1 Mayıs 2014 Perşembe

Yorum: Stephen Chbosky - Saksı Olmanın Faydaları

Tür: Çağdaş/Modern, Genç-Yetişkin
Goodreads Puanı: 4,19 (471.733 oy)
Orijinal Adı: The Perks of Being a Wallflower
Yayınevi: Feniks Kitap
Çeviri: Sedef İlgiç
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 285
Hayatın sınırlarında durmak...
Eşsiz bir perspektif sunuyor. Ama dans pistinden neye benzediğini görmenin de vakti gelecek.

Basımından beri Stephen Chbosky'nin unutulmaz ilk romanı alkışlarla karşılandı, tartışma ortamları yarattı, bir milyondan fazla baskısıyla kült bir fenomene dönüştü ve şimdi bir sinema filmine ilham kaynağı oldu.

"Çavdar tarlasında çocuklar ve A Separate Peace geleneğinden gelen bir büyüme romanı... [Chbosky'nin] hayat, aşk ve dostluk hakkındaki keskin yorumlamaları sıklıkla ilham verici ve çok güzel ifade edilmiş."
-USA Today

Saksı Olmanın Faydaları, lisenin meçhul arazisinde tuhaf bir yolculuk. İlk randevuların, aile dramlarının, yeni arkadaşların, seks, uyuşturucu ve Rocky Horror Picture Show'un dünyası. Büyümek diye adlandırılan bu kesif ve vahşi dünyanın lunapark treninde.
Yıllar önce, kitabın konusunu okumuştum ve çok etkilenmiştim. O zamanlar kitap henüz dilimize çevrilmemişti ve İngilizcemin yeterli olmadığını düşündüğüm için de kitabı alamamıştım. Geçen sene, ne olursa olsun kitabı almayı düşünmüştüm fakat birkaç gün sonra The Perks of Being a Wallflower'ın çevrileceğini öğrendim. Kitabı okumayı bu kadar çok istediğim hâlde kitabı oldukça geç temin ettim ve aldıktan sonra da uzun bir süre kitaplığımda beklettim. Geçenlerde, kitap gözüme takıldı; anlık bir kararla kitabı okumaya başladım ve çok kısa bir sürede de bitirdim.

Kitap, ana karakter Charlie'nin yazdığı mektuplar üzerinden ilerliyor. Charlie, bir önceki mektubu yazdığı günden itibaren olan olayları, düşüncelerini ve hislerini yazıyor. Bu mektup tarzında anlatım şeklini başlarda biraz garipsemiştim fakat çok geçmeden alıştım. Her mektup farklı bir olayı veya düşünceyi içerse de aralarında bir ilişki var. Bu sayede bütün mektuplar bir bütünmüş gibi geliyor ve kitabın akıcılığını arttırıyor.

Charlie'nin hayata bakış açısını oldukça ilginç buldum. Yaşadıkları göz önünde bulundurulursa nedenini biraz olsun anlayabiliyorum. Fakat Charlie'yi Charlie yapan her şeyi o kadar çok sevdim ki, bütün bunları yaşamamış olsaydı dünyayı böylesine farklı bir açıdan göremeyeceğini düşünüyorum. Bu yüzden de başına gelenlere daha az üzülüyorum sanki.

Filmini izlerken ise Charlie'nin duygu ve düşüncelerini kitaptaki kadar iyi yakalayamamıştım zira filmde, Charlie'nin yaşadıklarını öğrenince buna neden olan kişiyi bir kaşık suda boğasım geldi. Ama kitabı okurken çok daha farklı hissettim; olayların içine giriyormuş, Charlie'nin düşüncelerine ortak oluyormuş gibiydim. Charlie'ye bunları yaşatan kişiye kızamadım çünkü yaşadığı şeyler ne kadar kötü olursa olsun onu şimdi olduğu kişi haline getiren şeylerdi. Kısacası, kitabı filmden daha gerçekçi ve sürükleyici buldum.

Sadece Charlie'yi de değil; birçok karakteri sevdim. Ama özellikle Patrick, tüm o aykırılığı ve sevimliliğiyle gönlümde taht kurdu. Charlie'nin edebiyat öğretmeni Bill de favori karakterlerimden, kim öğrencisine okuması için kitap veren öğretmenleri sevmez ki :) Ayrıca, o kitapların isimlerini de not aldım; içlerinden birkaçını almayı düşünmüyor da değilim hani ;)

Kitapta rahatsız olduğum tek konu basımıyla alakalıydı. Öncelikle, kitabın adının çevirisini başarılı bulmadığımı belirtmeliyim. Wallflower kelimesinin dilimizde bir karşılığı olmadığını biliyorum fakat çok daha anlamlı bir şekilde çevrilebilirmiş gibi geliyor bana. Aynı şekilde, kitapta da wallflower geçiyor ama bunun "pencere önü çiçeği" şeklinde çevrilip kitabın adındaki wallflower'ın "saksı" olarak çevrilmesini tutarsızlık olarak nitelendiriyorum. Kitabın kapağı için ise film afişi yerine sarı renkli orijinal kapağın kullanılması taraftarıydım. Çeviri probleminden sonra kapak için ancak fena değil diyebilirim.

Birkaç küçük çeviri sorunu dışında kitap tek kelimeyle mükemmeldi. Ustaca geliştirilmiş kurgusu, eşsiz karakterleri ve şok edici sonuyla Saksı Olmanın Faydaları'nı favorilerim arasına ekledim. Umarım kitabı orijinal diliyle okuma şansım olur.



Yani sanırım olduğumuz kişi olmamızın birçok sebebi var ve belki de bu sebeplerin çoğunu hiç bilemeyeceğiz. Ama nereden geldiğimizi seçemesek de nereye gidebileceğimizi seçebiliriz. Yine de bir şeyle yapabiliriz. Ve yaptıklarımızla ilgili iyi hissedebiliriz.





post signature

4 yorum:

  1. Filmini izlemiştim, sanırım kitabını da okurum. *-*
    Teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
  2. Bende filmini izlemiştim. Filmi izleyince kitabını almama gerek yok falan diye düşündüm ama biliyorum ki duygular kitapta daha iyi yansıtılıyor. Ne zaman elime geçer bilmiyorum ama okumak isterim. Filmini beğenmiştim. Başrolde Logan Lerman oynayınca :D:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem Logan Lerman hem Emma Watson için izlemiştim ben de :D Özellikle Logan'ın oyunculuğunu çok başarılı bulmuştum :)

      Kitabını da oku, en kısa zamanda :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...