April Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
April Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
, , , , , , , ,

Yorum: Alper Canıgüz - Cehennem Çiçeği (Alper Kamu, #2)


Tür: Mizah, Polisiye, Türk Edebiyatı
Goodreads Puanı: 4.37 (142 oy)
Orijinal Adı: -
Yayınevi: April Yayınları
Çeviri: -
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 221
"Bilirsiniz, insanlar doğar, ölür ve sonra büyür."

Dünyanın en küçük dedektifi geri döndü.
Alper Kamu 9 yıl sonra, hâlâ 5 yaşında.

Alper Canıgüz'ün eşsiz kahramanı Alper Kamu'yla birlikte her türlü şiddetin hüküm sürdüğü bir atmosferde, kırık hayatların, küllenmiş aşkların ve daha nice esrarın peşinde kara mizahla yüklü yeni bir yolculuğa çıkıyoruz.

Kahramanımız, bu kez bir çocuğun ölümü ve eski bir aşk hikayesinin ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmak için uğraşırken, "İnsanlığa dair kavrayışımızı biraz daha ileri götürmeyecekse bir cinayeti çözmenin ne anlamı var ki?" diyen bir dedektife yakışacak şekilde, adalet kavramımızı sorguluyor.

Alper Kamu Cehennem Çiçeği; ilk üç romanıyla edebiyatımızda kendine özgü ayrıcalıklı bir yer edinen Alper Canıgüz'den kahkaha ve gözyaşının iç içe geçtiği büyülü bir serüven.
Birkaç yıl önce, serinin ilk kitabı Oğullar ve Rencide Ruhlar'a denk gelmiştim. Fakat genelde fantastik türünde kitaplar okuduğumdan ve Türk yazarların kitaplarını pek tercih etmediğimden kitabı almamıştım. Geçen aylarda April Yayınları, Alper Canıgüz'ün yeni çıkan kitabını göndermişti. Ben de bu sayede yazarla tanıştım ve kitabını çok sevdim.

Kitaba başlamadan önce, serinin ilk kitabını okumadığım için biraz tereddüt ettim. Fakat Cehennem Çiçeği'nin ilk kitapla arasında çok fazla bağlantı yoktu. Sanırım, ikisi de birbirinden bağımsız konuları ele alıyor. Ama iki kitabın bazı ortak karakterleri ve olayları mevcut. Bu durumlarda ise sayfanın altına dipnot eklenmiş oluyor ve sözü edilen karakterin veya olayın nereye ait olduğu açıklanıyor.

Kitabı severek okumamdaki en büyük etken, ana karakter Alper Kamu. Büyümüş de küçülmüş diye tabir edilen çocuklardan biri oluyor kendisi. Henüz 5 yaşında ama boyundan büyük laflar ediyor, içki ve sigara içiyor, küfür ediyor, polislerin çözemediği davalara el atıp olayları aydınlığa kavuşturuyor. Yazar Alper Canıgüz, böylesine sıra dışı ama aynı zamanda bizden biri olan karakteri yarattığı için kocaman bir alkışı hak ediyor.

Kitapta Alper Kamu gibi okuyucuyu gülümsetmeyi başaran diğer ögelerden biri, yazarın Türk insanı üzerine yaptığı müthiş tespitler: bir annenin oğlunun doğumu için kimin ne taktığının hesabını tutması, çocukların mahalleler arasında süren savaşları, bir oğlan çocuğunun annesi tarafından kızarana kadar çitilendiği banyolar, yeşil alanlarda yapılan mangallı piknikler ve daha niceleri... Ayrıca kitapta, ülkemizde yakın zamanda yaşanmış bazı olaylara ait dokundurmalar da var. Yazarın bu kısımları ele alış biçimi de bu kitabın sevdiğim bir diğer özelliğiydi.

Kitabın kapağından da bahsetmek istiyorum. Kitaba ilk dokunduğumda kapakta bir sorun olduğunu sanmıştım. Fakat daha sonra bu garip hissin kapaktan kaynaklandığını anladım. Kitabın ön ve arka kapağında kadifemsi bir dokuyla karşılaştım. Kapak için neden bu tarz bir kağıdın kullanıldığını bilmiyorum ama hem kapağı hem de kapağın verdiği o hissi sevdim ben ^_^

Alper Kamu, Alper Canıgüz'ün mizahi üslubuyla şekilleniyor; bu afacan karakter, polisiye ile birleşince ise ortaya hem güldüren hem de düşündüren bir kitap çıkıyor. Cehennem Çiçeği'ni, yabancı yazarların kitaplarından sıkılanlara ve Türk yazarların kitaplarını okumak isteyenlere tavsiye ediyorum :)



Gerçekleri ifşa etmenin, ta en başından beri korktuğum gibi, pek çok insanı büsbütün mutsuz kılacağının farkındaydım. Belki de bildiklerimi kendime saklamam, herkesin ve her şeyin benim müdahalemden bağımsız, kendi doğal akışıyla mahvolmasını beklemem daha doğruydu. Bir an önce bir karara varmalıydım. Kibirli bir alçak mı olacaktım, konformist bir alçak mı? Siz de düşünürseniz, seçme özgürlüğü zannettiğiniz şeyin ekseriyetle ölümlerden ölüm beğenmek olduğunu fark edeceksiniz.





post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , ,

Yorum: Lorraine Freeney & Tara McCarthy - Şahane Hatalar Cumartesi


Kitabın Adı: Şahane Hatalar Cumartesi
Yazarı: Lorraine Freeney & Tara McCarthy
Yayınevi: April Yayınları
Orijinal Adı: Big Night Out
Çeviri: Avi Pardo
Basım Yılı: Mayıs 2013, 1. Baskı
Sayfa Sayısı: 424

Şahane Hatalar'ın ilk iki kitabını okumuştum fakat pek beğenmemiştim. Bu yüzden, Şahane Hatalar Cumartesi'ye de bu ön yargıyla başladım. Fakat bu kitabı, diğer Şahane Hatalar'dan daha çok sevdim.
Devamı spoiler içerir.

Şahane Hatalar, diğer kitaplardan okuma şekli bakımından ayrılıyor. Kitabın ilk sayfasından okumaya başlıyorsunuz. Bölümün sonunda sizden bir tercih yapmanız bekleniyor. Yaptığınız tercihe göre belirtilen sayfa numarasından okumaya devam ediyorsunuz. Sonuç olarak kitaptaki olaylar sizin tercihlerinize göre ilerliyor. Şahane Hatalar Cumartesi'nde de olaylar okuyucunun tercihlerine göre ilerliyor. Tek fark, giriş bölümünde okuyucuya, okumak istediği karakterin cinsiyetini seçme şansı tanınıyor. Kitabın girişinde olaylar bir adamın ağzından anlatılsa da adamın yanında bir kadın karakter de mevcut, ikisi de cumartesi gecesi için ayrı mekanlara gidecekler. Okuyucu, hangi cinsiyetteki karakteri okumak istiyorsa seçimini yapıyor ve kitaba başlamış oluyor.

Okuyucuyla aynı cinsiyette olmayan ana karakterin, okuyucuyla karakterin bütünleşmesine ortam hazırlamadığını düşünüyorum. Şahsen, ben de bir erkek karakterin seçimleri yerine hemcinsimin seçimlerini okumayı tercih ederim. Çünkü yaptığım seçimler ile kitaba müdahalede bulunuyorum ve karaktere yön veriyorum. Eh, ister istemez kendimi o karakterin yerine koyuyorum. Bu yüzden, okuyacağımız cinsiyeti seçme şansı verilmesi benim gözümde büyük bir artı.

Şahane Hatalar'ın ilk iki kitabına kıyasla Şahane Hatalar Cumartesi daha çok kitap kıvamında. İlk iki kitapta, kitap okuduğumu hissedememiştim. Sanırım bu durum yazarlar ve onların üslubuyla ilgili. İlk iki kitabın yazarı aynıydı, fakat sonraki Şahane Hatalar'ın yazarları farklı. Yazarın değişmesini olumlu bir değişiklik olarak görüyorum.

Her ne kadar kitabı, ilk iki Şahane Hatalar'a göre severek okuduysam da kitabın tamamını okuyamadığım için kitabı yarım bırakmış gibi hissediyorum. Şahane Hatalar'ın okuma şeklinin özgün olduğunu düşünsem de bana pek fazla hitap etmiyor. 

Uzun lafın kısası, Şahane Hatalar Cumartesi'yi serinin diğer kitaplarına göre daha çok sevdim. Fakat okuma şekli yüzünden seriye tam olarak ısınamadım. Kitaba, kitap gözüyle değil de eğlence ya da minik bir oyun gözüyle bakıldığında kitaptan daha çok zevk alınacağını düşünüyorum. Ve son olarak da April Yayınları'na kitabı yolladıkları için teşekkür ediyorum :)

Kitaptan küçük bir alıntı:
Mark muhteşem olmakla birlikte, onunla birlikteyken sürekli onu etkileme çabası içindesin sanki, oysa Jeff ile... Jeff muhtemelen seni sevgili kedisine bebek giysileri giydirip çamaşır ipine bağladığın zamanlardan hatırlıyor ve senden hâlâ hoşlanıyor.
-Sayfa 311



ARKA KAPAK


post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , , ,

Yorum: K. J. Parker - Hınç (Engineer Trilogy, #1)


Kitabın Adı: Hınç
Yazarı: K. J. Parker
Yayınevi: April Yayınları
Orijinal Adı: Devices and Desires
Çeviri: Volkan Gürses
Basım Yılı: Aralık 2012, 1. Baskı
Sayfa Sayısı: 520

   April Yayıncılık tarafından incelemem için gönderilen bir kitaptı Hınç. Aslında kitabı, kitap tur kapsamında inceleyecektik fakat çeşitli nedenlerle iptal etmek zorunda kaldık. Bana göre, bunun en büyük nedenleri hem okuyacak çok kitabımızın olması hem de kitabın boyutu ve sayfa sayısı nedeniyle gittiğimiz her yerde yanımızda taşıyamayacak ve okuyamayacak olmamızdı. Herkesin bireysel olarak okuması kararını aldık ve ben de evde, zaman buldukça okumaya çalıştım :)
Devamı spoiler içerir.
Paylaş:
Devamını Oku