Yapı Kredi Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yapı Kredi Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
, , , , , ,

Haber: Harry Potter serisinin kapakları yenilendi!



Güne bu güzel haberle başladım, ben ^_^ Yapı Kredi Yayınları, Harry Potter serisinin kapaklarını değiştirmiş. Yukarıda gördüğümüz o muhteşem kapaklar, artık Türkçe HP kitaplarını süslüyor :)

Zaten bir süredir Türk okurlar HP serisinin kapaklarının değiştirilmesi, kitapların kalitesinin arttırılması amacıyla imza kampanyaları düzenlemekteydi. Anlaşılan YKY okurların sesini duymuş ve kapakları değiştirme kararı almış. Kitaplar yine aynı, ince kapaklı sanırım. Yine de bu da bir başlangıçtır, benim gözümde. Kalın ciltli, özel baskılı HP kitaplarını Türkçe'de görmek dileğiyle diyorum ve şimdiden bu seri için ne kadar para biriktirmem gerektiğini hesaplamaya geçiyorum :D

Not: Ateş Kadehi'nin kapağının da yenilendiğini düşünüyorum ama henüz YKY'nin alışveriş sitesinde gözükmüyor.

*Düzenleme: Ateş Kadehi, yeni basımıyla satışa sunuldu.

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , , ,

Yorum: Sabahattin Ali - Kuyucaklı Yusuf

Tür: Aşk, Dram, Klasik, Türk Edebiyatı
Goodreads Puanı: 4,10 (3.457 oy)
Orijinal Adı: -
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Çeviri: -
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 224
"Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu."

Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hikâyesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.

Sabahattin Ali büyük romanı Kuyucaklı Yusuf'ta lirik ve romantik bir kahramanın yanı sıra, zalim ve ağulu bir taşra portresini bütün aktörleriyle gözümüzde canlandırır.
Sabahattin Ali'yi Kürk Mantolu Madonna ile tanımıştım. Buradaki Kürk Mantolu Madonna yorumumda da söylediğim gibi, bu yaşıma kadar hiçbir kitabını okumadığım için kendime feci kızmıştım. Çünkü kendisi, Türk romanlarına bakış açımı öyle bir değiştirdi ki... Yazdığı bütün eserleri okumayı aklımın bir köşesine not etmiştim; arayı biraz açsam da, sonunda geçtiğimiz haftalarda bir başka romanı olan Kuyucaklı Yusuf'u okuyup bitirdim.

Öncelikle, Kuyucaklı Yusuf'u sadece adını bilerek okumaya başladığımı söylemek istiyorum. Kitabın ne konusuna ne de türüne bakıp incelemiştim. Öyküler genel olarak bana yetmeyen, hemencecik biten bir yazım türü olduğu için Sabahattin Ali'nin ilk önce romanlarını okumak istemiştim ki zaten kendisinin 3 tane romanı var. Eh, birini zaten okumuştum, İçimizdeki Şeytan için de geçen sene okuma şevkimi destekleyecek yorumlar pek duymadığımdan dolayı Kuyucaklı Yusuf'u aldım.

Sanırım ilk defa bir kitaba, hakkında kitap ve yazar adı dışında hiçbir şey bilmeden başlamıştım. Bu yüzden de kitap benim için tam bir şok oldu. Kitabın adından yola çıkarak kitabı kendimce bir tür ve konuya oturtmaya çalışmıştım. Ben bir kır romanı beklerken kitaptan bir aşk hikayesi çıktı. Şaşırdığım için olsa gerek, ilk sayfalar hiç sıkıcı gelmedi; aksine büyük bir heyecanla okudum.

Buna ek olarak, kurgunun şaşırtma unsuru da yüksekti. Biraz kurguda yer alan sürprizler biraz da konuyu bilmemenin etkisiyle iyice meraklandım ve sayfaları ardı ardına çevirdim. Kitap da sürükleyici olunca kitabı bitirmemek için kendimi zor tuttum, diyebilirim.

Sabahattin Ali'nin betimlemelerini çok seviyorum; böyle her bir ayrıntıyı gözünüzün önünde canlandırırken aynı zamanda onlara yüklenen duyguları hissedebiliyor, düşünceleri görebiliyorsunuz. Sizi bilmem ama ben, kitabın içine girip o sahnenin bir parçası oluyorum sanki... Hele bir de kitabın akıcılığı fazlaysa, o kitabın içinden çıkamıyorum :D Kuyucaklı Yusuf'ta da aynı şeyleri yaşadım, kitabı elimden bırakmam çok zor oldu.

Kuyucaklı Yusuf'un dili Kürk Mantolu Madonna'dan daha hafifti. Bu yüzden Sabahattin Ali'yi ilk kez okuyacak olanlara Kuyucaklı Yusuf'u tavsiye edebilirim; güzel bir başlangıç olabilir. Ayrıca kitabın sonunda yer alan son söz de mutlaka okunmalı; Kuyucaklı Yusuf'u yazıldığı dönem içinde ele alan inceleme niteliğinde bir yazı.

Kuyucaklı Yusuf gerek betimlemeleri gerek kurgusu, kısacası her şeyiyle mükemmel bir kitaptı. Sabahattin Ali ile henüz tanışmadıysanız, Kuyucaklı Yusuf'la başlamanızı tavsiye ederim. Aslında, Sabahattin Ali'ye hangi kitapla başladığınızın pek önemi yok; zaten zamanla bütün kitaplarını okuyup kendisini ayrı bir yere koyacağınızı düşünüyorum.



Zaten, bir felakete sukûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir. Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığı; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür...





post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , ,

Haber: Çağlar Boyu Quidditch ve Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? yeniden basılıyor!


Uzun zaman önce baskısı tükenen ve bir daha basılmayan Çağlar Boyu Quidditch'in satışa çıktığını gördüm. Kitap, Idefix ve D&R gibi satış sitelerinde 2015 basımlı ve stokta olarak gözüküyor. Yapı Kredi Yayınları'ndan bu konu hakkında henüz bir açıklama gelmedi. Ama bu kitap basıldıysa, yakında beyaz perdede izleyeceğimiz Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? da basılır diye düşünüyorum.

Bir süredir YKY'nin bu kitapları tekrar basması için imza toplandığını biliyordum. Yayınevinin neden şimdi bu kitapları yeniden bastığını bilmiyorum ama nedeni o kadar da umurumda değil açıkçası :D Kitaplığıma eklemeyi en çok istediğim kitaplardandır, Çağlar Boyu Quidditch ve Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?. HP koleksiyonumu tamamlayacağım için çok heyecanlıyım :)

*Düzenleme: YKY ile iletişime geçmiştim ve Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?'ın yakın bir zamanda yeniden basılacağını doğrulamışlardı. Kitabı D&R şubesinde gördüğümden dolayı artık mutlulukla kitabın raflardaki yerini aldığını söyleyebilirim ^_^

post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , , , ,

Yorum: Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna

Tür: Aşk, Klasik, Türk Edebiyatı
Goodreads Puanı: 4,54 (6.995 oy)
Orijinal Adı: -
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Çeviri: -
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 164
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor; rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum 'Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."

Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.

Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor
Kürk Mantolu Madonna, okuduğum ilk Sabahattin Ali kitabıydı. Okuma Şenliği'nin ilk ayının sonlanmasına saatler kala kitabı bitirmiştim. Kitap beni,  fazla etkilediği için yorumunu hemen yazamadım; etkinin geçmesi için biraz bekleme ihtiyacı hissettim.

Kitap, gerek karakterler gerekse duygu ve düşünceler bakımından oldukça yoğundu. Özellikle Raif ve Maria'nın duygu ve düşünceleri bu yoğunluğu oluşturuyor. İkisi de toplumunkine uymayan hislere, fikirlere sahip kişiler fakat yine de birbirlerinden bir o kadar farklılar. Bu ikilinin arasındaki ilişkiden ziyade, ikisini de ayrı birer karakter olarak sevdim.

Sabahattin Ali'nin insanlar hakkında yazdıklarını okurken hem çok şaşırdım hem de kendisine hak verdim, zira yazarın yaptığı tespitler fazlasıyla yerindeydi. İnsanların olumsuz yönlerinin vurgulandığını ve insanlara biraz fazla kötümser bir bakış açısıyla bakıldığını düşünsem de etrafımızda böyle insanların varlığı da su götürmez bir gerçek. Yine de, yazarın insanların yaptığı eylemlerin arkasında yatan nedenleri çok iyi gördüğünü düşünüyorum.

Kürk Mantolu Madonna fazlasıyla akıcı, kurgudaki yoğunluğa rağmen kendini okutan bir kitap. Kendimi Raif ve Maria'nın hikayesine öyle çok kaptırdım ki ilk bölümleri unuttum, kitap sadece bu hikayeden oluşuyormuş gibi geldi. Bu yüzden de ilk sayfalarda biraz sıkıldım. Anıların olduğu kısma başlayınca kitabın birkaç saatte bitirilebileceğini anladım.

Bu kitap sayesinde Sabahattin Ali ile tanıştım ve üslubunu çok sevdim. Kullandığı kelimeler, kelimelerin birbiriyle uyumu, daha da önemlisi yazarın bu kelimelerle anlattığı duygu ve düşünceler o kadar etkileyici ki... Yazarın böylesine çok övülmesinin abartı olmadığını anladım. Keşke daha önce okusaymışım dediğim kitaplardan biri oldu, Kürk Mantolu Madonna; Sabahattin Ali de keşke daha önce tanışsaymışım dediğim yazarlardan biri... Sabahattin Ali'nin diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumak istiyorum.

Kitabın basımına da kısaca değineyim. Bendeki kitap 62. baskı. Diğer baskıları bilmiyorum ama kitap bu baskıda olduğu gibi basılmış; üzerinde hiçbir oynama, değişilik yapılmamış. Kitabın içeriğini değiştirmek yerine, artık kullanılmayan eski kelimelerin günümüzdeki karşılıkları sayfanın altında belirtilmiş. Yazara saygı duyarak orijinal eseri yayımlayan yayınevini tebrik ediyorum. Ayrıca, kelimelerin anlamlarını belirtmelerini de okurlar için yapılan bir jest olarak algılıyorum.

Kürk Mantolu Madonna, daha önce okumadığıma pişman olduğum kitapların başında yer alıyor. Tür bakımından ilgi alanımın çok dışında olsa da kitabı bayılarak okudum. Sabahattin Ali'nin üslubu, Türk yazarlara karşı duyduğum ön yargıyı yıkacak derecede başarılı. Yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.



Maria Puder bana bir ruhum bulunduğunu öğretmişti ve ben de onun, şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak, bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum. Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. O zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu.





post signature
Paylaş:
Devamını Oku
, , , , , ,

Yorum: J.K. Rowling - Ozan Beedle'ın Hikâyeleri


Kitabın Adı: Ozan Beedle'ın Hikâyeleri
Yazarı: J.K. Rowling
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı: The Tales of Beedle the Bard
Çeviri: Sevin Okyay, Kutlukhan Kutlu
Basım Yılı: Temmuz 2011, 2. Baskı
Sayfa Sayısı: 104

   Uzun zamandır almayı düşündüğüm Ozan Beedle'ın Hikâyeleri, aldıktan sonra da kitaplığımda bir süre okunmayı bekledi. Kitap, geçtiğimiz günlerde gözüme takılmasaydı hâlâ okunmayı bekleyecekti :)
Devamı spoiler içerir.
Paylaş:
Devamını Oku