30 Ocak 2013 Çarşamba

Yorum: Leigh Bardugo - Gölge ve Kemik (The Grisha, #1) | Book Friends, Kitap Tur #1



Kitabın Adı: Gölge ve Kemik
Yazarı: Leigh Bardugo
Yayınevi: Martı Yayınları
Orijinal Adı: Shadow and Bone
Çeviri: Ozan Aydın
Basım Yılı: Ocak 2013, 1. Baskı
Sayfa Sayısı: 384

   1. Kitap Turumuz için Gölge ve Kemik'i inceliyoruz. Hoşuma giden alıntıları yorumumdan sonra paylaşacağım. Yorumum bolca spoiler içerir benden söylemesi :)

Yorumum
   Alina ve Malyen, ailelerini savaşta kaybetmiş; bunun sonucunda da yetimhaneye yerleştirilmiş iki yetim çocuktur. Arkadaş olmuşlar ve birlikte büyümüşlerdir. Alina, Malyen'e karşı bir şeyler hissetmektedir ama bunu itiraf edemez; Malyen ise diğer kızlara bakmaktan Alina'ya dikkat edecek zamanı bulamaz. İkisi de eğitimleri için şehirden şehre seyahat ederler; Alina kartograftır diğer bir değişle haritacı, Malyen ise izcidir. Bir gün, bulundukları ordunun Batı Ravka'ya gitmesi gerekir ve oraya gitmek için de Karanlıklar Diyarı'ndan geçmeleri gerekmektedir. Hazırlıklar tamamlanır, gemiler hareket eder. Fakat volcra'ların saldırısı sonucunda durmak zorunda kalırlar ve kayıplar vermeye başlarlar. O sırada Alina'nın etrafa ışık yayması sayesinde kurtulurlar. Alina'nın Güneşin Elçisi olduğu görülünce de kendi isteği dışında, Karanlıklar Efendisi'yle birlikte kralın sarayına götürülür ve bütün olaylar bundan sonra başlar :)


   Kitabın başında böyle muhteşem bir harita var, haritaları olan fantastik kitaplara ayrı bir düşkünlüğüm var zaten, yazarların farklı bir dünya yaratmalarını seviyorum ;) Kitabı okurken sık sık haritayı açıp baktım, bahsedilen yerlerin nerede olduğunu bulabilmek ve gözümde daha iyi canlandırabilmek için.
   İlk sayfalarda yabancı isimlerden ve yerlerden dolayı biraz zorlansam da bu durum fazla uzun sürmedi ve sanki kendi yaşadığım dünyaymış gibi alışıverdim kitaba.
   Yazarın kullandığı eşya, kişi ve yer isimlerinin çoğu Rusça'dan alınsa da birkaç harfin değiştirilerek kullanıldığını gördüm. Dil olarak Rusça'nın baz alınması, bana farklı geldi zira daha önce hiç Rusça'nın baz alındığı bir fantastik okumamıştım; hoşuma gitti diyebilirim :)
   Gelelim kitapta bayıldığım kısımlara :) Gemilerin, Grishaların yardımıyla, kumlar üzerinde hareket etmesi çok orijinal geldi bana. Grishaların kıyafetlerine ve renklerine göre ayrılmaları gibi ince düşünülmüş detayların olması da hoştu. Grisha-büyüteç ilişkisini okuyunca ise aklıma HP'daki büyücü-asa ilişkisi geldi. 
   Kitap çok akıcı ve sürükleyiciydi, büyük bir merakla çevirdim sayfaları. Kitabın tek olumsuzluğu birçok basım hatasının gözüme çarpmasıydı. Bunun dışında bir olumsuzlukla karşılaşmadım.
   Kitabın kapağını es geçmemek gerek; arada sırada kapağa bakıp durdum, kapaktaki yazıların ve çizgilerin üzerinde elimi gezdirdim. Hem kapağıyla hem de konusuyla beni büyüleyen bir kitaptı Gölge ve Kemik. Fantastik seven/sevmeyen herkese şiddetle tavsiye ediyorum, siz de çok seveceksiniz :)
   Son olarak, kitap için Martı Yayınları'na teşekkürler ^^,



ARKA KAPAK



Alıntılar

Dolabın kapağından çıkan çıtırtılarla ürktüler. Hemen ardından oğlan, “Bence çirkin değilsin,” diye fısıldadı. Kız, “Şşşş!” diye kızdı, ama dolabın karanlığında gülümsedi.
“Hey,” dedi gülümseyerek, “senin için elbette endişelenirim.”
“Sadece ikimiz olacağız,” dedi Malyen. “Gerçekten mi?” “Her zaman önemli olan sadece ikimizdik, Alina.”
“Hayat kurtarmanın büyük bir onur olduğuna gerçekten inanıyorsan neden Cellat olmak yerine Şifacı olmadın?”
“Hayatım boyunca her şeyi yoluna koymanın bir yolunu aradım. Sen uzun zamandır karşıma çıkan ilk umut kıvılcımısın.”
Karanlıklar Efendisi arkamızdan “Genya,” diye seslendi, “kefta’sı siyah olsun.”
“Çok tuhaf,” dedim bir süre sonra. “Oysa güzelliğin her zaman insanın hayatını kolaylaştıracağını sanırdım.”
“Seni uzun zamandır bekliyordum, Alina” dedi. “Birlikte dünyayı değiştireceğiz.”
Son gönderdiğim mektubu düşündüm. Sevgili Malyen, yazmıştım. Senden haber alamadım, bir volcrayla tanışıp evlendiğini, kalem kâğıt bulunmayan Karanlıklar Diyarı’nda hayatın keyfini sürdüğünü ya da yeni eşinin ellerini yediğini düşünmeye başladım.
“Haritacı olmak kötü bir şey değil.” “Elbette değil. Timsah olmak da kötü bir şey değil. Tabii kartal olarak doğmadıysan.”
“Benim ne düşündüğümü neden umursayasın ki?” Bu sözlere gerçekten şaşırmışçasına bana baktı. “Bilmiyorum,” dedi. “Ama umursuyorum.”
“Gerçekten de senden umudumu keseceğimi mi sandın?”
“Bir şeyleri istemek,” diye fısıldadı, “bizi zayıf kılar.”
“Onun sembolünü taşıyorsun” diyerek gözleriyle boynuma asılı küçük, altın kolyeye baktı. “Onun sembolünü, onun rengini taşıyorsun.”
“Elbiselerinde, mücevherlerinde, hatta bakışlarında bile onun izi var. Seni etkisi altına almış.”
“Çocuk gibisin,” diye homurdanarak şansını bir daha denedi. “Olabilir, ama elinde leziz bir dilim kek olan çocuğum.”
“Seni fark etmem çok vakit aldı, Alina. Ama artık seni görüyor, iliklerimde hissediyorum.”
“Sen bana hiçbir şey vermedin. Beni bir köleye çevirdin.”
“Yarın Karanlıklar Diyarı’na gideceğiz,” diye fısıldadı. “Oraya girdikten sonra arkadaşını volcralara yem edeceğim, sen de onu parçalayıp yemelerini izleyeceksin.”
“Onunla Küçük Saray’ın çatısında çıplak dans etmiş olsan bile umurumda değil. Seni seviyorum, Alina, bir zamanlar ona kapılan yanını bile seviyorum.”
Geyiğin canını bağışlamıştım. O canın gücü en az ona kıyan adam kadar bana da aitti.

Tura katılan diğer bloglara uğramayı unutmayın :)



10 yorum:

  1. güzel bir etkinlikti , tanıştığımıza sevindim :))Kitabı ortak karar olarak sevmemize daha çok sevindim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de tanıştığımıza sevindim :) böyle kitap sevilmez mi ^^,

      Sil
  2. Alıntıların yanında ki simgelere bayıldımmmm!!!
    Bana da gönder :))
    Ellerine sağlık ayrıca yorum çok güzel olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim canım :) yollarım sana da ^^,

      Sil
  3. Eline sağlık ;) ortak bir çalışmada yeniden çalışmayı çok isterim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim, ben de isterim :)

      Sil
  4. Son zamanlarda bloglarda çok fazla bu kitabı görür oldum ve çok güzel yorumlar okudum.O yüzden çok merak ediyorum.
    Ayrıca altını çizdiğin cümlelerden bir çoğuna bayıldım :)
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gölge ve Kemik'i kesinlikle okumalısın :)
      Alıntıları beğenmene sevindim ^^,

      Sil
  5. Ben de bu kitaba bayıldım. Tüm seriye bayıldım. Her kitap için ayrı ayrı yorum yapacağım. Ben de bu kitaı bloğumda yayınlamayı planlıyordum. Geçen hafta tüm seriye yeniden başladım. Normalde kalın kitaplarda tekrardan başlamam. Sıkılırım. Ama bu seride hiç sıkılmadım. O kadar ki ilk okumamdaki gibi ilkini 3 günde, 2.sini 2 günde bitirdim. Çöküş ve yükseliş ise bitmek üzere...
    Gelelim kitap hakkındaki düşüncelerime. Daha Karanlıklar Efendisi'nin 'huzuruna' çıkarıldığı zaman anlamıştım Karanlılar Efendisinin tam benim tipim olduğunu. Alina ondan kaçıyorken ona o kadar sinirlenmiştim ki... Keşke hain planları olmasıydı. Ayrıca Alina'yı yakaladıktan sonra ona işkence etmesi ve kötü davranmasından nefret ettim. Sanırım seriye 3. defa başlayacağım :D

    YanıtlaSil
  6. Ben başta karanlıklar efendisini çok sevmiştim sonra karakterin kötü olduğunu öğrenince çok üzüldüm bunun dışında kitap çok akıcı kesinlikle okumasını tavsiye ediyorum

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...