11 Şubat 2013 Pazartesi

Yorum: The Time Traveler's Wife (2009)


Maceracı ruhlu Henry DeTamble'ın çok nadir rastlanan genetik bir bozukluğu vardır. Henry, istem dışı kendi hayatının farklı dönemlerine seyahat edebilmektedir. Bu farklı zamanlara yaptığı yolculukların birinde gelecekte eşi olacak 6 yaşındaki Clare Abshire ile tanışır.
Ressam olan Clare, yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında uzun süredir beklediği Henry ile evlenir. Başta Henry'nin aniden ortadan kaybolmalarının üstesinden gelebileceğini düşünen Clare giderek yalnız kalmaya başladıkça aşkını da sınamak zorunda kalacaktır.

Bu film çıktığından beri kendisiyle aramda çok ilginç bir etkileşim var. Filmi ne zaman izlemek istesem mutlaka bir şeyler girdi araya. Sinemada izlemek istemiştim ama paramı kitaplara yatırdığımı unutmuştum :D Film, sinemalardan kaldırılınca dvd olarak izlemeyi düşündüm, bir kaç yerden almaya çalıştığımda görevliler filmin dvdsini bulamadı. İnternetten izlemek istediğimdeyse ya elektrikler gitti ya da bilgisayarım kendini kapattı :D Evrenin tüm engellemelerine rağmen dvdyi tesadüf eseri edindim ve filmi de dün gece izledim :)
Bu arada, Show Tv bu filmi şubat ayı filmlerinden biri olarak yayınlayacakmış, eh tabii ben filmi izledim ya hemen yayınlasınlar :D
Kitabını henüz okumadım, umarım kitabıyla da aramda bu tarz etkileşimler olmaz :D
Devamı spoiler içerir.

   Henry bir zaman yolcusudur. 6 yaşında bir trafik kazasından arabadan yok olarak kurtulur ve bu zamandan beri de zamanda yolculuk yapmaya başlar. Geçmişte ve gelecekte kendisiyle bağlantılı yer ve kişilere gider. Henry'nin ziyaret ettiği kişilerden biri de gelecekteki eşi Clare'dir. Daha sonraki karşılaşmalarında ise Clare büyümüş ve genç bir kadın olmuştur, Henry ise Clare'in küçükken gördüğünden daha gençtir. Evlenirler ve her şeye rağmen ilişkilerini devam ettirmeye çalışırlar.
   İçinde azıcık da olsa fantastik/bilim kurgu olan filmleri dram/romantik-komedi dahi olsalar izleyebiliyorum; Zaman Yolcusunun Karısı da bu tarz bir filmdi. Tabii ben ikilinin evlendiklerine sevinmek yerine Henry'nin zaman yolculuğunun neden o trafik kazasında başladığını düşünmekteydim; yani filmin dram kısmından ziyade fantastik kısmıyla daha çok ilgiliydim.    
   Henry'nin zaman yolculuğunun neden o zaman başladığını merak etmiştim ve bu sorunun cevabını alacağımı ummuştum. Aklıma takılan en büyük soru buydu, diğerlerini üç aşağı beş yukarı tahmin etmiştim. Ama tahmin etmediğim bir şey vardı: Henry'nin ölümü. Genelde mutlu sonla biten filmlere alışkın olduğumdan Henry'nin kendi ölümünden kaçacağını düşünmüştüm, umarım kitaptaki son filmdekinden farklıdır.

   Henry'nin düğünden hemen önce kaybolması ve Clare'in gelecekteki, saçlarına aklar düşmüş Henry'le evlenmesi şaşırtıcıydı. Davetliler buna bir anlam verememişken ben de Clare gibi, evlendiği orta yaşlı Henry'le asılında evlenmesi gereken daha genç Henry'nin aynı sayılıp sayılmayacağını ve bu durumun tek eşliliğe uygun olup olmadığını düşünüyordum :D


   Henry ve Clare'in kızının da zaman yolcusu olması beklediğim bir şeydi ama bunu kontrol etmesi ince düşünülmüş bir ayrıntıydı, sevdim :)
   Bilim kurgudan ziyade aşk konulu bir filmmiş gibi bakıldığında çok başarılı bulduğum bir filmdi. Benim gibi, romantik filmleri fantastik/bilim kurgu ögeleri olmadan izlemeyi sevmeyenlere tavsiye ediyorum :)

Fragmana göz atmak isterseniz...


0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...