2 Nisan 2016 Cumartesi

Yorum: Stephen King - 22/11/63

Tür: Bilim Kurgu, Gizem, Tarihi Kurgu
Goodreads Puanı: 4,27 (233.382 oy)
Orijinal Adı: 11/22/63
Yayınevi: Altın Kitaplar
Çeviri: Zeynep Heyzen Ateş
Basım Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 816
22 Kasım 1963'te, Dallas'ta üç el silah sesi duyuldu, Başkan Kennedy öldü ve tarih yeniden yazıldı.

Peki, ya geçmişi değiştirme şansınız olsaydı?

Her şey Maine'deki Lisbon Falls kasabasında yaşayan Jake Epping'e lokantacı dostu Al Templeton'ın verdiği bir sırla başlar. Aslında lokantasının kileri geçmişe, 1958'e açılan bir geçittir ve Al, Jake'ten saplantı haline getirdiği görevi devralmasını, Kennedy suikastını engellemesini istemektedir.

Böylece Jake Epping, George Amberson olarak büyük arabaların ve fiyonklu çorapların dünyasında, herkesin her yerde sigara içtiği bir Amerika'da yeni bir hayata başlar. Boğucu Derry şehrinden, hayatının aşkıyla karşılaştığı sevgi dolu Jodie kasabasına, Lee Harvey Oswald'a ve Dallas'a uzanan bu romanda; geçmiş, geçmiş olmaktan çıkıp gerilim ve heyecan dozu yüksek bir maceraya dönüşüyor.

Zamanda yolculuk hiç bu kadar inandırıcı ve bu kadar ürkütücü olmamıştı!
22/11/63'ü zamanını hatırlayamadığım bir D&R kampanyasından almıştım. Uzun bir süre kitaplığımda okunmayı bekledi. Geçtiğimiz aylarda dizisinin çıktığını görünce, kitabını okumaya karar vermiştim. Nitekim kitaba martın başında başlayıp bir hafta gibi kısa bir sürede bitirdim.

Kitabı almamdaki en önemli etken, işlediği konunun zaman yolculuğu olmasıydı. Stephen King'in daha önce hiçbir kitabını okumamıştım; ama bilim kurguyu onun kaleminden okumanın zevkli olacağını tahmin etmiştim. Tahminimde yanılmadım; kitabı okurken inanılmaz zevk aldım. Özellikle de kurgu, beklediğimden çok daha iyi çıktı.

Kitap, altı kısımdan oluşuyor. İlk kısımları, zaman yolculuğunun kurallarını aşağı yukarı gösteren fakat ana olaydan çok da kopuk olmayan olayları içeriyor. Kitabın bu bölümleri merak uyandırıcı olsa da, burada geçen bazı olaylar bana biraz gereksiz yere uzatılmış gibi gelmişti. Benim gibi JFK olayına bir an önce geçmek isteyenler, bu kısımları biraz sıkıcı bulabilir. Daha sonrası ise ilk bölümlerden çok daha akıcı ve sürükleyiciydi.


King'in ayrıntılara ve araştırmaya verdiği önem, kocaman bir alkışı hak ediyor, bence. Kitaptaki olaylar, birbiriyle bağlantılı bir şema görüntüsü çiziyor; yapılan en ufak bir değişikliğin başka bir olayı etkilediği, çok hassas bir denge durumu var. Bir de tüm bunları geçmişle örtüştürmek için uğraşmak, aralarındaki bağlantıları kurmak gerekiyor. Yani, bu karmaşık ve hassas olay örgüsünü bir de geçmişe uydurmak gerekiyor ki bence bu, ustalık gerektiren bir beceri.

King'in takdir ettiğim bir başka becerisi de betimlemeleri yerinde ve dozunda kullanmasıydı. Yer yer sıkıldığım ilk kısımlarda bile betimlemeleri aşırı değildi. Ayrıca, her biri oldukça canlıydı; öyle ki olayların geçtiği zamanı iliklerinize kadar hissedebiliyor, hatta kendinizi o zamanda bulabiliyorsunuz.

Kitabın şaşırtıcılığı da yüksekti. Arada sırada merakıma yenilip sonraki bölümlerde neler olacağına bakmasaydım, muhtemelen kitabın sürpriz unsurunu daha yüksek bulurdum. Fakat kitap, bu halde bile beni sıklıkla şaşırtmayı başardı.

Kitabın sonu hakkında ise çok karışık duygular besliyorum. Kitabı bitirdikten hemen sonra, okuduklarımı kafamda tartınca bir olmamışlık hissetmiştim. Tam olarak adını koyamadığım bir şeyler eksik kalmış gibi gelmişti bana. Ama araya zaman girince, özellikle kitabın son bölümlerini tekrar okuyunca benim için her şey yerine oturdu. 22/11/63'ün görevinin zaman yolculuğu, geçmişin değiştirilmesi, paralel evrenler gibi olguları kurgusal olaylar ile dolaylı olarak açıklamak olmadığını; fakat bunları bir mantık çerçevesinde birleştirip olası bir teori sunduğunu anladım, ki benim için önemli olan da buydu :)

Kitabı okurken bazı kısımların ne şekilde çevrildiğini merak edip netten kitabın İngilizcesini e-book olarak bulmuştum. Birkaç kez bazı cümleleri ve paragrafları inceledim ve çeviriyi oldukça başarılı buldum. Özellikle şunu hatırlıyorum: Kitapta, bazı sözcüklerin baş harfleriyle oluşturulmuş bir kelime vardı ve bu kelime ile kelimeyi oluşturan sözcükler, belirli bir konuyla ilgili belirli bir anlam ifade ediyordu. Şahsen ben, kırk yıl düşünsem bunu Türkçe'ye böyle uyduramazdım; kelimenin bir şekilde bir yerden anlamını bozardım. Ama çevirmen kelimeyi, kelimenin hem anlamını hem de yapısını koruyarak başarılı bir şekilde çevirmiş.

22/11/63'ün kurgusu ayrıntılı, şaşırtıcılığı da yüksek; King'in üslubu ise duygu ve düşünceyle yüklü, adeta canlı bir şey. 22/11/63 ile Stephen King'in dünyasına çok iyi bir giriş yaptığımı düşünüyorum ^_^



İnsanın hayatı bir anda nasıl da değişebiliyor. Üstelik lehimize de olmuyor çoğu zaman bu değişim, genellikle o ana dek bizimle flört eden şans tanrıçası çekip gidiveriyor hayatımızdan, geriye buruk bir gülümseme kalıyor.





post signature

5 yorum:

  1. King'in kurgusu harikadır bütün kitaplarını çok severek okudum ama buna başlayamadım bile şimdi diziyi izliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitapla dizi çok farklı ilerliyor ama ben ikisini de sevdim. Kitabı da okumanı tavsiye ederim :)

      Sil
  2. İncelemeniz çok samimi ve açıklayıcı olmuş, kaleminize sağlık.:) Stephen King bambaşka bir yazar. Hayvan Mezarlığı kitabını yıllar önce okumuştum ama hala hayranlıkla anıyorum kitabı. Kurgusuyla diliyle okuyucuyu kitabın içerisine çok iyi çekiyor. Bu kitabı da listeme ekledim en kısa zamanda okuyacağım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler :) King'in diğer kitaplarını inceliyorum ben de, Hayvan Mezarlığı'nı da aldım listeme. Size şimdiden keyifli okumalar ^_^

      Sil
  3. Konusu çook güzel değil mi? Bi bana mı öyle geliyor yoksa :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...