Brian Michael Bendis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Brian Michael Bendis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
, , , , , ,

Yorum: Brian Michael Bendis & Olivier Coipel - House of M (House of M, #1-8)

Tür: Çizgi Roman
Goodreads Puanı: 3,96 (14.490 oy)
Orijinal Adı: House of M
Yayınevi: Marmara Çizgi
Çeviri: İlke Keskin
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 208
Avengers ve X-Men, gerçekliği değiştirebilen mutant güçleri Marvel Evreni'nin dokusunu zedeleyen Scarlet Witch'in kaderinin ne olacağına karar vermek üzere bir araya gelirler. Kahramanlar eski takım arkadaşlarının hayatı üzerine tartışırlarken, bir beyaz ışık dalgası hepsini içine alır. Bir an içinde bütün Marvel Evreni sonsuza dek değişir!

House of M eskisinden çok farklı bir dünyadır. Magneto'nun demir eli ve çocukları Quicksilver ile Scarlet Witch'in yönetimindeki mutantlar artık insanoğluna hükmetmektedirler. Mutant hakimiyetine karşı direnmek amacıyla farklı yerlere dağılmış sadece birkaç kahraman grubu bulunmaktadır. Dünyanın olması gerektiği halini hatırlayan tek kişi Wolverine'dir ve kahramanların House of M'i nasıl alaşağı edecekleri de büyük bir soru işaretidir.

Eisner Ödüllü yazar Brian Michael Bendis (Ultimaqte Spider-Man, New Avengers), çizer Oliver Coipel'le (Avengers) takım oluyor ve 2005 yılının satış rekorları kıran Marvel Comics serisini sunuyor! Astonishing X-Men'in ve Avengers'ın son derece öfkeli kahramanlarını içeren bu toplama, her Marvel hayranının kesinlikle okuması gereken bir hikaye!

"House of M müthiş!"
-Cinescape. com
House of M, Avenger Maratonu kapsamında okuduğum çizgi romanlardan biriydi. Olay sırasına dikkat ederek okuduğumdan, House of M'i okumayı The New Avengers serisinin arasına sıkıştırmıştım. Çünkü çizgi roman, serinin ilk birkaç sayısından sonra olanları anlatıyor. İncelemesini ise elimdeki TNA çizgi romanlarını bitirip yorumladıktan sonra yazmayı daha uygun buldum.

Yoruma geçmeden önce, yazıda çizgi romanla ilgili spoiler bulunmadığını fakat fotoğrafların spoiler niteliği taşıdığını belirtmek istiyorum :)


House of M'in kurgusunu, listedeki diğer çizgi romanlara kıyasla daha çok beğendim. Okuduğum diğer Avengers çizgi romanlarında olayların akıcılığı okumamı kolaylaştırsa da, House of M'in kurgusu bundan çok daha fazlası...

Bir kere, House of M'in açılışı kurgu bakımından daha çarpıcı; süper kahramanlar, gerçeklikle bağını koparma noktasına gelen Scarlet Witch'in geleceğine karar vermek zorunda. Kahramanların Wanda'nın hayatı üzerine konuşup bir karara varmaya çalışmaları, okuru da bu etik tartışmanın içine çekiyor. Okur doğru kararın ne olduğunu düşünürken bir başka vurucu olay gelişiyor. Kısacası, kurgunun aksiyonu bol ve şaşırtıcılığı yüksek; özellikle de son sayfaları... O son bölüm sizi şoka sokarken, devamını da bir an önce istemenize neden oluyor.


David Finch'in çizimleri favorim olsa da Olivier Coipel'inkileri de sevdim. Kendisi, detayları yakalayıp çizimlerine aktarmayı başarıyor. Renklendirme de hoşuma gitti. Temaya uygun tonlamalarla, olaylar arası ufak farklılıklar sağlanmıştı. Ayrıca House of M'de de, TNA'da gördüğümüz, bulanıklaştırma tekniği vardı. Fakat sadece hızı değil, görüş bulanıklığı gibi başka unsurları aktarmak için de bu teknik kullanılmıştı.


İki sayfayı da kaplayan çizimlerin bazılarında, sayfa aralarında çizim kaybı olmadığını fark ettim. Şöyle ki, sayfalar ciltlendiğinde iki sayfalık çizimlerin ortalarındaki birkaç milimlik kısımlar çoğu zaman sayfa arasında kalıyor ve görünmüyor. İşte, House of M'deki bazı iki sayfalık çizimlerde bunun olmadığı dikkatimi çekti. Çizimler, iki sayfanın birleştiği yerde tekrar edilmiş. Çizgi roman düzleştirilip dikiş arasına bakıldığında, iki tarafta da yan sayfanın çiziminin bir kısmının olduğu görülüyor. Çizgi roman okurken en büyük sıkıntımdan biri de, bu sayfa dikişlerinde kaybolan kısımları görememekti. Araya sıkışmış çizimleri görebilmek için genelde, çizgi romanı bükebildiğim kadar büküyorum. Ama bu durumda da dikişler zarar görüyor, sayfalar sırttan ayrılacakmış gibi duruyor. O yüzden, Marmara Çizgi'nin uyguladığı bu yöntemi takdir ediyorum. Gerçi bu sefer de, buna alışkın olmadığımdan sayfa aralarını açıp ne kadarlık kısmın yan sayfada olduğuna bakıyorum; kendini tekrar eden kısımları görünceye kadar sayfayı büküp bunların oluşturduğu genel çizimi inceliyorum. Üst üste gelmeyi kaçırmış, çakışamamış bu iki sayfalık çizimlerin ortaya çıkardığı görüntü beni eğlendiriyor filan :D Çizgi roman basan tüm yayınevleri bu taktiği kullanırsa, biz de buna alışmış oluruz ve benim yaptığım gibi, taktiğin amacına uygun olmayan hareketler sergileyerek çizgi romanımızı mahvetmeyiz ^_^


House of M'i favorilerim arasına sokan özelliği ise vurgularının unutulmamasıydı. Şu ana kadar okuduğum her çizgi romanda, nedense vurgular ya tamamen atlanmıştı ya da sadece cümle şeklinde olanlar korunmuştu. Ama House of M'de neredeyse her vurgunun korunduğunu gördüm. Evet, üşenmedim ve hepsini tek tek inceledim. İncelerken de inanılmaz keyif aldım çünkü atlanmadığını gördüğüm her vurgu, resmen beni kendimden geçirdi :) Hatta bazı vurguların çeviriye uygun olarak düzenlendiğini bile gördüm ki bu benim için, elimde dondurmayla tek boynuzlu ata binerek gökkuşağının üstünden kaymakla eşdeğer imkânsızlıkta ve güzellikte bir şey :D

Yazı tipi seçimini başarılı buldum. Marmara Çizgi, orijinaline çok yakın bir font kullanmıştı çizgi romanda; hatta aynı olduklarını bile düşünüyorum. Yazı tipini en ince ayrıntısına kadar incelemedim, fakat bazı ayırt edici özelliklerinin birbirine uyduğunu söyleyebilirim. Aynı yazı tipi olmasa bile orijinaline bu kadar benzeyenini bulup kullanmaları, baskıya gösterilen özeni kanıtlar nitelikte. Üstelik bu, çizgi romandaki bütün fontlar için geçerli.


Aynı şekilde, yazıların balon içi yerleştirmeleri de başarılıydı. Taşma veya balonlarda fazla boşluklara denk gelmedim. Bu konu, yazı tipi ve boyutuyla olduğu kadar çeviriyle de alakalı bir durum, aslında. O yüzden, çeviriyi de beğendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Ama çevirinin ayrıntısına inmek gerekirse... Bazı ünlemlerin aynı bırakıldığını, bazılarının ise dilimizdeki karşılıklarıyla değiştirildiğini fark ettim ki benim beklediğim de buydu. Konuşmalar gibi çizgi romanda bulunan diğer ögelerin, örneğin yukarıdaki fotoğrafta görülen gazetenin, çevirisi de başarılıydı.


House of M, mükemmelliği yeniden tanımlayacak nitelikte bir çizgi roman; kurgusu sürükleyici, çizimi başarılı ve basımı muhteşem! Vurgulara verilen önemden dolayı House of M'i ayrı bir yere koysam da bu çizgi romana tam puan vermemin asıl nedeni, hakkında söyleyecek olumsuz hiçbir düşüncemin olmaması. House of M, her açıdan beklentimin çok üstünde bir eser. Bu çizgi romanı, Marvel evreniyle ilgilenen herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum :)




post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , ,

Yorum: Brian Michael Bendis & David Finch - The New Avengers: Firar (New Avengers, #1)

Tür: Çizgi Roman
Goodreads Puanı: 4,02 (8.030 oy)
Orijinal Adı: The New Avengers: Breakout
Yayınevi: Gerekli Şeyler
Çeviri: Burç Üner
Basım Yılı: 2011
Sayfa Sayısı: 152
AVENGERS DAĞILMIŞTIR,
ZAMAN YENİ AVENGERS ZAMANIDIR.

Takımın en eski üyelerinden birinin saldırısı sonucu dağılan Avengers'ın yokluğunda karanlık planlar yürürlüğe konmuştur. Maksimum güvenlikli hapishane Raft'tan, Electro'nun güvenlik sistemini bozması sonucu yüzlerce süper güçlü suçlu New York'ta terör estirmek için serbest kalmıştır. Bu ortamda bir grup kahraman beklenmedik şekilde şehri kurtarmak için birlikte çalışmak zorunda kalır. Savaşın heyecanı içinde Avengers'ın boşluğunu dolduracak yeni bir takım oluşur: NEW AVENGERS.

Avengers Disassembled adlı macera ile dağılan ve Gizli Savaş ile tekrar bir araya geleceğinin sinyalini veren Avengers, şaşırtıcı karakterlerle yeniden toplanıyor. Wolverine, Captain America, Iron Man, Örümcek Adam, Spider Woman, Luke Cage ve Sentry klasik Avengers'ı 21. yüzyıla taşıyor.
The New Avengers serisi de fuardan aldığım çizgi romanlardandı. Ben aslında İç Savaş'ı okumak istiyordum. Ama çizgi romanı daha iyi anlayabilmek için öncesinde olanları da bilmem gerektiğini düşünmüştüm. O yüzden Gerekli Şeyler'in yayınladığı okuma sırasını inceleyip İç Savaş'a kadar olanları almıştım. TNA'ın ilk 4 çizgi romanı ise İç Savaş'tan önce olanları anlattığı için alınacaklar listemdeydi.

Şuradaki Yürüyen Ölüler yorumumda yaptığım gibi, TNA için de tek sayı görünümlü seri incelemesi yapmayı uygun buldum. Elimde serinin 4 sayısı olduğundan, diğer 3 çizgi romanı da okuduktan sonra Firar'ın yorumunu yazmak istedim. Kolektif'i dün bitirince kolları sıvadım ve inceleme için hazırlıklara başladım ^_^

Klasik uyarımı yapayım :D Yorumda spoiler vermedim fakat paylaştığım fotoğraflarda spoiler olabilir.


Firar, yeniden kurulan Avengers'ın oluşum sürecini işleyen bir çizgi roman. Nitekim serinin devamında, bu yeni üyelerden oluşan Avengers'ın maceraları yazılıp çiziliyor. Firar'ın kurgusunu ise beğendim; Avengers'ın bir araya gelişi, olay örgüsüne ustaca yedirilmişti. Çizgi romanda Gizli Savaş'tan bahsedilerek, olaylar arasında bağlantı kurulduğunu görmek de sevindirdi beni.

TNA'nın diğer sayılarının kurguları da güzeldi; Sentry dışındakilerin olay örgüsünü beğendim. Sentry'nin kurgusunu ise yavan buldum; hatta bu yüzden kitaba tam puan vermedim. Sentry'nin basımına bayılsam da olayların işlenişi basit gelmişti.

Kurgu bakımından favorim ise Kolektif oldu. Bunda, Kolektif'in House of M sonrası olanları anlatmasının payı büyük; zira House of M'deki o cliffhangerdan sonra, Kolektif'in sayfalarını büyük bir merakla çevirmiştim. Serinin sonraki sayılarının da benzer düzeydeki sürükleyicilikle ilerleyeceğini umuyorum.

House of M demişken... Serinin üçüncü sayısı Sırlar & Yalanlar'da bundan bahsedildiğini hatırlıyor gibiyim. Ama Gerekli Şeyler'in sıralamasında kendisi, Sırlar & Yalanlar'dan sonra geliyor. Bu konuda ufak bir kafa karışıklığım var; bilgisi olan, yazının altına yorum yazarak beni aydınlatabilir mi? Çizgi romanı okurken buna çok takılmamıştım ama, şimdi dönüp bakınca okuma sırasında bir hata olabileceğini düşünüyorum.


Serinin çizimlerini ağırlıklı olarak David Finch gerçekleştirmiş; Sentry ve Kolektif'in çizimleri ise ona ait değil. Alıştığımdan mıdır nedir, gözüm hep Finch'in çizimlerini arıyor; kendisinin kalemini daha çok beğeniyorum ben. Ama Kolektif'in çizim ve renklendirmesini de başarılı bulduğumu eklemeliyim.

İlk Firar'da gördüğüm ve TNA'nın sonraki sayılarında da karşılaştığım, çizimle ilgili hoşuma giden bir ayrıntı var... Hız, sarsıntı gibi harekete bağlı bazı değişkenleri sayfada göstermek için çizerler bulanıklaştırma tekniğini uygulamış. Yukarıdaki fotoğrafta bunun bir örneği var. Başta bu durum biraz göz yorsa da insan hemen alışıyor. Çizim ve renklerden daha fazlasını kullanarak böyle bir şey oluşturmak gerçekten de yaratıcı.

İnceleme için TNA'nın İngilizce basımlarına bir göz atmıştım da... Vurguların azlığı dikkatimi çekmişti. Bu yüzden bu sefer, bizdeki vurgu eksikliğine o kadar da takılmıyorum. Cümle biçiminde olan vurguların Gerekli Şeyler tarafından korunduğunu görmek yetti bana.


Fontlar ise ayrı bir konu... TNA'nın sayıları arasındaki konuşma fontlarının farklılığı göze çarpıyor. İlk sayı olan Firar'da kullanılan yazı tipini beğendiğimi söyleyemem; z harfi garip bir biçimde kalın gözüküyor. Aynı şekilde Firar'da, şapkalı a harflerinin de basılmadığını fark ettim. Neyse ki bu font, serinin sonraki sayılarında tercih edilmemişti. Seride hepsi büyük harfli yazı tipinin kullanılmasına ise alıştığımı söyleyebilirim; hatta, bu fontun seriye yakıştığını düşünüyorum :) Aynı şekilde, yer ve zaman belirtmede kullanılan yazı tiplerini de beğendim; tercih edilen fontlar, orijinaline yakın ve göz yormuyor.

Yazıların balon içi yerleştirmeleri de başarılı... Çeviriden dolayı bazı cümleler konuşma balonlarının içine ucu ucuna sığsa da, bunların olması normal. TNA'da ise bazı sayfalarda yazı tipinin küçültülmesiyle, bu sorunun önüne geçilmişti. Üstelik fontlar arası büyüklük farkı, sayfaların içine düşmedikçe öyle çok da belli olmuyor.

Çeviriden de kısaca bahsedeyim. Genel olarak, serinin çevirisini beğendim. Gerçi, Sentry'de bazı arka plan yazılarının çevrilmemesi gözüme batsa da serinin diğer sayılarında bununla pek karşılaşmadım.


The New Avengers, çizgi romana yeni başlayacaklar için muhteşem bir tercih! Olay örgüsünde kayıp yaşamamak için Avengers Dağıldı ve Gizli Savaş'ın okunması gerekiyor ama tek gereken de bunlar. İsteyen, önceki çizgi romanlara bakabilir fakat Avengers üyeleri değiştiği için klasik Avengers'ı ve eski maceraları illa da bilmek gerekmiyor. Sadece, sayılar arasına giren bazı çizgi romanlara dikkat edilmeli. Bunları yaptıktan sonra, kurgusu sürükleyici ve çizimleri müthiş bu serinin sayfaları arasında kaybolmak o kadar da zor olmayacaktır.




post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , ,

Yorum: Brian Michael Bendis & Gabriele Dell'Otto - Gizli Savaş (Secret War, #1-5)

Tür: Çizgi Roman
Goodreads Puanı: 3,72 (2.468 oy)
Orijinal Adı: Secret War
Yayınevi: Gerekli Şeyler
Çeviri: Burç Üner
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 136
Örümcek Adam, Wolverine, Captain America, Daredevil, Luke Cage ve Black Widow Marvel Evreni'nin en karanlık döneminde bir araya geliyor!
En ölümcül canilerin birbiriyle bağlantıları olduğunu anlayan Nick Fury, hayatının en büyük kumarını oynayıp A.B.D. hükümetinden gizli, kahramanlardan ve mutantlardan oluşan bir ekip topluyor. Ya her şeyi kaybedecek ya da her şeyi kazanacak.
New Avengers (Yeni İntikamcılar) ilk defa bu macerada gayriresmi olsa da bir araya geliyorlar. Marvel Evreni'nde yeni bir dönem şimdi başlıyor.
Gerekli Şeyler'in yayınladığı Avengers okuma sırasına göz atıp ilk 8 çizgi romanı fuardan almıştım; Gizli Savaş da aldıklarımdan biriydi. Listenin ilk çizgi romanı Avengers Dağıldı'yı geçenlerde yorumlamıştım, incelemeye buradan ulaşabilirsiniz. Yorumu yazmak için çizgi romana şöyle bir göz gezdirmiştim; iyi de yapmışım zira çoğu şeyi unuttuğumu görmüştüm. Yorumun hemen ardından Gizli Savaş'a başladım ve çizgi romanı bir günde bitirdim.

Yazının devamında çizgi romandan fotoğraflar bulunuyor. Yorumumda spoiler yok fakat fotoğraflarda spoiler olabileceğini belirtip yorumuma geçiyorum ^_^


Kurguya bayıldım desem, abartmış sayılmam... Gizli Savaş, karakteri bol bir çizgi roman. Fakat benim hoşuma giden unsur, karakterlerin hikayeyi doldurmak için kullanılmamış olmasıydı. Neredeyse hepsi, kurguya ağırlığını koymayı başarıyor ve hikayede gerçekten de aktif rollerde bulunuyorlar. Bunun yanında, karakter gelişimleri ve her birinin kişiliği de çok iyi yansıtılmıştı. Özellikle Fury'nin kişiliğinin eksiksiz bir biçimde anlatıldığını düşünüyorum.

Kurgunun zaman çizelgesi ise biraz karışık; geçmiş ve şimdiki zamanın iç içe olduğu bir anlatım tercih edilmiş. Bu yüzden başlarda, hangi olaylar geçmişe ait ve hangileri şimdi yaşanıyor ayırt edemedim. Hatta bir noktaya kadar, geçmişte yaşanan olayların aslında gelecekte yaşanacağını bile düşündüm. Gizli Savaş bu açıdan kafa karıştırıcı olsa da, böyle yaparak sürpriz unsurunu yükseltmiş oldu. Olayların ait olduğu zaman dilimleri ortaya çıktıkça şaşırdım ben de. Buna ek olarak, çizgi romanın geneline yayılmış bir gizem vardı. Taşların yerine oturmasıyla, zamansal karışıklıklar gibi bu gizem de çözüldü ve asıl şoku ondan sonra yaşadım :D Kısacası, Gizli Savaş beni sürekli şaşırtan ve sayfaları büyük bir merakla çevirmemi sağlayan bir çizgi romandı.

Gizli Savaş'ın çizim tekniğini ve renklendirmesini çok farklı buldum. Her bir sayfa, adeta yağlı boya tablosunu andırıyordu benim için. Çizimlere genel olarak baktığımda gördüğüm bir diğer şey de hissettirilen o karanlık atmosferdi. Çizim tekniği ile kullanılan ağır renkler, kıyamet sonrasının kasvetli havasını hissettirdi bana. Fakat bütün bunlar beni boğmadı; süper kahramanların sahip olduğu güçlerle gelen sorumlulukları ve yaşananların ciddiyetini kavramamı sağladı.


Gizli Savaş'ın basımını kurgusu ve çizimleri kadar beğenmedim. Özellikle yazıların balon için konumları daha iyi olabilirdi. Cümlelerin bazıları balona ucu ucuna sığmıştı, bazılarında ise balon içinde biraz fazla boşluk bırakılmıştı; tam oturmuş diyebileceğim çok az yazı-balon ikilisi vardı. Yukarıdaki resimde ne demek istediğim daha iyi anlaşılıyordur... Çeviri nedeniyle yazılar, balon içine çok iyi yerleştirilemeyebilir. Ama yine Gerekli Şeyler'den çıkan ve tüm yazıları balon içine başarıyla konumlandırılan çizgi romanlar da okudum. Daha kaliteli bir iş çıkaracaklarını bildiğimden, bu konuyu yabana atamıyorum.

Çizgi romanın yazı tipi genel olarak değiştirilmişti. Konuşma balonlarında kullanılan yazı tipi orijinaline yakın olsa da, sadece büyük harfin olduğu bir font kullanıldığından bu benzerlik hemen fark edilmiyor. Böyle bir yazı tipinin tercih edilmesiyle vurgu konusunda bazı sorunlar da ortaya çıkıyor. Sayfanın köşesinde yeri ve zamanı belirten kelimelerin yazı tipleri arasındaki farklılık ise göze çarpan cinsten... Orijinalinde tekno tarzda bir yazı tipi kullanılırken bizde çok daha basit bir font tercih edilmiş. Aradaki farkı görmek isteyenler, ilk bölümde yer alan "S.H.I.E.L.D. Helicarrier" yazısına ve devamına bakabilir; bir tek bu iki kelime aynı bırakılmıştı, yer ve zaman açıklayan diğer kelimeler çevrildiğinden bunlar için başka bir font kullanılmıştı. Kurgu çok akıcı olduğundan bu ayrıntıları okurken fark etmedim ben; bu tür ayrıntılara çizgi romanların yorumları için hazırlık yaparken dikkat ediyorum genelde. Bu yüzden, tercih edilen yazı tiplerinin dikkat dağıtmadığını ve okuması zor olmadığını söyleyebilirim.


Gizli Savaş'ın çevirisi fena değildi; argo kelimeleri ve bazı küfürleri sansürsüz bir şekilde çevirmeleri hoşuma gitmedi desem, yalan olur :D Fakat, orijinalinde sansürlenmiş bazı kelimeleri sansürsüz olarak çevirmeleri hakkında neler hissedeceğimi bilmiyorum... Çeviri konusunda benim canımı sıkan önemli hususlardan biri, fotoğrafta da görüldüğü gibi, çizimlerde yer alan arka plan yazılarının olduğu gibi bırakılmasıydı. Bunlar da çevrilseydi, harika olurdu. Gizli Savaş'ı olağanüstü yapacak şey ise, orijinalinde bulunan birkaç sayfalık S.H.I.E.L.D. dosyasına ve bazı konuşmalara bizde de yer verilmesi... 5. bölümün başında, Fury ve Daisy ile ilgili dosyalar bulunuyor ki bunlar muhtemelen kurguya ait bilgiler. Aynı bölümün sonunda ise yine S.H.I.E.L.D. ile ilgili ve yine kurguya ait bazı konuşma dökümleri var. Çizgi romanın sonuna iki kahraman çizimi koymak yerine bunlar da pekala konabilirdi diye düşünüyorum. Ama bir yandan, bunların çizgi romandan çıkarılmasının bir nedeni olabilir mi diye de düşünmeden edemiyorum...

Çizgi romanların çevirisinde, vurguya diğer ögelerde olduğu kadar dikkat edilmemesine artık alışmıştım. Gizli Savaş'ın orijinalinde ise düşündüğüm kadar çok vurgunun olmaması beni şaşırttı. Ama var olan az sayıdaki vurgular da -birkaç kelimelik cümleler dışında- pek korunmamıştı. Yazının öncesinde bahsettiğim vurgu sorunu ise şu: Büyük harfleri içeren bir font kullanılmasından dolayı, orijinalinde büyük harfler kullanılarak verilen vurgu bizde kalınlaştırarak verilmeye çalışılmıştı.


Gizli Savaş, kurgusuna ve çizimlerine bayıldığım bir çizgi romandı. Çeviri konusunda birkaç pürüz vardı; çizgi romanın basımı da favorilerimdendi, diyemem. Fakat kurgu o kadar sürükleyici, çizimler o kadar muhteşem ki başka hiçbir şeyin önemi kalmıyor; en azından benim için kalmadı :) Gizli Savaş, The New Avengers öncesi olanlara ışık tuttuğu için Gerekli Şeyler'in okuma sırasını takip edenlerin bu çizgi romanı atlamaması gerektiğini düşünüyorum. Gizli Savaş, listeye uymayanlar için de bulunmaz nimet zira farklı çizim tekniği ve derin kurgusuyla herkesin beğeniyle okuyabileceği bir eser ^_^




post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , ,

Yorum: Brian Michael Bendis & David Finch - Avengers Dağıldı (Avengers Vol. III)

Tür: Çizgi Roman
Goodreads Puanı: 3,83 (3.980 oy)
Orijinal Adı: Avengers Disassembled
Yayınevi: Gerekli Şeyler
Çeviri: İlke Keskin
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 164
Her şey öldü sanılan takım üyesinin ölümden dönmesi ile başladı. Ve bittiğinde Avengers hakkında bildiklerinizin hepsi değişecek.

Dünyanın en güçlü kahramanları, etraflarındaki şok edici trajedi ile mücadele ederken, takım tarihinin en kötü gününü yaşıyorlar. Bunun arkasında kim ve neden var? Takımı parçalayabilecek mi? Kimler Avengers'in en büyük düşmanının elinde hayatını kaybedecek?

Gelmiş geçmiş bütün Avengers tehlikede... hem de tamamı!
Avengers Dağıldı, kitap fuarından aldığım çizgi romanlardandı. Gerekli Şeyler'in yayınladığı Avengers okuma sırasını göz önüne alarak, listedeki ilk 8 çizgi romanı birden almıştım. Listenin ilk çizgi romanı Avengers Dağıldı'ya nisan sonu gibi başlamış, bir hafta içinde bitirmiştim. Yorumunu ise yazmayı unuttuğumu dün, listedeki ikinci çizgi romanı, Gizli Savaş'ı okumaya başlayınca fark ettim :D Muhtemelen ben bunun yorumunu, Gizli Savaş'ı ve hatta sonraki birkaç çizgi romanı okuduktan sonra yazmayı planlamış olmalıyım; unuttuğuma ihtimal vermek istemiyorum ^_^ Her neyse, işte bu yüzden Avengers Dağıldı'nın incelemesi gecikti.

İnceleme için kitabı tekrar okumadığımı, şöyle bir göz attığımı da belirtmek istiyorum. Ayrıca, yazının devamında spoiler sayılabilecek fotoğraflar bulunuyor; yazıda ise spoiler bulunmuyor ^_^


Avengers Dağıldı'da vurucu bir giriş yapılıyor. Şöyle ki, daha ilk sayfada heyecan dolu bir olayla başlıyor kitap ve bu, buz dağının görünen yüzü... Devamında felaketler dizisi, yıkıcılığını arttırarak olay örgüsünde kendine yer buluyor. Bu açıdan bakıldığında, Avengers Dağıldı'nın aksiyonu çok yüksek. Kahramanlar sürekli bir olayla uğraşıyor ve çoğu zaman biri bitmeden bir diğer olayla başa çıkmaları gerekiyor. Avengers Dağıldı'nın Avengers çizgi romanlarına başlamak için iyi bir tercih olduğunu söylediklerinde, girişin daha yumuşak olacağını varsaymıştım ben. Bu yüzden, böyle bir tempoyu beklemiyordum. Yine de, okudukça alıştım ve kendimi kurguda kaybetmem çok uzun sürmedi :)

Kurgunun gözü pekliği çok hoşuma gitti; yazarın, kahramanları öldürmekten çekinmemesini sevdim. Her süper kahramanın günü kurtardığı ve sonunda en az hasarla evlerine dağıldığı olay örgülerini yapay buluyorum. Avengers Dağıldı'nın kurgusunu gerçekçi buldum ve bu bakımdan beğendim. Fakat bu demek değil ki kahramanların ölümlerini, başlarından geçen felaketleri okurken üzülmedim... Çizgi romanın özellikle sonu çok dokunaklıydı, ama bir yandan da olması gereken buydu diye düşünüyorum.

Bu dünyada geçen bir başka Marvel çizgi romanı okumadığım halde, Avengers Dağıldı'nın neden iyi bir başlangıç sayıldığını anlıyorum. Önceki olayların hikâyeye başarıyla yedirildiği görülüyor; bu sayede, önceki çizgi romanları okumayanlar olaylara çok yabancı kalmıyor. Yine de ben, bir şeyler kaçırdığım hissini üzerimden atamadım. Gerçi, bunun bana özgü olması muhtemel... Zira ben başladım mı, tam başlamak istemiştim; bulabildiğim en eski Marvel çizgi romanıyla bu evrene giriş yapmak, o zamanlar yerinde bir karar gibi gözükmüştü gözüme :D Olaylara ortadan daldığım düşüncesinden kurtulmam için biraz daha okuma yapmam ve listedeki diğer çizgi romanlarla haşır neşir olmam gerekiyor, sanırım :)


Çizgi romanın basımını da kurgusu kadar, belki de daha fazla beğendim. Özellikle çizimlere bayıldım! Çizimler o kadar ayrıntılı ki, incelemeden duramadım. Aynı şekilde tonlamayı da başarılı buldum; tüm o felaketlerden doğan karanlık havayı hissettirebiliyor. Sonlara doğru eski sayılardan çizimlere yer verilmesi de çok hoştu :) Serinin eski okurları bu sayfalarda nostaljik hissetmiş olabilir; benim gibi yeni başlayanlar için ise bu sayfalar, eski takıma veda niteliğindeydi.

Avengers Dağıldı'nın font, vurgu ve çevirisini incelemek için İngilizcesine de baktım. Normal konuşma balonlarındaki fontların aynı olduğunu söyleyemeyeceğim. Fakat Gerekli Şeyler'in kullandığı yazı tipi, orijinalinden çok da farklı değildi. İkisini yan yana tutmak gerekiyor, fontlar arasındaki farkı görebilmek için. Balon dışındaki yazıların fontları için de aynısı geçerli... Seçilen yazı tipleri okuması kolay ve orijinaline yakın tasarımlara sahip olduğundan, font seçimlerini yerinde buldum. Ayrıca, yazıların balon içinde iyi konumlandırıldığını; balon dışına çıkmadığını da fark ettim. Hatta birkaç yerde, taşma olmaması için balonlar genişletilmişti bile...


Vurgu konusunda Avengers Dağıldı, o kadar da başarılı değil... Örnek vermek gerekirse, yukarıdaki fotoğrafta Ant-Man'in konuşma balonları var. Orijinalinde Ant-Man'in cümleleri kalın olarak yazılmış; bizde ise bunun gibi bazı vurgulu kelimeler göz ardı edilmiş. Vurguların da en az çizimler kadar önemli olduğunu düşünüyorum... Çizimler nasıl karakterlerin fiziksel özelliklerini, o anki duygu durumlarının dışa vuruşunu yansıtıyorsa; vurgular da neyi, ne şekilde söylediklerini ifade ediyor. Orijinalinden okurken ben, Ant-Man'in iliklerine kadar öfkeli olduğunu hissetmiştim; bizdekini okurken ise Ant-Man'in öfkesini doğru bir şekilde tahmin etmeyi geçtim kendisinin şaşkın, hatta heyecanlı olabileceğini düşünmüştüm. Tabii bu, Avengers Dağıldı'da vurgu için verebileceğin en uç örneklerden biri... Diğer sayfalarda vurgular genelde birkaç kelimede bulunduğundan, bunları görmezden gelmek daha kolay oldu. She-Hulk'un öfkeden kudurduğu ve sonuna doğru patladığı bir konuşma balonunda olduğu gibi tek kelimeden oluşan, vurgulu bazı cümlelerde ise vurguların korunduğunu gördüm.

Avengers Dağıldı'nın çevirisi fena değildi; özellikle, duygu belirten ünlemlerde ve bazı cümlelerde ben olsam farklı çevirirdim dediğim oldu... Konuşma balonları dışındaki, çizimin bir parçası olan yazıların çevrilmesi ise çok iyi olmuş; böyle ayrıntılara dikkat etmeleri güzel ^_^ Hatalarını kolluyormuşum gibi olacak ama; dikkatimi çekti ve ben de belirtmeden geçmek istemiyorum... Son sayfadaki çizimde, sağ üstte çevrilmemiş bir pankart var. Çevrilmediğini düşünüyorum, çünkü yazı tipinden rengine kadar her şeyi aynı... Pankarttan pek bir şey de anlamadım, açıkçası; belki Gerekli Şeyler ekibi de bir anlam veremediğinden o pankartı aynı bırakmak istemiş olabilir... Yine de, hata ise düzeltilmesi için belirtmem gerektiğini düşündüm :)


Avengers Dağıldı ile Marvel evrenine sert ama etkili bir giriş yaptım. Ayrıntılı çizimleri ve yüksek aksiyonu ile Avengers Dağıldı, bana biraz fazla gelse de önceki olayları toparlaması açısından iyi bir başlangıç kitabı. Bütün bunlardan sonra kahramanları ve dünyayı nelerin beklediğini çok merak ediyorum. Avengers dünyasına giriş yapmak isteyenlere, Avengers Dağıldı'yla birlikte okuma sırasındaki ikinci çizgi roman olan Gizli Savaş'ı da almalarını tavsiye ediyorum. Zira böyle bir sonun ardından, sıradaki çizgi roman için deli olacaksınız :D




post signature
Paylaş:
Devamını Oku