30 Ocak 2016 Cumartesi

Yorum: Robert Louis Stevenson - Dr. Jekyll ile Bay Hyde


Tür: Gizem, Gotik, Klasik, Korku
Goodreads Puanı: 3,78 (201.193 oy)
Orijinal Adı: The Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Çeviri: Celâl Üster
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 86

Stevenson yinelenen kâbuslarında çifte yaşam sürüyor; gündüzleri saygın bir doktor olarak çalışırken geceleri sokaklarda geziniyordu. Dr. Jekyll ile Bay Hyde işte bu kâbuslardan doğdu. 1886'da yayımlandığında İngiltere ve Amerika'yı kasıp kavuran yapıt, çok sayıda tiyatro ve sinema uyarlamasıyla bir popüler kültür efsanesine dönüşerek günümüze kadar geldi. Victoria döneminin değerlerine uygun olsa da, olay örgüsü günümüzün toplumsal ve psikolojik kaygılarına denk düşecek biçimde yeniden işlenebilmesine elveriyordu. Bir yandan da, bunca şan şöhretin gölgesinde kalan edebi derinliği ve çokkatmanlılığıyla farklı düzeylerde okunabilecek bir metin olarak varlığını sürdürdü. Ruhla bedenin arzuları arasındaki ezeli çatışmadan söz ederken Victoria toplumunun ikiyüzlülüğünü yeren ve psikoloji alanında Freud'un kuramlarını haberleyen gelişmelerle kan bağı bulunan, çağının ötesinde bir başyapıt olarak...
Dr. Jekyll ile Bay Hyde, adını uzun zaman önce duyduğum fakat tam olarak incelemediğim kitaplardandı. Kitap gizemini benim için yıllarca korusa da ekranlara dizi olarak uyarlanmasıyla birlikte, tekrar dikkatimi çekti. Nitekim, kitabı geçtiğimiz aylarda edindim; elime alıp okumaya başlamam birkaç günü, kitabı bitirmem ise bir ayı buldu.

Kitaba başladığımda, konusu ve karakterleri hakkında çok az bilgim vardı. Stevenson'ın ise daha önce sadece bir kitabını, Define Adası'nı okumuştum; bu yüzden yazarın üslubuyla ilgili de çok fazla şey bildiğimi söyleyemezdim. Kitaba başlama kararı alır almaz, spoiler yememek için diziyi izlemeyi de kesmiştim; fakat biraz bu yüzden ama en çok da anlatımı ve kurgusuyla kitap, beni bayağı şaşırttı.

Konu, aşağı yukarı beklediğim gibiydi; Freud'un yapısal kişilik kuramına mükemmel bir örnek sayılabilecek bir portre çizen ana karakterin, farklı benliklerini açıkça deneyimlemesi ve bu sürede yaşadıkları konu ediliyordu. Beni şaşırtan şey, anlatımdı. Stevenson'ın Dr. Jekyll ile Bay Hyde'da kullandığı bu kısa ve öz anlatımı hiç beklemiyordum; böyle bir anlatımla Define Adası'nda karşılaştığımı da hatırlamamıştım. Yazarın kullandığı bu yöntem, kurguya gerçeklik katsa da klasik bir roman anlatımı beklediğim için kitaba alışmamı zorlaştırdı, diyebilirim. Fakat yerinde ve canlı betimlemeleri, bir yandan da dikkatimi olaylara vermemi sağladı. Stevenson'ın kelimeleri özenle seçmesi, seçtiği her bir kelimenin belli bir amaca hizmet etmesi dikkatimin dağılmasını engelledi.

Stevenson'ın üslubunun Dr. Jekyll ile Bay Hyde'da sevdiğim bir diğer yanı, gerilimi işleyişiydi. Olay örgüsünü kabaca bilsem bile yazarın gerilimi kullanma becerisi sayesinde, kitabı heyecanla karışık bir korkuyla okudum. Konuyla ilgili daha önceden herhangi bir bilgi edinmemiş olsaydım Dr. Jekyll ile Bay Hyde'ı muhtemelen Dracula'yı okuduğum gibi, kısa molalar vererek okurdum; hissettirdiği gerilimin bende korkuya dönüşmesinden dolayı kitabı bir kenarı koyar fakat sonunda merakıma yenilip yeniden elime alırdım ve bu döngü, ben kitabı bitirene kadar devam ederdi ;)


Karakterlerin adları ve özel yaşamlarıyla ilgili ufak ayrıntıları dizisi Jekyll & Hyde'dan hatırladığım için, karakterlere alışma dönemim çok kısa sürdü ki bu, benim için büyük bir artıydı. Üstüne bir de karakter ezberlemekle uğraşsaydım, kitabı bitirme sürem uzardı muhtemelen.

Kitabı bir ay gibi uzun bir sürede bitirmemde finaller ve projelerin de etkisi vardı tabii. Ama en büyük neden, kitabın işlediği temalar ile bunları okurken zorlanmam ve bunların üzerinde düşünmemdi. Kitabın çok kısa olduğuna bakmayın, işlediği konu itibariyle fazlasıyla yoğun kitaplardan biri, Dr. Jekyll ile Bay Hyde. Yavaş okumanın yanı sıra okurken bir yandan da üzerinde düşününce, günde birden çok bölüm bitirmek fazla geldi bana. Yine de böyle sindirerek okumama rağmen kitabı, ilerleyen zamanlarda tekrar okurum gibime geliyor. Çünkü, Dr. Jekyll ile Bay Hyde'ın tek okumalık kitaplar kategorisine ait olduğunu sanmıyorum; kitabı her okuyuşumda daha önce üzerinde kafa yormadığım bir kısmını fark edeceğimi düşünüyorum.

Dr. Jekyll ile Bay Hyde'ı böylesine derinden okumamı çoğunlukla kitabın basımı sağladı. Çeviriye geçmeden önce, kitabın kapağının hem göze hitap eden hem de içeriği yansıtan bir tasarımı olduğunu söylemeliyim. İş Bankası'nın modern klasikler dizisine ait kitapların kapaklarını genel olarak zaten beğeniyorum, Dr. Jekyll ile Bay Hyde da bu kervana katıldı :) Kitabın çevirisi de kapağı gibi şahane... Kitabın İngilizcesini okumadım fakat çevirinin başarılı olduğu, kitabın sonunda bulunan çevirmen notlarından da anlaşılıyor. Yakalanmış göndermeler ile özenle yapılan açıklamalar ve tanımlamalardan oluşan notlar, kitabı anlamaya ve sorgulayarak okumaya yardımcı oluyor.

Dr. Jekyll ile Bay Hyde, okuduğum en ilginç kitaplardan biriydi. Kitapta işlenen konular derin, bu konuların işlenişi ise gerilim yüklüydü. Stevenson'ın laf kalabalığına girmeyen, doğrudan üslubuyla gerçekçiliğini arttıran Dr. Jekyll ile Bay Hyde, farklı anlatımıyla aynı zamanda beni şaşırtan kitaplardan biriydi de... Kitabı, gerilim ve gotik korku sevenlere şiddetle öneriyorum ^_^



İnsanın merakını bastırması ile merakını yenmesi aynı şey değildir...





post signature

2 yorum:

  1. Yorumcadısı dizisi var izle izlemediysen :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumda bahsetmiştim ama, izledim dizisini ^_^ Gerçi, her bölümünü izlemedim :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...