Philip Reeve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Philip Reeve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
, , , , , , , , , , , , ,

Tanıtım: Eoin Colfer, ... & Neil Gaiman - Doctor Who: 11 Doktor 11 Öykü (Doctor Who 50th Anniversary E-Shorts, #1-11)

Goodreads Puanı: 4,02 (730 oy)
Orijinal Adı: Doctor Who: 11 Doctors, 11 Stories
Yayınevi: İthaki Yayınları
Çeviri: Emirhan Burak Aydın
Liste Fiyatı: t 27,00 | t 35,00
Sayfa Sayısı: 504
Tüm evrende nam salmış biri olmasının yanı sıra, yaşayan her bir canlının eşsiz olduğunu bilen Doktor, Gallifrey'de yaşayan ya da yaşamış Zaman Lordlarının belki de en farklısı.

Ödünç aldığını iddia ettiği zaman makinesi TARDIS'i, yüzlerce yıllık hayatı boyunca yanından eksik olmayan yol arkadaşları ve nereye giderse gitsin, en az yol arkadaşları kadar ona bağlı olup peşini bırakmayan düşmanlarıyla bir kahramandan daha fazlası.

Televizyon tarihinin en uzun soluklu dizisi Doctor Who'nun ellinci yılı adına, o güne kadar hayat bulmuş on bir Doktor için yazılan on bir öykü; Doktor'un kahramanlık, zekâ ve mizah dolu yepyeni maceralarını bir araya getiriyor.

11 Doktor 11 Öykü için kalemlerini eline alan on bir yazar bu kitapla birlikte Doctor Who efsanesini, olabilecek en kusursuz biçimde yaşatmayı sürdürüyor.

İthaki Yayınları'nın 1000. kitabı olan 11 Doktor 11 Öykü için, bugün galaksimizde yaşayan en ilginç yazarlar, her bir Doktor için yeni bir macera yarattılar!
Uzun zamandır İthaki'nin Doctor Who kitaplarını çıkarması için gün sayıyordum. Sonunda İthaki Yayınları, 1000. kitabı olarak 11 Doktor 11 Öykü'yü seçti ve kitap yarın raflardaki yerini alacak ^_^

Kitapta Eoin Colfer, Michael Scott, Marcus Sedgwick, Philip Reeve, Patrick Ness, Richelle Mead, Malorie Blackman, Alex Scarrow, Charlie Higson, Derek Landy ve Neil Gaiman gibi çeşitli yazarların Doctor Who'nun 50. yılı için özel olarak yazdığı e-bookların toplamı yer alıyor.

Aslında bu kitabın bir de 12. Doktor'lu versiyonu mevcut. Bu bahsettiğim versiyon benim daha çok hoşuma gitmişti; kitapların basım tarzı çok ilginç ve hepsi de muhteşem görünüyorlar *_* Bu kitapla 12. Doktor'lu olan set aynı öyküleri içeriyor; sette 12. Doktor'un yer aldığı fazladan bir öykü bulunuyor. Bahsettiğim seti buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz. Gönül isterdi ki İthaki bu seti çıkarsın... Gerçi, Doctor Who ile alakalı olduktan sonra bir hikâye eksikmiş, ne fark eder :D

11 Doktor 11 Öykü'nün ciltli ve ciltsiz olmak üzere iki basımı olduğunu da belirtmeliyim. Kitapların fiyatları birazcık fazla gibi gelmişti. Ama yayınevinin bastığı 1000. kitap ve Doctor Who'ya yaraşır bir kalitede olduğu göz önüne alınırsa, fiyat o kadar da çok göze batmıyor :)

11 Doktor 11 Öykü, İzmir Kitap Fuarı'na gelir mi, bilmiyorum. Ama gelirse kitabı oradan almayı düşünüyorum. Shada'nın yanına 11 Doktor 11 Öykü'yü eklemek için sabırsızlanıyorum ;)

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , , , ,

Yorum: Philip Reeve - İhanet Altını (The Hungry City Chronicles, #2)

Tür: Bilim Kurgu, Distopya, Genç-Yetişkin, Kıyamet Sonrası, Steampunk
Goodreads Puanı: 4,07 (4.256 oy)
Orijinal Adı: Predator's Gold
Yayınevi: ON8 Kitap
Çeviri: Müren Beykan, Fulya Yavuz
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 368
Dev kent Anchorage, demir paletler üstünde Ölü Kıta’ya doğru Buz Diyarı boyunca ilerliyordu. Sokaklarında hayaletlerin ve deliliğin kol gezdiği bu tuhaf kent, kurşunlarla delik deşik,başıboş sürüklenen bir havagemisinin umutsuz iki pilotu Tom ve Hester için bir sığınak olabilir miydi?.. İngiltere'den sonra Amerika'da da ödüller kazanan Philip Reeve'in, dünya edebiyatının en etkileyicilerinden sayılan bilimkurgu dizisinin ikinci kitabı.

"Hester elini boynuna götürmeye çabaladı; ama ilaç etkisini çok çabuk gösteriyordu, kol ve bacakları artık itaat etmez olmuştu. Bağırmaya uğraştıysa da, baykuş ötüşü gibi bir ses çıkarabildi yalnızca. İleriye doğru bir adım attı, düştü, yüzü adamın çizmelerinin dört beş santim yakınına geldi. Adamın "Çok üzgünüm," dediğini duydu; sesi titrek ve uzaktı."
Serinin ilk kitabı Yürüyen Kentler'i severek okumuştum. Araya başka kitaplar girince seriye ara verdim. Geçtiğimiz aylarda serinin ikinci kitabı İhanet Altını'na başlamak istedim ve kitabı Dönüşüm gibi kasımda bitirdim. Aradan bayağı bir zaman geçtiği için de, sadece aklımda kalanlar üzerinden bir inceleme yazmaya çalıştım :)

Yoruma geçmeden önce, serinin ilk kitabı Yürüyen Kentler yorumumu okumak isteyenleri buraya alayım.

Serinin kurgusu gittikçe güzelleşiyor. Yazar, kurguladığı distopyada muhteşem bir altyapı hazırlamış. Bunu, okudukça anlıyorsunuz. Kurgu değiştikçe yeni yerler, yeni karakterler ekleniyor. Bunların her birinin birer geçmişi olmalı ki kurgu, hem sonraki sayfalar hem de sonraki kitaplar için bir temele otursun. İşte, İhanet Altını'ndaki bu temel fazlasıyla sağlam. Bahsedilen yerler, kültürler karakterler sadece isimden ibaret değil; birer geçmişleri var ve yazar bunu okuyucuya öyle başarılı bir şekilde sunmuş ki... Bu bilgiler belli bir yerde toplanmadan, aralarda, kurguyla da bağlantılı olacak şekilde; yani tam yerinde verilmiş.

Kitabın kurgusu beklediğimden çok daha aksiyon doluydu. Serilerin ikinci kitapları genelde durgun olur diye beklentimi düşük tutmuştum, ama İhanet Altını, bu konuda beni şaşırttı. Kitap, Yürüyen Kentler'den daha heyecanlıydı. Bunda, kurguya katılan yeni karakterlerin de payı var. Birçok olay bu yeni karakterlerin etrafında döndüğü için kitap, aralarda karakterleri tanıtmak amacıyla biraz durgunlaşmış gibi gözükse de sonraki sayfalarda bunun acısını çıkarıyor :) Olayların farklı açılardan yazılması da, birinde durgunluk olsa bile diğerindeki aksiyonla bunu telafi etme imkanı veriyor.

Sürpriz unsuru da aksiyon kadar yüksekti, bence. Öyle anlar oldu ki; hiç beklemediğim kişilerin, hiç beklemediğim hareketleri sergilediklerini okudum. Ek olarak, kurgulanan olaylar da kitabın sonuna yaklaştıkça merakı arttıran cinstendi. Kitabı bitirdiğim zamanlarda derslerim yoğun olmasaydı, serinin üçüncü kitabını elime alırdım muhtemelen. Ama işte, araya başka şeyler girince az da olsa hevesim sönüyor. Yine de, bu yorumu yazarken bile kitabı okurken hissettiğim heyecanı ve duyduğum merakı hatırlıyorum. Bu da beni, seriye devam etmem için teşvik etmeye yetiyor :D

İhanet Altını, her açıdan serinin ilk kitabından çok daha iyiydi. Bu gidişle Yürüyen Kentler serisi, favori serilerimden biri olacak. Bu muhteşem seriyi herkese, şiddetle tavsiye ediyorum :)



Hareket halindeki bir kentte yaşamayı ne denli özlediğini şimdiye kadar fark etmemişti. Bunun nedeni motorlar, diyordu kendine; binalara canlılık duygusu veren o huzur dolu, hafif titreşim; o bir yerlere gitme duygusu ve her sabah uyanıp, yatak odası penceresinden -bu, bir başka karanlık ve buz görüntüsü de olsa- bambaşka bir manzara görmek.





post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , , , ,

Yorum: Philip Reeve - Yürüyen Kentler (The Hungry City Chronicles, #1)

Tür: Bilim Kurgu, Distopya, Genç-Yetişkin, Kıyamet Sonrası, Steampunk
Goodreads Puanı: 3,98 (7.387 oy)
Orijinal Adı: Mortal Engines
Yayınevi: ON8 Kitap
Çeviri: Müren Beykan, Fulya Yavuz
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 352
Uzak gelecekte, 60 Dakika Savaşları'nın sonrasında mahvolan dünyada, tekerlekler üstünde "yürüyen" Londra kenti, Kuzey Denizi'nin kurumuş yatağı boyunca, küçük kentleri kovalıyordu. Tarihçiler Loncası'nın çırağı Tom, kızına aşık olduğu baştarihçiyi suikastten korumaya çabalarken, kendini tuhaf Hester'la birlikte, acımasız bir varolma savaşının içinde buldu. Ödüllü İngiliz yazar Philip Reeve'in ünlü bilimkurgu dizisinin ilk kitabı.

"Tom, yarı baygın Hester'ı kolundan kavradı. Tezgezerli adamlardan biri, kaçmalarını engellemek için hamle yapmıştı ki, kırmızı paltolu kadın adamın önüne dikildi: "Onlar benim yolcularım. Fiyatta anlaşmaya çalışıyordum!"
"Onlar bizim kölelerimiz!" diye haykırdı Wreyland, kadını itekleyerek. "Tom Nitsworthy ve arkadaşı. Onları Dış-Topraklar'da buldum. Kural kuraldır. Mal bulanındır...""
Yürüyen Kentler, uzun zamandır okumak istediğim kitapların başında geliyordu. Sadece konusunu ilgi çekici bulduğum için değil, aynı zamanda Damla ve Eren bu seriyi o kadar çok övmüştü ki konusunu ilgi çekici bulmasam bile okurdum. Serinin ilk kitabının çıktığı zamanlarda bu kitap hakkında konuştuğumuzu hatırlıyorum. Elimde okunacak çok kitap olduğu için Yürüyen Kentler'i almayı sürekli ertelemiştim. Sonunda elimdekileri biraz olsun azaltınca kitabı almaya karar verdim ve fuarın ilk günlerinde soluğu ON8 standında aldım. Birkaç gün sonra da kitaba başladım.

Yürüyen Kentler'i distopya türünün diğer örneklerinden ayıran ögelerin başında yaratıcı kurgusu geliyor. Altlarındaki devasa silindirler yardımıyla sürekli hareket halinde olan, hayatta kalmak için diğer şehirleri yiyen şehirler... Kurgunun mihenk taşı denilebilecek bir kavram, yürüyen şehirler kavramı. Yaratıcı olduğu kadar merak uyandırıcı da zira seriyi, sırf bu kavram için okumak istemiştim. Bir şehrin yürümesi, kitapta geçen bütün o eylemleri yapabilmesi imkansız gibi gözükse de yazarın ikna ediciliğinin hayli yüksek olduğunu belirtmeliyim. Belirli noktalara değinip gerekli bilgileri veren yazar bunun gelecekte icat edilebilecek bir buluş olacağını kolaylıkla kabul ettirebiliyor. Yani, Yürüyen Kentler aslında herkese hitap ediyor.

Olaylar, şehirlerin adeta birer organizmaya dönüştürüldüğü ileri bir teknoloji çağında geçiyor. Teknoloji o kadar gelişmiş ki Londra gibi metropol bir şehir bile yürüyebiliyor. Fakat bu teknolojiye rağmen yaşama şartlarının iyileştiği söylenemez. İşte bu durum, kurguya ayrı bir hava katıyor. Kendinizi dünyanın eski haline dönmesi için neler yapılacağını, teknolojinin neden yardım edemediğini merak ederken bulabilirsiniz.

Olay örgüsündeki aksiyon daha ilk bölümlerde kendini gösteriyor. Ana karakterlerden Tom'un tanık olduğu olaydan sonra içine düştüğü macera ile başlayan tempo, hiç düşmüyor. Yer yer şaşırtıcı olaylarla desteklenmiş bu kitabı elinizden bırakmakta zorlanabilirsiniz. Şahsen ben, sunumlarımın olduğu haftaya denk geldiği için bayağı zorlandım :)

Karakterlerin geleceği beni oldukça şaşırttı. İlk bölümlerde karakterlerin neler yaşayacağını tahmin ettiğimi düşünüyordum. Ama kitabı bitirince, tahminlerimin  okuduklarımla uzaktan yakından alakası olmadığını gördüm. Tahmin edilebilir gelecekleri olan karakterler, kurguyu da sıkıcı hâle getirebiliyor. Bu açıdan Yürüyen Kentler, heyecan doluydu.

Kitabın yurt dışı kapaklarını sevdiğimi pek söyleyemeyeceğim. ON8'in hazırladığı kapaklar daha çok hoşuma gitti. Sadece Yürüyen Kentler'in değil, serideki bütün kitapların kapakları sevdim. Kapakların kitabın temasıyla örtüşmesi ve birbiriyle uyumu da, bizim kapakları yurt dışındakilere nazaran daha başarılı bulmamın nedenlerinden.

Kitaba genel olarak görülen geçmiş zaman kipi, yer yer de geniş zaman kipi hakim. Geniş zaman kipi, yan olayların anlatılması, arka planda nelerin döndüğünün gösterilmesi gibi nedenlerle kullanılmış. Başlarda kip geçişlerini biraz garipsediysem de olayların ayrımı için en uygun yolun bu olduğunu anladım ve bu geçişlere kısa sürede alıştım. Kipler dışında beni rahatsız eden hiçbir şeyle karşılaşmadım.

Yürüyen Kentler, daha önce okumadığıma pişman olduğum kitaplar kategorisinin ilk sıralarında yer alıyor. Yaratıcı kurgusu, sürprizlerle dolu olay örgüsü ve kaliteli basımıyla favorilerim arasında. Türü ne olursa olsun, kurmaca kitapları seviyorsanız Yürüyen Kentler'e bir şans verin derim ;)



"...Londra hareket etmeye asla son vermeyecek. Hareket yaşamdır. Son gezgin kenti yiyip, son sabit yerleşmeyi de silip süpürdükten sonra, kazmaya başlayacağız. Yeryüzü çekirdeğinin ısısıyla çalışan dev makineler inşa edecek ve gezegenimizi yörüngesinden çıkartacağız. Mars'ı, Venüs'ü, asteroitleri tüketeceğiz. Güneş'i de yiyip bitirecek, sonra da uzay boşluğunda yol alacağız. Kentimiz bundan bir milyon yıl sonra, yiyebileceği kasabaları değil, yepyeni dünyaları avlamak üzere yolculuk ediyor olacak!"





post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , , , ,

Tanıtım: Philip Reeve - Yürüyen Kentler (The Hungry City Chronicles, #1)


 Gerek kapağı gerekse konusuyla ilgimi çeken Yürüyen Kentler, On8 Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. 352 sayfalık kitabın liste fiyatı 18 tl olarak belirlenmiş. 

Kitabın tanıtım yazısı şu şekilde;
Paylaş:
Devamını Oku