirke ve Cthulhu'nun Çağrısı dışındaki kitapları bitirebildim. Maratona geç katıldığım için listemdeki her kitabı bitirecek zamanım olmadı. Ayın on üçünde listemi yapıp paylaşmışım. Yani 13 gün eksiğim var. Maratona biraz daha erken katılsaydım, bütün kitapları bitirebilirdim diye düşünüyorum. Sonuçta iki buçuk haftada 4 kitap bitirmişim ki, ben bu kadar kitabı yaz mevsiminde bile okumamıştım 😲

Maraton bitse de ben, kendi kendime maratonu sürdürmeye karar verdim. Kasım ayını da korku temasıyla geçirip bu türlerde kitaplar okumayı planlıyorum. İlk okuyacaklarım da listemde kalan, okuyamadığım o iki kitap olacak.

Okuduklarımın incelemelerini en kısa zamanda yazmaya çalışacağım, diyeceğim ama içlerinden sadece Aşk ve Gurur ve Zombiler'in incelemesini yazacağım sanırım. Çizgi romanların diğer ciltlerini de okuduktan sonra incelemelerini yazmak niyetindeyim. Mutluluk'un ise incelemesini yazmayı düşünmüyorum. Kısaca Mutluluk'un, özellikle çocuk yetiştirme anlayışı konusunda ne kadar değiştiğimizi gösteren bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Onun dışında kitap hakkında bahsetmek istediğim bir nokta yok, ne yazık ki...

Sonuç olarak, listemi tamamlayamasam da çokça keyif aldığım ve bol okumalı bir Lanetli Maraton geçirdim. Yıllık okuma hedefime yaklaşma konusunda bu maratonun katkısı çok oldu. Ayrıca okumalarımı eğlenceli hale de getirdi. Karanlık Şato'ya ve ekibine bir kez daha teşekkürler 🖤

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , ,

Lanetli Maraton | Ekim 2021 | Liste


Farklı bir yazıyla herkese merhaba 🙋 Yılın en sevdiğim mevsimi, sonbaharın ortalarındayız artık. Soğuyan havalar, yağmur kokusu, yumuş yumuş battaniyeler, sıcacık içeçekler... Kısacası tam da kitap okunacak havalar benim için 🖤 Hem şu zamanı en iyi şekilde değerlendirmek hem de okuma hedefimde ilerleme kaydetmek için Karanlık Şato'nun her ekim düzenlediği Lanetli Maraton'a katılıyorum 🎉 

Maratona katılmak için sunulan üç nesneden birini seçmeniz gerekiyor. Ben, her ne kadar içimden el aynası demek geçse de tüy kalemi seçtim. Sonradan pişman oldum mu, hayır. Ancak tüy kalemin maddelerinin beni epeyce zorladığı ve zorlayacağı kesin 😬 

Bu seneki maratonun konseptini şahsen ben çok beğendim. Siz de katılmak isterseniz Karanlık Şato'nun şuradaki Instagram hesabını ziyaret edebilirsiniz. Maratonu daha eğlenceli hale getirmek için seçtiğiniz nesnenin maddelerine önceden bakmamanızı tavsiye ederim 😏 

Spoiler vermemek adına hangi kitabı hangi madde için okuyacağımı belirteceğim sadece. Maddelerin ayrıntılı açıklamalarını Karanlık Şato'nun Instagram hesabında bulabilirsiniz. Maratonda okumayı planladığım kitaplar şu şekilde: 

(1) Mezarlık Kitabı: Cilt 1 
(2) İlahi Komedya 
(3) Fahrenheit 451: Çizgi Roman Uyarlaması 
(4) Dune Sapkınları 
(5) Cthulhu'nun Çağrısı 
(6) Aşk ve Gurur ve Zombiler 

Ekim ayının temasına ve kulübün ruhuna sadık kalmak adına olabildiğince korku, gizem gibi türlerden kitaplar seçmeye çalıştım. Bu maraton için Lovecraft'ın setini almıştım, listeye o kitaplardan da ekleyebildiğimi ekledim. 

Şu İlahi Komedya gözümü acayip korkutuyor, yaklaşık 11 yıldır kitabı okumayı hep sonraki senelere bırakıyordum. Bakalım, bu maraton vesilesiyle kitabı okuyabilecek miyim... Pek sanmıyorum ama, neyse 😬 Gerçi, ilerleyen günlerde İlahi Komedya'yı değiştirip yerine başka bir kitap da koyabilirim. Çünkü İlahi Komedya'nın o maddeyi karşıladığından pek emin değilim. Aklımdaki diğer kitapları kitaplığın derinliklerinde aramaya üşendiğimden, şimdilik ikinci maddeye gözüme ilk çarpan kitabı yani İlahi Komedya'yı koydum. 

Aynı şekilde Dune Sapkınları'nı da değiştirebilirim. Bunun için kitaplığı biraz daha kurcalamam, rafların arkalarına bir göz atmam gerekiyor. Listemi hafifleştirmek adına da listemin içine bolca çizgi roman sıkıştırdığımı görmek, sizleri şaşırtmayacaktır diye tahmin ediyorum 😏 

Şu anda Lovecraft'ın Karanlıkta Fısıldayan'ını okuyorum. Onu bu akşam bitirip hemen maratona başlamak istiyorum. Maratona katılmayı düşünenlere ve katılanlara kolaylıklar diliyorum! 👻 

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , ,

2020 Yılının En İyileri!


2020'nin son gününden herkese merhaba 🙋 Yeni yılınızı şimdiden kutluyorum! Mutluluk dolu, sağlıkla geçireceğimiz, güzel bir 2021 bizleri bekliyordur umarım ✨

Her ne kadar son zamanlarda başımı kaşıyacak vakit bulamasam da artık gelenek haline gelmiş bir en iyiler yazısı için buraya geldim 😊 2020 yılı tüm düzenimi darmaduman eden, beni sudan çıkmış balığa döndüren bir yıldı. Sürekli bir şeylere yetişme, bir şeyleri yetiştirme telaşındaydım. Yeni şartlara uyum sağlamaya çalışmak, benim bütün enerjimi tüketti. Fakat bu senenin bana kattığı şeyler de olmadı değil... Kendimi daha iyi tanıdığımı ve farkındalığımın arttığını düşünüyorum. İstediğim kadar kitap okuyamasam, dizi-film izleyemesem de 2020'yi iyi-kötü bir şekilde arkamda bıraktığım için mutluyum 😇 

Okuduklarımın ve izlediklerimin az olması nedeniyle, geçen sene yaptığım gibi, bu sene de en iyiler listemi kategori başına 3 eserle sınırlandırdım. Bu sene okuduğum en iyi 3 kitabı, izlediğim en iyi 3 dizi ve filmi listeledim. Ancak bu sefer bilgilendirici açıklamalar yazmadım. Sadece en iyiler listemi buraya bırakıp kaçıyorum, yüksek lisans projemin başına dönmem gerekiyor çünkü 😔


Okuduğum En İyi 3 Kitap

1. The Song of Achilles - Madeline Miller


2. Sandman - Neil Gaiman


3. Saga, Cilt 6 - Brian K. Vaughan & Fiona Staples



İzlediğim En İyi 3 Dizi

1. Fleabag


2. Dark


3. Bodyguard



İzlediğim En İyi 3 Film

1. Shaun of the Dead


2. John Wick 3


3. Enola Holmes



post signature
Paylaş:
Devamını Oku
,

Etkinlik: Film Meydan Okuması


Merhaba, bugün bir etkinlik yazısı ile geldim 😊 Uzun zamandır bir etkinliğe katılmıyordum ve filmlerle ilgili bir şeyler de yazmıyordum, böyle yazılar yazmayı özlemişim. Hem biraz blog canlanır hem de bunun gibi farklı yazılarla burayı zenginleştiririm, diye düşündüm ve Şule Uzundere'nin başlattığı Film Meydan Okuması'na katılmak istedim.

Etkinlikte mayıs ayı boyunca her gün cevaplanması gereken, filmlerle alakalı sorular bulunuyor. Beni az biraz biliyorsunuz, başlattığım işi kırk yıl sonra bitiririm. O nedenle etkinlikteki konu başlıklarını gün gün işlemek yerine, soruları kısa cümlelerle açıkladığım tek bir yazıda toplamayı tercih ettim.

Siz de bu etkinliğe katılmak isterseniz, buraya tıklayarak Şule'nin bloguna gidebilir, etkinliğin ayrıntılarına ulaşabilirsiniz 😉

1. En az sevdiğiniz film hangisi?
Etkinliğe doğrudan böyle bir soruyla başlamak beni biraz zorladı. En sevdiğim film sorulsaydı pat diye yanıtlardım fakat bu soruda böyle kalakaldım 😄 Aklıma gelen ilk film, The Last Airbender oldu. Animasyonunu defalarca izlemiş biri olarak şunu söyleyebilirim: Animasyonu son bölümden başlayarak tersten izlemek bile bu filmi izlemekten daha iyidir.

2. En son izlediğiniz film hangisi?
The Hitchhiker’s Guide to the Galaxy. Biraz kafa dağıtmak için arada sırada açıp izliyorum bunu. Martin Freeman'ın bebeksi gençliğini izlemek de cabası...

3. En sevdiğiniz aksiyon/macera filmi oyuncusu?
John Wick filmleriyle kalbimdeki yerini sağlamlaştıran Keanu Reeves.

4. En sevdiğiniz korku filmi hangisi?
Psycho. Kan, vücut parçaları gibi iğrençliği kullanarak korkutmaya çalışan korku filmlerden ziyade psikolojik olarak rahatsızlık veren korku filmlerini seviyorum ben.

5. En sevdiğiniz drama filmi hangisi?
Dead Poets Society. Açıklamama gerek yoktur sanıyorum 😉

6. En sevdiğiniz komedi filmi hangisi?
Kara mizaha bayılıyorum, Heathers'ta da bundan bolca var.

7. Sizi mutlu eden bir film seçin.
Bu sefer aklıma gelen ilk filmi yazmak yerine biraz düşünüdüm. Çünkü o filmi, cuk diye oturduğu için aşağıdaki bir başka soruya koymayı seçtim ve farklı yanıtlar da vermek istiyorum. Harry Potter and the Prisoner of Azkaban diyorum o yüzden. Bence karakterlerin de en mutlu olduğu film bu, zira bundan sonra her şey tepetaklak olmaya başlıyor. Ayrıca kendisi, izlediğim ilk HP filmi oluyor, bu film beni mutlu etmesin de hangisi etsin 😇

8. Sizi mutsuz eden bir film seçin.
Aynı şekilde, bir üsteki soruda aklıma gelen ilk filmi buraya da koyacaktım. Hangi filmden bahsettiğimi anlamışsınızdır artık 😏 Bu soruda da biraz düşündüm ve kardeşimle bana çocukluk travmamızı yaşatan Kutup Ayıları: Muşka ile Mişka'yı seçtim. Bir çizgi film, bir çocuğu bu kadar mı üzer... Yavruların kayboluşunu, annelerini arayışını ve bu ailenin hayatta kalma çabasını halen daha hatırlıyorum. Bak, yine duygulandım 😢

9. Repliklerini ezberlediğiniz bir film seçin.
The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring. LOTR ile çocukken tanışan Tolkien fanları gibi ben de önce Türkçe repliklerini, daha sonra orijinallerini ezberleyene kadar izlemiştim filmleri. İkinci ve üçüncü filmi izlemek için bile ilk filmden izlemeye başlardım ki sıra bozulmasın 😄 İlk filmin repliklerini ezberlememek biraz güç...

10. En sevdiğiniz yönetmen kim?
LOTR gibi bir şaheseri, şaheserliğini koruyarak beyaz perdeye aktarmayı başardığı için Peter Jackson diyorum.

11. En sevdiğiniz sinema salonu hangisi?
Cinemaximum'un Forum Bornova'daki sinema salonunu seviyorum. Liseden beri film izlemeye buraya giderim. Bu salonu seçmemde nostaljinin de etkisi var yani. Ayrıca bana en yakın sinema salonu bu ve bir alışveriş merkezinin içinde olduğundan, etrafında çeşitli mağazalar da bulunuyor. Gerçi, filmleri sinema salonunda izlemiyorum bayağıdır; buraya en son ne zaman gittiğimi bile hatırlamıyorum. Ama bende yeri ayrıdır burasının 😇

12. En sevdiğiniz animasyon hangisi?
Inside Out. Yaratıcı ve altı dolu bir senaryoya sahip, sadece çocuklara değil yetişkinlere de hitap edebilen müthiş bir animasyon.

13. En iyi kitap uyarlaması sizce hangisi?
Call Me by Your Name. Hem de tartışmasız... Tek eksiği Vimini sanırım ama film, bunu fazlasıyla telafi ediyor. Kitabın hissettirdiklerini filmiyle de hissettirebilen, böyle müthiş başka bir yapım gelmiyor aklıma. Öyle ki, uzun bir aradan sonra blogda yer verdiğim ilk inceleme de bu filme ait. Buraya tıklayarak filmin incelemesine ulaşabilirsiniz.

14. En sevdiğiniz film repliği hangisi?
İki Kule'de Aragorn'un "What do you fear, my lady?" sorusuna Éowyn'in verdiği "A cage. To stay behind bars until use and old age accept them and all chance of valor has gone beyond recall or desire." yanıtı favori repliğim. Çevirisi şu repliğin hakkını tam olarak veremiyor ama "Kafesten. Ta ki yaşlılıktan ve alışkanlıktan parmaklıklar ardını kabullenip büyük işler başarma isteği hatırdan ve gönülden silininceye kadar parmaklıklar arkasında kalmaktan." çevirisini de çok seviyorum.

15. En sevdiğiniz bilim kurgu filmi hangisi?
Şu soruya ne yazsam, diye inanın çok düşündüm. Çünkü izlediğim filmlerin çoğu bilim kurgu ve ben izlediğim çoğu bilim kurguyu çok seviyorum. Bilbo'nun doğum günü konuşması gibi oldu açıklama, ama neyse 😂 Üstünde biraz düşündükten sonra Inception'ı seçtim. Nedenini merak edenleri şuradaki film yorumuma alayım. Zira nedenleri listelemeye kalksam, bu yazıyı bitiremem 😄

16. Bu sene, şimdiye kadar, izlediğiniz en iyi film hangisi?
Bu sene izlediğim filmlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez herhalde. İçlerinden en çok Shaun of the Dead'i beğendim. Olaylara girişi biraz yavaş olduğundan, daha önceleri filmi birkaç kez ilk 10-15 dakikada filan yarım bıraktığım olmuştu. Ama sonrası, gülmekten yanaklarımı ağrıttı.

17. Geçen sene izlediğiniz en iyi film hangisiydi?
Le Fabuleux Destin d'Amélie Poulain. 2019'da izlediğim en acayip ama en güzel filmdi.

18. Sizi hayal kırıklığına uğratan bir film seçin.
Troy. Bu oyuncu kadrosuna rağmen umduğumu bulamadığım bir filmdi.

19. Favori aktörünüz?
Haluk Bilginer'in oyunculuğunu her zaman başarılı bulmuşumdur.

20. Favori aktristiniz?
Cate Blanchett'a bayılıyorum ve bunu Lórien Hanımı'nı canlandırdığı için söylemiyorum; tam bir Lórien Hanımı olduğu için kendisi, favori aktristim.

21. Sizce en çok abartılan film hangisi?
Recep İvedik. Hatta serinin tüm filmlerini buraya koyuyorum. Kaliteli değil, komik hiç değil. Çok basit buluyorum ben bu karakteri, küfürle güldüreceğine de hiç güldürmesin daha iyi.

22. Sizce en az kıymeti bilinmiş film hangisi?
Kıymeti bilinmemiş denince aklım hemen Firefly'a kaydı ama Firefly bir film değil 😏 Ama onun da kıymeti bilinmiş değil hani, bir kez daha hatırlatayım istedim. Interview with the Vampire diyeyim buna da. Anne Rice'ın değerinin de çok fazla bilindiğini düşünmüyorum açıkçası.

23. En sevdiğiniz film kahramanı hangisiydi?
Bu nasıl bir soru böyle 😒 Nasıl seçim yapayım ben şimdi 😔 Aklıma gelen ilk karakteri yazıyorum: Elio Perlman. Timothée Chalamet'nin müthiş performansıyla kitap sayfalarından fırlayıp ekranda can bulmuş resmen. Kitap okumayı seven, meraklı, zeki, içedönük, hem utangaç hem cüretkar biri.  Seviyoruz kendisini 💙

24. Favori belgeseliniz?
Belgeselleri oturup bölüm bölüm izlemiyorum ben. Youtube'da denk geldiğim, ilgimi çeken videolar genelde bir belgesele ait oluyor; belgeselleri o şekilde izliyorum yani. How the Universe Works'ü çok seviyorum. Uzayla ilgili merak ettiğim birçok soruya cevap verebilen, görsel açıdan da tatmin edici bir yapım.

25. Kimsenin seveceğinizi zannetmediği ama sevdiğiniz bir film seçin.
Romantik filmleri genelde tercih etmem, Keira Knightley'nin oyunculuğunu beğendiğimi de pek söyleyemem. Ama Pride and Prejudice'a bayılmıştım.

26. Kirli zevkiniz olarak nitelendireceğiniz bir film seçin.
Tiyatro dışında müzikalleri sevmem, romantik filmleri tercih ettiğim de söylenemez. Ama Grease'i tüm bunlara ve içeriğindeki sorunlu temalara rağmen severek izlemiştim, izliyorum.

27. En sevdiğiniz klasik film hangisi?
Breakfast at Tiffany's. Filmin güzelliği ve başarısı, Hepburn'ün zarafeti ve yeteneğiyle yarışır cinsten...

28. En güzel film müzikleri hangisindeydi?
Aynı filmi yazmamak için biraz düşündüm ve Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2'yu seçtim. Aslında bütün HP filmlerinde kullanılan besteleri beğeniyorum, fakat Lily's Theme beni benden alıyor.

29. Bir konuda fikrinizin değişmesine yol açan film hangisi?
Jeux d'enfants, izlediğim en tuhaf romantik filmdi. Sanırım bu yüzden, romantik filmlere bakışımı da değiştirdi. Klişelerle dolu romantizmi izlemeyi sevmiyorum ben galiba ya 😁

30. En sevdiğiniz film hangisi?
Aynı filmleri yazmayayım dedim o kadar, ama yapacak bir şey yok. Call Me by Your Name diyorum bir kez daha. Şu filmi yukarıdaki en az 5 soruya daha yazmamak için ne kadar çabaladığımı bir bilseniz... Filmi ilk izleyişimin üstünden o kadar zaman geçti, film hakkında halen daha bu kadar çok konuşuyorsam, kendisini en sevdiğim film ilan edebilirim herhalde 😬

31. En kısa zamanda izlemek istediğiniz film hangisi?
Little Women. Çıkalı kaç ay oldu bir türlü izleyemedim şu filmi, hep unutuyorum. Ama izlemeden önce kitabı tekrar okumak istiyorum çünkü kitabı çocukken okumuştum, birkaç sahne dışında pek bir şey hatırlamıyorum.

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , ,

2019 Yılının En İyileri!


2019'un son gününden herkese merhaba! Yeni yılınız şimdiden kutlu olsun, isteklerinizin gerçekleştiği bir yıl diliyorum 🎆

Bu yılı blog konusunda biraz sıkıntılı geçirdim ben, planlarımı tam olarak uygulayamadım. Ne istediğim kadar kitap okuyabildim, ne de dizi-film izleyebildim. İş güç, yüksek lisans filan derken 2019 nasıl geçti anlamadım şahsen... Fakat bu yıl bana çok şey kattı, hedeflerimin tamamına ulaşamasam da bir kısmını gerçekleştirdiğim için mutluyum 😊

O nedenle, bu yılın en iyilerini üçe düşürdüm; okuduğum en iyi 3 kitabı, izlediğim en iyi 3 dizi ve filmi listeledim.


Okuduğum En İyi 3 Kitap

Bu yıl okuduğum kitapların neredeyse yarısının CMBYN olduğunu belirtmek istiyorum, öncelikle 😄 En iyileri üçe düşürmemin bir nedeni de, okuduğum tüm kitapları listeye almamak. 2019'da topu topu 10 kitap bitirmişim zaten ki bunların dördü CMBYN, geriye kalan 6 kitaptan 4 tane seçmek saçma geldi; ben de çareyi listeyi daraltmakta buldum.

1. Call Me by Your Name - André Aciman

Listenin birincisine şaşırdığınızı sanmıyorum 😉 Beni tanıyan tanımayan herkes, şu kitabın beni nasıl çarptığını biliyor. Değil 2019 yılı, son on yılın ve hatta 27 yılın en iyi kitabı... "Evde yangın çıksa, ilk hangi kitabını kurtarırdın" sorusuna cevap vermekte zorlanmıyorum artık; o derece yani!

Listeye paperback yerine audiobooku almak istedim; o çeviriyle Adınla Çağır Beni'yi almayacağım barizdi zaten 😒 Armie Hammer'ın seslendirmesiyle Elio'nun düşüncelerini dinlemek, ilahi bir deneyimdi. Hele bir de güneşin altında, burnunuzda cildinize sürdüğünüz güneş kreminin ve saçınıza püskürttüğünüz papatya suyunun kokusu varken dinliyorsanız...


Good Omens, İthaki tarafından Kıyamet Gösterisi adıyla dilimize çevrilmişti. Ben de kitabı üniversitenin ilk yıllarında okumuştum, hatta yazdığım ilk yorumlardan biri olur kendisi 😏 Yorumu merak edenler, üstteki like tıklayarak yoruma ulaşabilir; ama ulaşmasanız daha iyi bence 😬

Dizisi de malum, bu sene çıktı. Diziyi izledikten sonra kitabı tekrardan okuyayım dedim; yollarda da bir elimde termos bir elimde kitap zor olacağından, ebook arayışına girdim. Good Omens'ı hem hatırlamak hem de yolda geçen zamanı değerlendirmek için tekrardan, büyük bir keyifle okudum. Gaiman ve Pratchett'ın dilini nasıl da özlemişim...


3. Uzayda Piknik - Arkadi & Boris Strugatski

Ne okuduğum, nasıl okuduğum belli olmayan bir kitaptı Uzayda Piknik. Dizisinin çıkacağı söylentisini duyunca başlamıştım kitaba, yazarların başka bir kitabını da severek okuduğum için Uzayda Piknik iyi bir tercih gibi geldi.

Kitabı okurken, kaç kez kitabı yarım bırakmayı düşündüm. Onun yerine, kitaba bir süreliğine ara verdim. Uzayda Piknik'i okumak için doğru bir zamanda değilmişim demek ki, zira kitabı tekrardan elime aldıktan kısa bir süre sonra bitirdim.

Kitap, gerek kurgu gerekse üslup açısından çok başka bir kafada 🤯 İçeriği, vurgulanan noktaları, vs. tamamen anladığımı sanmıyorum. Ama bu, Uzayda Piknik'in bu sene okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğunu anlamama engel değil. Daha sakin bir dönemde kitabı bir daha okumayı planlıyorum, bakalım...


İzlediğim En İyi 3 Dizi

1. Good Omens

Dizinin çıkacağını duyduğumda heyecandan bayılacaktım. Nitekim hayal kırıklığına da uğramadım. Öyle ki, Good Omens'ın en iyi uyarlamalardan biri olduğu iddiasındayım. Dizisi o kadar muhteşem ki, bir an kitabının muhteşemliğini unuttuğumu sanıp kitabı tekrardan okudum. Oyunculardan ya da senaryodan, belki de her ikisi ve diğer her şeyden dolayı olsa gerek; dizi tek kelimeyle mu-az-zam olmuş.

Dizi, kitaba kıyasla daha akıcı, gelişmeleri takip etmesi daha kolay. Tennant ve Sheen'in enerjisi de diziye cuk diye oturmuş. Mutlaka izleyin!

Keşke Terry Pratchett da bu günleri görseydi, bir kez daha kendisini rahmetle anıyorum.

2. The Office

The Office, neden izlediğimi bilmediğim bir diziydi. Michael Scott'tan nefret etmeme rağmen garip bir biçimde kendimi sonraki bölümü izlerken buldum hep. Başlarda Michael her şeyiyle beni sinir hastası etse de sonunda keyifle izlediğim karakterlerden biri oldu.

Karakterlerinin tiplemeleri olsun, senaryonun mizahi yönü olsun, alttan alttan verdiği mesajlar olsun, sevdim ben The Office'i. Ama diziyi halen daha bitirebilmiş değilim 🤣 Gerçekleşmesini istemediğim olayları izlememek için diziyi kağnı hızında izliyorum şimdilik, olacaklara kendimi daha iyi hazırladıktan sonra, diziye tam gaz devam edeceğim.


3. WtFock

En son izlediğim Skam versiyonu, WtFock'du. Nedense ben bunu Finlandiya yapımı zannetmiştim, İzlemeye başladığımda da Norveç'e yakınlığından dolayı gerek mimari gerekse kültürel benzerlikleri göreceğim diye heyecanlanmıştım 🤭 Sonradan Belçika yapımı olduğunu öğrendim, bu sefer de Fransızca'dan dolayı mutlu oldum.

Dizinin senaryosu Skam'la bir gibi, fakat 3. sezonda farklılaşmaya gidilmiş. Dizinin, karakterlerin yaşına uygun bir oyuncu kadrosu var. Karakterler, Skam'daki gibi sosyal medyada da aktif; Youtube hesapları da tatlının üstündeki kiraz misali...

Özellikle 3. sezonuyla beni benden aldı bu dizi. Bir Isak sezonu daha, bana bir Skam versiyonunu sevdirdi; şaşırdık mı, hayır 🤷 Ama Robbe ile Sander'ın arasındaki kimya bambaşka bir şey. Özellikle Skam severlerin bu sezona bakmasını tavsiye ederim.


İzlediğim En İyi 3 Film

1. Le Fabuleux Destin d'Amélie Poulain

Şu filmi izleme amacım tamamen Fransızcamı ilerletmek amaçlıydı. Sonrasında ise ne izlediğimi kavramaya çalıştığım birkaç gün geçirdim.

Amélie'yi görünce aklıma hep hayal gücü geliyor; hayal gücünün tuhaflığı, sınırsızlığı ve serbestliği... Amélie de böyle bir film aslında; garip karakterleri olan, dizginsiz senaryosuyla duyguları derinden sarsan bir film. İzlediğim en acayip, en güzel filmlerden biri.

Psikolojik açıdan incelendiğinde de tatmin edecek bir yapım. Herkese izlemesini şiddetle tavsiye ederim 😉

2. Lady Bird

Saoirse Ronan'ı her izlediğimde "Tamam..." diyorum, "...bu kız daha iyi oynayamaz." diyorum ve her seferinde çıtayı daha da yukarıya çıkarttığını görüyorum. Duyguları tüm varlığıyla aktarışına, oynadığı karaktere can verişine hayranım.

Filmi bu kadar beğenmemin asıl nedeni Saoirse Ronan olsa da, diğer oyuncuların performansları ve senaryonun da bunda payı var tabii. Lady Bird'ü izlerken ergenliğimi düşündüm; hislerimizin, yaşadıklarımızın ne kadar da benzer olduğunu gördüm. Filmi izleyen her kadın, her insan nostaljiden nasibini alacaktır bence 😊

Aynı şekilde, Lady Bird'ü de psikoloji filmleri izlemek isteyenlere tavsiye ederim.

3. Bohemian Rhapsody

Bohemian Rhapsody'yi izlemekte birazcık geç kalmıştım. İzledikten sonra ise uzun bir süre boyunca sabah akşam Queen dinlemekten alamadım kendimi. Şarkıların sahnelerle uyumu olsun Rami Malek'in o müthiş performansı olsun, Bohemian Rhapsody'yi beğeniyle izledim. Filmin zirvesinin Live Aid konseri olduğunda hemfikiriz sanırım 😍

Senaryo gerçeklere biraz daha bağlı kalınarak oluşturulsaydı, Bohemian Rhapsody tadından yenmezdi diye düşünüyorum; zira bazı önem arz eden sahnelerin gerçekle uzaktan yakından alakasının olmadığını bilerek izlemek, büyünün bir kısmını bozuyor gibi. Yine de ortada muhteşem bir yapım var.



post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , ,

2018 Yılının En İyileri!


2018'in son gününden merhaba! Yeni yılınızı şimdiden kutluyorum :) Dileklerinizin gerçekleştiği bir yıl geçirmenizi dilerim :) 2019'da daha düzenli bir hayatımın olmasını diliyorum ben. Yeni yıl ile birlikte hem burayı hem de özel hayatımı belli bir düzene oturtacağım bazı fikirlerim var, bunları gerçekleştirmek için sabırsızlanıyorum ^_^

Bugünü, klasikleşmiş yılın en iyileri yazısına ayırdım. Okuduğum en iyi kitapları, izlediğim en iyi filmleri listeledim ^_^

Okuduğum En İyi 5 Kitap

Bu yılı, geçen seneye kıyasla, kitap açısından çok iyi geçirdiğimi söyleyebilirim. 2018 benim için, bolca çizgi roman okuduğum ve kitap zevkimin -özellikle de çizgi romanlarda- artık oturmaya başladığı bir yıl oldu.



Saga, bu yıl okuduğum en iyi kitap olmakla kalmıyor; aynı zamanda, okuduğum en iyi çizgi romanlardan biri de... Bilim kurgunun birazcık fantazya ile karıştırılıp gerçek sorunların, çatışmaların anlatıldığı müthiş bir eser. Saga'yı çizgi roman seven, sevmeyen herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.



Bir süredir fantastik kitaplardan uzaklaşmıştım, fakat Cadıların Keşfi bunu, kısa bir süreliğine de olsa tersine çevirdi. Bayağıdır böylesine keyif aldığım, içinde kaybolabildiğim bir fantastik kitap okumamıştım. Büyüleyici karakterleri ve sırlarla dolu kurgusuyla Cadıların Keşfi, bu yıl okuduğum en iyi kitaplardan, serilerden biriydi.



Gurur ve Önyargı, uzun zamandır okumak istediğim ama elimin bir türlü gitmediği kitaplardan biriydi. Kitap, herkesin dediği kadar vardı; ama ben en çok da yazıldığı zamanın romantizme bakışını okumaktan çok keyif aldım.



Koku, okumadan önce filmini izlediğim kitaplardan biri ve bu yılki en iyiler listeme girdi. Kitabın anlatımı güçlü, felsefi yanı kuvvetli; ama ben özellikle canlı, hissettiren betimlemelerine hayran kaldım. Herkese tavsiye ediyorum.



Asimov'un eşsiz düşünceleri ve engin tartışmalarıyla geleceği, bilhassa yapay zeka alanındaki çalışmaları şekillendireceğini düşündüğüm, her yönüyle etkileyici bir kitap. Asimov evrenine girmek için Ben, Robot'un okunabileceği kanısındayım.


İzlediğim En İyi 5 Dizi

Bu sene gerek tür, gerekse ülke bakımından çeşitlilik gösteren diziler izledim. Dizi konusundaki performansımı geçen seneye göre düşük bulsam da izlediğim dizilerin kaliteli yapımlar olması, bunu telafi ediyor :)



Zekice yazılmış senaryosu, çeşitli karakterleri ve başarılı oyunculuklarıyla La Casa de Papel, bu yıl izlediğim en iyi dizilerin başında geliyor. Ayrıca dilini bilmediğim, anlamak için altyazıya ihtiyaç duyduğum farklı yapımları izleyerek entelektüel birikimimi artırmak konusunda bana önayak olan bir diziydi.



A Discovery of Witches'ın senaryosu da kitabı gibi gizem doluydu. Önce diziyi izlesem de, daha sonra kitabı okuyunca fark ettim ki oyuncu seçimleri fazlasıyla yerindeydi. Kitabı gibi dizisini de büyük bir keyifle tükettiğimi söyleyebilirim. Tek şikayetim, dizide her şeyin bir çırpıda olup bitmesiydi. Onun dışında, A Discovery of Witches bu yıl izlediğim en iyi dizilerden biriydi.



Şahsiyet nefes kesen, sürükleyici senaryosu ve kaliteli oyuncularıyla bir solukta bitirdiğim, en iyi Türk yapımlarından biri. İntrosu, olayların anlatılış biçimi, sahnelerin çekimleri, renklerin ve nesnelerin kullanımı o kadar güzel ki; her sahnesi birer şölen...



2. sezondaki karakter odağı değişimi dışında, orijinal Skam'a bu kadar benzeyen, bu benzerliğiyle hem orijinalini hem de kendisini övebilen bir Skam versiyonu daha yok. Skam Italia, oyuncuların karakterlere uygunluğundan performanslarının canlılığına kadar, her şeyiyle Skam'a yeni bir soluk getiren fakat aynı zamanda eskisini de yad ettiren, müthiş bir uyarlama. Skam'ı sevenlerin İtalyan versiyonuna bakması gerektiğini düşünüyorum.



Viktoryen Dönemi gerek kostümleri gerekse mekanlarıyla ekranlara çok iyi yansıtan, etkileyici bir dizi. Tarihin ilk modern sayılabilecek psikolojik çalışmalarını nasıl işlediğini merak ettiğim için diziye başlamıştım, ama umduğumdan çok daha fazlasını buldum. Bana biraz Sherlock'u, biraz da Penny Dreadful'u hatırlatıyor ve bu iki yapımı seviyorsanız The Alienist'e bakmanızı öneririm.


İzlediğim En İyi 5 Film

Kendimi uzun soluklu dizilere kaptıracak zamanım pek olmadığından, filmlere ağırlık verdiğim bir yıl geçirdim. Dizilerde olduğu gibi, film konusunda da farklı ülkelerin farklı türlerdeki yapımlarını izlemeye çalıştım.



Şu film hakkında, daha önce söylemediğim ne yazabilirim, bilmiyorum... Hayatımda izlediğim en güzel, en saf, en yoğun filmlerden biriydi. İzlemediyseniz mutlaka izleyin, sonra bir daha izleyin, sonra bir daha, bir daha...



Avengers: Infinity War, bu yüzyılda çıkan bütün Marvel filmlerini bir araya getiren, Marvel evreninin en önemli filmi. Her bir sahnesinin büyük önem taşıdığı, baştan sonra soluksuz bir biçimde seyrettiğim, harika ötesi bir filmdi. Devamını da dört gözle beklemekteyim ;)




Şu film için Eddie Redmayne'in oyunculuğu deyip, geçmek istiyorum. Çünkü The Danish Girl'ü tanımlayacak daha açıklayıcı, isabetli kelimeleri yazabileceğimi sanmıyorum -_-



Parodilerle dolu senaryosu ve ilginç karakterleriyle Heathers, izlediğim en garip ve komik filmlerden biriydi. Oyuncuların güçlü performanslarıyla, dikkatleri çektiği tartışmalı noktalarıyla cüretkar bir yapım. Kara mizah sevenlere, izlemelerini tavsiye ederim.



Jeux d'enfants, izlediğim en alışılmadık romantik filmlerden biriydi. Oyuncuların tutkulu performanslarına bayıldım; senaryosunu ise biraz merak uyandırıcı, biraz da kavraması güç buldum. Fakat o filme yakışır şaşırtıcılıktaki sonu gerçekten hoşuma gitti.


post signature
Paylaş:
Devamını Oku