Tür: Aşk, Fantastik, Genç-Yetişkin, Mitoloji, Paranormal
Goodreads Puanı: 4.24 (18,877 oy)
Orijinal Adı: Half-Blood
Yayınevi: Dex Yayınları
Çeviri: Bilge N. Zileli Alkım
Basım Yılı: 2011
Sayfa Sayısı: 331
Hematoi ırkı, tanrılarla yaratıkların soyu. İki Hematoi çocuğu Safkan sayılıyor ve tanrısal güçlere sahip oluyor. Hematoilerle ölümlülerin çocukları olan Melezlerde ise bu güçler yok. Bu melezlerin sadece iki seçeneği var: eğitimli birer Avcı olup iblis avlayabilir ya da Safkanların evlerinde kölelik yapabilirler.Melez, uzun zamandır okumak istediğim Melez Sözleşmeleri serisinin ilk kitabı. Yazarın kaleme aldığı bir diğer seri olan Lux serisinin ilk kitabı Obsidiyen'i okumuş, beğenmiştim. Jennifer L. Armentrout'un diğer kitaplarını merak edince kitap fuarından Melez'i de almıştım. Kitap bende tam bir şok etkisi yaratsa da severek okuduğum kitapların arasındaki yerini aldı.
Bir Melez olan Alexandria, yaşamını tuvalet temizleyerek geçirmek yerine tehlikeye atmaya razı ama bunu da yüzüne gözüne bulaştırabilir. Avcılık öğrencilerinin uyması gereken belli kurallar var. Alexin bu kuralların hepsiyle başı dertte ama en fazla birinci kural onun için büyük sorun:
Safkanlarla Melezler arasında ilişki yasak.
Ne yazık ki Alex, Safkan Aiden'a çok fena âşık. Ancak bu aşk onun tek büyük sorunu değil; daha büyük bir sorun, okuldan mezun olana kadar hayatta kalmak ve bir Avcı olmak. Görevinde başarısızlığa uğrarsa ölümden ya da kölelikten de kötü bir son onu bekliyor: bir iblise dönüşmek ve Aiden'ın avı olmak.
Daha korkunç bir şey düşünülebilir mi?
Melez, Yunan Mitolojisine bambaşka bir bakış açısı kazandırıp dünyada büyük yankı uyandıran Melez Sözleşmeleri serisinin ilk kitabıdır.
Kitap hakkında bildiğim tek şey arka kapak yazısıydı. Arkadaşlarım da kitabı tavsiye edince kitap yorumlarını okumadan başladım kitaba. Yorumlardan en az birkaçını okumuş olsaydım, kitabın başlarında bu kadar şok olmazdım, sanırım. Melez, Richelle Mead'in yazdığı Vampir Akademisi'ne benziyor. Dhampirlerin yerini melezler, moroilerin yerini safkanlar, strigoilerin yerini ise iblisler almış durumda. Rose-Dimka ikilisi Alex-Aiden ikilisiyle, olaya daha sonra dahil olan Seth ise VA'daki Adrian'la örtüşüyor. Aiden'ın Alex'i okuldan atılmaktan kurtarması ve yaşıtlarının becerilerine yetişebilmesi için kızı eğitmeye gönüllü olması da akla, VA'daki Dimka'nın Rose için yaptıklarını getiriyor. Üstün ırkın element kullanımı, keskin sınıf ayrımı, yatılı okul, eğitimler, antrenmanlar... Hatta Melez'de, Vampir Akademisi'nde yer alanlara çok benzer birçok diyalogu bulmanız bile mümkün. Normalde yazarın özgün olması benim için en belirleyici özelliktir. Bazı serileri sırf bu yüzden okumayı bıraktığımı hatırlıyorum. Fakat nedense Melez'de tekrarlanan bu durum beni rahatsız etmedi, aksine kitabı zevkle okudum. Sadece, bu sürpriz kurgu beni çok şaşırttı.
Kitap oldukça akıcı, dili de sade; bir oturuşta okunabilen kitaplardan Melez. Karakterler arasında geçen komik diyaloglar ve hiç düşmeyen aksiyon/merak unsurları da kitabın bir çırpıda okunmasını kolaylaştırıyor.
Kitabın kapak görseline değinmeden geçemeyeceğim. Yalnızca Melez'in değil, serideki bütün kitapların kapakları ilgi çekici ve hayranlık uyandırıcı. Yayınevini, serinin orijinal kapaklarını kullanmayı tercih ettikleri için tebrik ediyorum.
Melez, yükselen temposu ve eğlenceli diyaloglarıyla okuması zevkli bir kitaptı. Kitabın Vampir Akademisi'ne benzeyen kurgusu beni sıkmadı. Vampir Akademisi'ni sevenlerin Melez'i de severek okuyacaklarını düşünüyorum ;)
"Dikkat et, çocuk. Güzelavrat otuna dokunuyorsun." Durdu, bulunduğumuz yere geri döndü. "Çok tehlikelidir... tıpkı tanrıların arasında yürüyenlerin öpücüğü gibi. Sarhoş edici, tatlı ve ölümcül... onunla nasıl başa çıkacağını bilmelisin. Sadece birazı sana iyi gelir. Çok fazlası... seni sen yapanı alır götürür."

























