24 Ağustos 2015 Pazartesi

Yorum: Jack Kerouac - Yolda

Tür: Klasik, Macera
Goodreads Puanı: 3,66 (230.367 oy)
Orijinal Adı: On the Road
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Çeviri: Can Kantarcı
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 496
Neal, Kerouac, diğerleri
Kimi şair, kimi yazar, kimi serseri
Bir avuç arkadaştılar
Düzenden uzakta, başka bir hayatın peşinde
Amerika'yı baştan başa katettiler
Bazen tek başlarına, bazen bir arabaya tıkışıp dostlarıyla
Bazen bir otostopçuyla
Ya da âşık oldukları bir kadınla
Yolda özgürlük vardı
Yolda hayatın anlamı
Yolda aşk vardı ve bazen sadece seks
Yolda parasızlık, açlık vardı
Bazen çözümsüzlük, kargaşa, kalleşlik
Yolda bir arayış vardı, arayıp da bulamayış
Yolda sorular vardı, çoğu cevapsız
Ve yolda çoğu zaman masmavi bir gökyüzü
Zümrüt yeşili çayırlar
Ve sonsuz bir kızıllık vardı
Yolda caz vardı,
Cazın tanrıları ve ruhlara işleyen ritimler
Onlar "beat kuşağı"ydılar
Farklıydılar, özgürdüler, düzenin dışındaydılar
Ve hep yoldaydılar...
Beat Kuşağı tanımı ile Çıplak Şölen vasıtasıyla tanışmıştım. Geçtiğimiz yaz okuduğum Saksı Olmanın Faydaları'nda dikkatimi çeken kitaplardan biri de Çıplak Şölen'di. O zaman, kitabın basılı bir baskısı yoktu; tükenmişti. E-book olarak okumaya çalışmıştım, ama e-booklarla aram çok iyi olmadığından daha sonra devam etmek üzere yarım bırakmıştım kitabı. Ben de Beat Kuşağı'nı araştırıp öğrenebileceğim başka kitaplara yöneldim ve Yolda ile karşılaştım. Okuma süreci biraz sancılı geçse de sonunda kendimi kitaba verebildim ve sonraki kısımları büyük bir keyifle okudum.

Yorumuma geçmeden önce kitap ve kitabın basımı hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Yolda, Jack Kerouac'ın 1947-1950 yılları arasında yaşadığı yol maceralarından oluşuyor. Kısa bir süre sonra, yolculuklarında aldığı notları da kullanarak hayli ilginç bir yöntemle bu yılları daktilo ediyor ve ortaya yolu andıran 36 metrelik bir kâğıt rulosu çıkıyor. Çeşitli nedenlerden dolayı Kerouac'in rulosu birçok değişikliğe uğruyor: bazı sahneler ve konuşmalar çıkarılıyor, karakterlerin isimleri değiştiriliyor... Bu kitap, sansürsüz haline binbir güçlükle geldi. Bu yüzden orijinal ruloyu okumak -en azından benim için- bana çok şey ifade ediyor; kendimi oldukça şanslı sayıyorum.

Yolda'nın yazım şekli, alışageldiğimiz kitaplardan çok farklı. Kerouac'in bir rulo haline getirdiği sayfalar, orijinalliği korunarak basılmış. Paragrafların olmadığı roman, kaçıncı kitapta olunduğunu belirterek ayrılmış ki bu ayrımlar da yeni bir paragrafa geçilmeden yapılmış. Kitap içinde geçen ve açıklama gerektiren terimler ve deyişler işaretlenmiş; kitabın sonunda notlar olarak bir araya toplanmış. Ayrıca Ayrıntı Yayınları'nın basımında metne ek olarak Jack Kerouac, arkadaşları ve Yolda hakkında belgesel niteliğinde ayrı bir bölümler dizisi de mevcut.

Böyle kesintisiz giden cümlelerin oluşturduğu yazım şeklini ilginç bulsam da bir yerden sonra gözlerim yorulmaya başladı. Ara verdikten sonra ise kaldığım yeri bulmakta sürekli zorluk yaşadım. Fakat kendimi kaptırdıktan sonra nerede kaldığımı aramak o kadar da zor gelmemeye başladı; alıştım. Hatta o kadar alıştım ki, kitabın arkasında yer alan eklerde o durmadan akıp giden satırları aradı gözlerim...

Yazım şekli kadar üslubuyla da ilgimi çekti, Kerouac. Sanki her şey aklından daktiloya bir çırpıda dökülmüş gibi; sanki daktiloya çekmek yerine benimle konuşuyormuş, yaşadıklarını bana yanımdaymışcasına anlatıyormuş gibi geldi. Bir yerden sonra bu his, daha gerçekçi bir şeye dönüştü. Sayfaları çevirdikçe cümlelerin, kelimelerin içine düştüğümü fark ettim. Yolda'yı okuduğum süre boyunca ben de onlarla yollardaydım, sadece zaman ve mekan farkımız vardı ama zihnen ve ruhen onlarla birlikteymişim gibi hissettim. Bunun benzerini başka kitaplarda da yaşamıştım ama böylesini deneyimlememiştim. Bu kitap benim gibi üşengeç ve ev kuşu bir insanı bile her şeyi geride bırakıp kendini yollara atmak isteyecek hale getirebiliyorsa, Kerouac'in üslubunun etkileyiciliğini siz tahmin edin.

Kitaptan maksimum zevki almak için Yolda'yı caz müziklerinin eşlik ettiği uzun yollarda okumanızı tavsiye ederim. Kitabı birkaç kez evde okumayı denedim ama aynı tadı vermedi bana. Ben de yollarda, kulağımda kulaklığımla kitabın içinde kayboldum. Biraz da bu yüzden kitabı bitirmem uzun sürdü; neyse ki stajım vardı ve günlük 2 saatlik yol, Yolda için yetti.

Yolda, daha önce okuduğum hiçbir kitaba benzemiyor: doğal ve çarpıcı anlatımıyla yoğun bir kitap. Kitabın editörü Howard Cunnell'ın deyişiyle ise doğrudan, samimi, ipsiz sapsız, vahşi ve "hakiki" bir eser. Bir şekilde bir yerlere bağlı olan ama içindeki maceraperest ruhu da görmezden gelemeyen herkesin, Yolda'yı okumasını tavsiye ederim.



...ve ben ayaklarımı sürüyerek peşlerine takıldım, hayatım boyunca ilgimi çeken insanların peşlerine her zaman takıldığım gibi; çünkü benim ilgimi çeken insanlar deli olanlardır, yaşamak için deli olan, konuşmak için deli olan, her şeye aynı anda ihtiras duyan, hiçbir zaman esnemeyen ya da sıradan bir şey söylemeyen... ama gece boyunca maytaplar gibi yanan, yanan, yanan.





post signature

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...