27 Ağustos 2015 Perşembe

Yorum: Wu Ming-Yi - Petekgözlü Adam

Tür: Çağdaş/Modern, Gizem
Goodreads Puanı: 3,69 (374 oy)
Orijinal Adı: The Man with Compound Eyes
Yayınevi: Kahve Yayınları
Çeviri: Seda Çıngay
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 328
Ölmeye karar vermiş, ölmek için bütün hazırlıklarını tamamlamış bir kadın; okyanusun uçsuz bucaksızlığında tek başına yaşayan hayali bir adadan gelen bir delikanlı. Tsunami, dünyadaki bütün insanların attığı çöplerden oluşan muazzam bir Çöp Girdabı’nı Tayvan kıyılarına çarptığında ikisinin yolları beklenmedik biçimde kesişiyor, onlarınkiyle birlikte çevrelerindeki insanların hayatları katman katman açılarak gözlerimizin önüne seriliyor. Sadece bu hayatlara değil, Tayvan’a da yakından bakıyor, oradan çevreci harekete ve dünyayı nasıl hızla, geri dönülemez biçimde tüketip mahvettiğimize uzanıyoruz.

Şafakla birlikte ispermeçet balinasına dönüşen ada ruhları, tırmanılacak dağ yolları, kentsel dönüşüm, Aborjin halkları, akdarı şarabı, Orman Kilisesi, efsaneler, masallar, böcekleri seven kayıp çocuk, şarkılar, hepsinin içinden kuyruğu havada gururla geçen siyah-beyaz kedi ve Petekgözlü Adam.

“İnsanlar yaşamak için başka organizmaların hafızalarına güvenmek zorunda olduklarını fark etmiyorlar. Çiçeklerin yalnızca göz zevkinizi okşamak için rengârenk açtığını varsayıyorsunuz. Yabandomuzunun yalnızca sofranıza et sağlamak için varolduğunu. Balığın, yemi sırf sizin hatırınız için kaptığını. Uçuruma düşen bir taşın hiç önemi olmadığını. Dereden su içmek için başını eğmiş bir sambar geyiğinin hiçbir şeyi açığa vurmadığını... Halbuki aslında herhangi bir organizmanın en ufak bir hareketi bile ekosistemde değişiklik demektir.” Petekgözlü adam derin derin içini çekip “Ama bundan farklı olsaydınız, insan olmazdınız” diyor.

Ursula K. LeGuin
Bu roman gibisini hiç okumadık. Hem de hiç. Güney Amerika büyülügerçekçiliği verdi bize, Tayvan ne veriyor? Yeni gerçekliğimizi ifade etmenin yeni bir yolunu, güzel, eğlenceli, ürkütücü, inanılmaz bir yolunu. Wung Ming-Yi insanın kırılganlığıyla dünyanın kırılganlığına korkusuz bir şefkatle yaklaşıyor.
Okunacak kitaplarımın benzer türlerde olduğunu fark edince, daha kitapları elime almadan bir sıkıntı basmıştı beni. Ben de biraz farklılık olsun diye kısa bir zaman önce raflardaki yerini alan Petekgözlü Adam'a başlama kararı almıştım. Olaylar beklediğimden biraz farklı gelişse de genel olarak kitabı sevdim ^_^

Farklı kültürlerle tanışmayı sevdiğim için kitaptaki olayların geçtiği yerleri, betimlemelerini büyük bir iştahla okudum. Özellikle ilk sayfalar, bu kültürlerle bir nevi tanışma bölümleriydi; bu kısımlarda fazla aksiyon olmayınca biraz sıkılır gibi olmuştum ama yeni bir şey öğrenme heyecanı bunu az da olsa bastırdı.

Kitabın kurgusu beklediğimden çok daha başarılıydı. Olay örgüsünün ne kadarı kurgu ne kadarı gerçek, bir fikrim yok; gerçekten yaşanan bazı olaylar da kullanılmıştı ama bir kısmının da kurgu olduğunu düşünüyorum. Yine de yazar, her şeyi oldukça gerçekçi bir biçimde yansıtmıştı.

Kitabın özellikle son sayfaları heyecanın tavan yaptığı, şaşırtmaca dolu bölümlerdi. Kurgunun içine ara ara böyle sürpriz olaylar serpiştirilmiş olsa da, hiçbiri son 50 sayfadaki heyecanın yanından bile geçemezdi. Gerçi, açığa çıkan bazı gerçekleri açığa çıkmadan önce verilen ipuçlarından anlayabiliyorsunuz ama yine de düşündüğünüz gibi olup olmadığını görmek için okuyorsunuz da... Petekgözlü Adam kendini her türlü okutuyor, yani :D

Başlarda biraz sıkılsam da, bir yerden sonra kitap beni içine çekmeyi başardı; sayfaları merakla çevirdim. Kurgunun alışkın olmadığım, farklı bir havası vardı; bu hava sayesinde, sıkıldığım kısımlarda bile kitaba devam etmeyi başardım. Aynı türe ait, aynı konuya sahip kitapları okumaktan sıkıldıysanız Petekgözlü Adam tıpkı benim olduğu gibi sizin de dinlenme durağınız olabilir ;)



...ancak hiç kimsenin gitmediği yerlere gidersen kimsenin daha önce görmediği renkleri görebilirsin.





post signature

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...