14 Ağustos 2012 Salı

Yorum: Ted Dekker - Siyah (The Circle, #1)


Kitabın Adı: Siyah
Yazarı: Ted Dekker
Yayınevi: Martı Yayınları
Orijinal Adı: Black
Çeviri: Mihriban Doğan
Basım Yılı: Ocak 2011, 1. Basım
Sayfa Sayısı: 610

   Aslında seri kitaplarını okurken araya fazla zaman koymamaya çalışırım. Fakat Yeşil'i okuduktan sonra biraz ara vermenin iyi olacağını düşünmüştüm. İlk kitap beni azıcık hayal kırıklığına uğratmıştı, aklıma dolan sorular yüzünden Yeşil'i keyfini çıkara çıkara okuyamamıştım. Fakat Siyah bu endişelerimi silip süpürdü. Ve bir kez daha ''Keşke!'' diyorum. ''Keşke seriye Yeşil ile başlamasaydım.''

   Kitap, Yeşil'in son bölümünü de içine alarak başlamış. Yeşil'deki olayları hatırlamanıza yardım ediyor. Gerçi son bölüm hatırlanmayacak gibi değildi ama, neyse... Thomas Hunter, Denver'daki hayatına devam ederken bir gün iş çıkışında bazı adamların kendisini takip ettiğini hatta vurmaya çalıştığını fark ediyor. Aralarında kısa bir kovalamaca yaşanıyor. Thomas bir binanın çatısındayken vuruluyor ve gözlerini açtığında kendini kara bir ormanın içinde buluyor. Ormanı dolduran Shataiki'lerden kaçıyor, Geçit'i geçip yeşil bir alana adım atıyor. Buradan itibaren Thomas her uyuduğunda diğer realitede uyanıyor, o realitede ne kadar uyanık kalırsa kalsın bu süre diğer realitedeki uyku süresini etkilemiyor. Hangi realitede olursa olsun, zaman zaman da diğerinin bir rüya olduğunu düşünüyor. Realiteler arasında gidip gelen Thomas her iki realitede farklı deneyimler yaşıyor. Günümüzde, Raison Türü denilen yüksek ısı altında mutasyona uğrayan bir aşının dağıtımını engellemek için sesini duyurmak zorunda kalıyor. Bunun için de yapmadığı şey kalmıyor tabii. Gelecekte ise kaybettiğini düşündüğü hafızasını geri kazanmaya ve ortama uyum sağlamaya çalışıyor. Ne geçmişte ne de gelecekte işler istediği gibi gitmiyor ve kitap gayet merak uyandırıcı bir sonla bitiyor.
   Yeşil'i bitirdiğimde kafamda tonlarca soru vardı. Her şeyin nasıl başladığını, nasıl bu hale geldiğini, geçmişte nelerin yaşandığını kendime sormaktan Yeşil'den pek tad alamamıştım. Siyah ise bu soruların bir kısmını karşılıyor gibi. Yeşil'den kesinlikle daha akıcı, kitabın nasıl bittiğini anlamadım. Nedeni ise çarpıcı bir girişin olması da olabilir. 
   Ted Dekker'ın zaman kavramını, okudukça daha iyi anlayacağıma eminim. Kafamda kitapların nasıl birbirine bağlandığıyla ilgili birkaç senaryo var; ah, şu Kitap Sıfır yok mu!!! Seriye başlamak isteyenler, kesinlikle Siyah'la başlamalılar. Sonra benim gibi pişman olup serinin keyfini kaçırmayın ;)
   Yeşil ile ilgili yorumum için tık tık :)

Kitaptan küçük bir alıntı:
Suyun içinde süzülüyordu, tepki veremeyecek kadar afallamıştı. Sonra göl bir şarkıyla doldu. Bütün şarkılardan çok daha şahaneydi, yüz binlerce melodi tek bir şarkının içine dokunmuştu.
Seni seviyorum.
Seni seçiyorum.
Seni kurtarıyorum.
Sana değer veriyorum.
-Sayfa 315
   


Arka Kapak

“ÇEMBER SERİSİ, RÜYALAR İLE GERÇEKLİĞİN ÇARPIŞTIĞI, YÜKSEK TEMPOLU BİR DESTAN.”

   Dünyadaki en güçlü adam olmayı düşleyen multimilyarder Valborg Svensson, bunu şiddetle arzulamaktadır. Amacına ulaşabilmek için özel bir aşı haricinde hiçbir şekilde kurtuluşu olmayan bir virüs yaratır. Bu virüs, 3 hafta içerisinde bulaşan kişiyi öldürecektir ve Valborg, bu silahı ona boyun eğmeyen her millet üzerinde kullanmaya hazırdır… Valborg’a boyun eğenler içinse durum elbette farklı olacaktır.
   Thomas Hunter ise Valborg’un küresel terörizm planlarını öğrenir ve bu aşının kontrolünü ele geçirmeye çalışırken başı derde girer. Hunter, ıssız ara sokaklarda suikastçılardan ucu ucuna kaçarak, bir binanın çatısına sığınır. Sonra gecenin içinden çıkan sessiz bir kurşun kafasına isabet eder… Ve dünyası kararır.
   Karanlığın içinden, kötülüğün kol gezdiği başka bir dünyaya ait şaşırtıcı bir gerçeklik çıkar: Thomas Hunter’ın güzel bir kadına âşık olduğu bir dünya... Ancak uzanıp da kafasındaki kana dokunduğunda, rüyasında bir ara sokakta kovalandığını hatırlar. 
   Bir tıbbi gerilim romanı tadında başlayan Siyah, rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği, soluksuz okuyacağınız bir esere dönüşüyor.

2 yorum:

  1. öncelikle hoş geldin diyorum, ne güzel geldin.Elimde mevcut olan ama seriyi almadan okumaya başlamayı düşünmediğim bir kitapp , nedense benim de böyle takıntılarım var işte:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoşbuldum :) bende de var sanırım birazcık o takıntıdan :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...