28 Kasım 2013 Perşembe

Yorum: Tess Gerritsen - Cerrah (Rizzoli & Isles, #1)

Tür: Gerilim, Gizem, Korku, Polisiye
Goodreads Puanı: 4,06 (44.974 oy)
Orijinal Adı: The Surgeon
Yayınevi: Doğan Kitap
Çeviri: Ali Cevat Akkoyunlu
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 276

Cerrah bizimle konuşuyor. Ve bu tedirgin edici sohbetten kan sızıyor...

Bu romanın her satırından kan sızıyor... Kitaba adını veren, planlı ve kanlı katil Cerrah gerilimi her an ayakta tutuyor.

Dr. Catherine Cordell Savannah'da seri cinayetler işleyen bir katilin vahşi saldırısına uğramıştır. Saldırgandan onu silahla vurarak kurtulmayı başarmıştır. Şimdi Boston'dadır. Ancak başka bir katil bu kentte de gerilim yaratmaktadır. Kadınların rahimlerini kesip alan ve korkunç işkencelere tabi tutan adama Cerrah adı verilmektedir. Catherine Cordell birdenbire bu katilin de hedefi haline gelecektir.

Çok satanlar listesinin müdavimlerinden Tess Gerritsen'in insan bedenini ve ruhunu en ince ayrıntısına kadar tarif ettiği tıbbî gerilim romanlarından beşincisi olan Cerrah, inandırıcı kahramanları, sürükleyici diyalogları ve sürekli tırmanan gerilim duygusuyla bu türü sevenlerin hayran olacağı tarzda bir roman. Doğan Kitap'ın yılın gerilim romanı olmasını beklediği Cerrah'da Gerritsen tıpkı kahramanının neşterini kullandığı gibi kalemini ustaca oynatıyor.

"Tüyler üpertici... Cerrah okuru daha ilk sayfadan avucunun içine alacaktır."
- Chiago Tribune

"Yüreğinizin çarpmasına, nabzınızın hızlanmasına hazırlanın... Eğer aradığınız yüksek voltajlı gerilimse, doğru kitabı buldunuz demektir."
- Romantic Times

"Sürükleyici... Kitabı okurken kapınızın kilidini bir daha kontrol edeceksiniz."
- The Gazette
Tess Gerritsen'ı, Günahkar kitabı ile keşfetmiştim. Kitabın, bir seriye dahil olduğunu biliyordum fakat kitapların arasında çok fazla bağlantının olmadığını duymuştum, bu yüzden de Rizzoli & Isles serisinin ilk kitabı Cerrah'ı edinmek için acele etmedim. Şimdi ise, keşke seriye daha önce başlasaydım diyorum.

Okuduğum ilk Tess Gerritsen kitabı Günahkar'dı, kitabı severek okumuştum. Seriden esinlenerek oluşturulan dizi Rizzoli & Isles'ı da takip ediyorum. Sanırım, bu yüzden Cerrah'tan beklentim çok fazlaydı. Karşımda kendini ispat etmeye çalışan, acemi bir Rizzoli görünce çok şaşırdım. Bu kitapta Dr. Isles'ı da bulamayınca kitabı yarım bırakıp, daha sonra okumak üzere kitaplığıma kaldırmayı bile düşündüm. Ama kurgu, beni kendine bağladı. Hayal kırıklığına da üzerimden atınca kitabı bir çırpıda bitiriverdim.

Yazarın kurgulama becerisi takdire şayan! Katilin kim olduğunu diziden öğrenmiştim ben, fakat buna rağmen katilin nasıl ortaya çıkacağını, katil ile cinayetlerin bağlantısının nasıl kurulacağını öğrenmek için sabırsızlandım. Yazarın asıl mesleğinin doktorluk olmasına rağmen, kitapta verilen tıbbi bilgilerin anlaşılır olması da kurgunun bu kadar başarılı olmasının bir diğer nedeni. Betimlemeler ise oldukça gerçekçi ve okuyucuyu sıkmayacak düzeydeydi.

Kitaptan beklentimin çok fazla olduğunu söylemiştim. Aslında kitaptan değil de karakterlerden, özellikle Rizzoli'den çok şey beklemiştim. Beklentilerimin tam tersi bir Rizzoli'yi görünce biraz şaşırdım. Yine de, bir karakterin geçirdiği değişimi okumak keyifliydi.

Kitabın kapağından da bahsetmek istiyorum. Cerrah'ın ilk basımı yine Doğan Kitap tarafından 2005 yılında yapılmış. 2013 basımı için ise kapak değişikliğine gidilmiş ve içerik ile pek örtüşmese de göze daha çok hitap eden bir kapak kullanılmış. Kitabı, sırf kapağı yüzünden alma taraftarı değildim ben; bu yüzden kapağın değiştirilmesine çok sevindim.

Cerrah, gerek kurgu gerekse betimlemeler bakımından bir seri için oldukça iyi bir giriş kitabıydı. Rizzoli & Isles'ı izleyip Tess Gerritsen'ın aynı isimli serisine başlamayı düşünüyorsanız, en azından serinin ilk kitabı için beklentinizi yüksek tutmayın derim.



Her bakımdan normal insanlar olarak diğerlerinin arasında dolaşıyoruz; uygarlığın steril sargılarına sarılıp mumyalanmayı reddettiğimiz için belki de herkesten daha da normaliz. Kan gördüğümüzde, başımızı çevirmiyoruz. Kanın ışıltılı güzelliğini tanıyor, ilkel çekiciliğini hissediyoruz. Bir kazanın yanından geçerken kendini tutamayıp kan görmek için bakan herkes, bunu anlar. İğrenmenin, kafasını çevirme isteğinin altında, soluk alıp veren çok daha büyük bir güç var. Çekicilik. Hepimiz bakmak istiyoruz. Ama bunu kabul etmeye hazır olanlarımız çok değil.





post signature

6 yorum:

  1. Ben diziyi çok severek izliyorum. Ama İsles olmadan olmaz ya onun giyinip kuşanı, topuklular ve çantasıyla dolaşmasını izlemek büyük bir keyif. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dizide, Rizzoli favorim ama kendisini Isles olmadan düşünemiyorum ben de :D

      Sil
  2. Dizisini izlemeden önce kitabı okusaydın eminim daha çok severdin. Şunu da belirtmeliyim seriye devam ettikçe kitaplarla dizi arasındaki uçurumu daha net görüceksin, ben kitap uyarlaması olarak düşünmüyorum diziyi. ^^

    not: Diziyi daha çok seviyorum ben! :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke önce kitabını okusaydım diyorum, o zaman bu kadar çok şaşırmazdım. Daha ilk kitapta, diziden farklılaşan birçok nokta var, sanırım artık ben de dizisiyle kitabını ayıracağım.

      Seriyi okuyayım, bakalım olaylar nasıl gelişecek. Şimdilik benim de favorim dizi :D

      Sil
  3. Rizzoli, ve isles serileri mükemmeldir..

    YanıtlaSil
  4. Merhaba.Bence de kitabı daha önce okusaydın daha iyi olurdu.Çünkü dizi ile kitabın alakası yok.Çünkü dizi Çırak kitabı ile başlamış ve diğer kitaplardan neredeyse hiçbir şey barındırmıyor içinde.Ben kitapları daha çok seviyorum.Diziye ise nedense alışamadım.Rizzoli favorimdir,İsles'a ise ısınamıyorum.Yorumun için teşekkürler.Bloğuma bir göz at derim. :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...