26 Şubat 2015 Perşembe

Yorum: Laini Taylor - Duman ve Kemiğin Kızı (Daughter of Smoke & Bone, #1)

Tür: Aşk, Fantastik, Genç-Yetişkin, Paranormal
Goodreads Puanı: 4,06 (138.713 oy)
Orijinal Adı: Daughter of Smoke and Bone
Yayınevi: Artemis Yayınları
Çeviri: Uğur Mehter
Basım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 436
Bir zamanlar, şeytanın ininde yerde tüylerle oynayan küçük ve masum bir kızdı.

O, artık masum değil...



Duman ve Kemiğin Kızı'nı uzun zamandır okumak istiyordum. Zaten arkadaşlarımın çoğu kitabı o kadar çok övmüştü ki, okumamak gibi bir seçeneğim yoktu :D Ben de geçen haftalarda kitaba başlamaya karar verdim ve kitabı ertesi günü bitirdim.

Öncelikle, melek konulu kitapları pek tercih etmediğimi belirtmeliyim. Nedeni ise işin içine bir yerden sonra dinin girmesi. Din, benim gözümde hassas bir konu; yaratılan kurgu için baz alınacak dinin herkese hitap etmemesini geçtim, bu ikisinin örtüştürülmesinin çok zor olduğunu düşünüyorum. Fakat Duman ve Kemiğin Kızı'nda din, çok ön planda değildi, hatta neredeyse hiç yoktu. Laini Taylor'ın dine ağırlık vermek yerine, meleklerin ve diğer türlerin var oluşunu açıklamak için başka bir alternatifi kullanmasını sevdim. Kitabı severek okumamı sağlayan en önemli unsur, meleklerin farklı bir açıdan ele alındığı bu özgün kurguydu.

Kitabın anlatımı da sevdiğim özelliklerindendi. Karou'nun olaylara bakış açısı oldukça ilginç ve kendisi de eğlenceli biri. Fakat kitabın son 100 sayfasındaki Karou ile diğer kısımlardaki Karou bana biraz kopuk gibi geldi. Nedeni spoiler olacağı için ayrıntılı olarak anlatamıyorum ama kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Üstü kapalı olarak açıklamam gerekirse, karakterin bu kısımlardaki geçişini çok keskin ve ani buldum. Karou'nun diğer kısımlarda bahsedilen hayatı aniden bitirildi, kesilip atıldı sanki. Okuduklarımdan hareketle son 100 sayfadaki hayatının daha önemli olduğunun vurgulandığı çıkarımını yaptım ve ben daha çok diğer kısımlardaki Karou'yu ve hayatını sevdiğim için kitabın son 100 sayfası beni biraz da olsa kitaptan soğuttu diyebilirim. Ayrıca Karou'nun geçmişinin anlatıldığı kısımlar her ne kadar aydınlatıcı olsa da, bu kısımları okurken bayağı sıkıldım.

Kitaptaki betimlemeler fazlasıyla ayrıntılıydı. Yerlerin ve duyguların betimlemeleri gerçekçiliği arttırarak kurguyu zenginleştirse de karakterlerin betimlemeleri çok karışıktı. Özellikle kimeraları hayal ederken çok zorlandım; fakat bir süre sonra akışına bıraktım ve zihnimde az da olsa bir şeyler canlandı.

Duman ve Kemiğin Kızı, sevmediğim son 100 sayfasına rağmen çok akıcıydı. Bunda Karou'nun payı büyük; mizah anlayışını, kişiliğini, kısacası kendisini çok sevdiğim için özellikle de onun olduğu bölümlerin nasıl bittiğini anlamadım bile. Bir de daha ilk sayfalardan beri adlandırması güç, gizemini koruyan bir şeyler var kitapta. Bu gizemi çözme hevesi de, insanı sayfaları arka arkaya çevirmeye teşvik ediyor.

Yayınevi, orijinal kapağa yakın bir kapak oluşturmayı tercih etmiş. Orijinal kapak kullanılsaydı çok daha iyi olurdu fakat yine de beterin beteri var diyorum :D Bir Küller Şehri vakasıyla daha karşılaşmadığımız için mutluyum :) Kapak resminde görülen yazılar ve maskenin göz kısmı yaldızlı; ışığa tutulduğunda yanar dönerli bir hal alıyor. Artemis'in böyle bir güzellik yapmasını beklemediğim için biraz şaşırdım. Ayrıca, kitabın arka kapağındaki tüy resimleri de hafif kabartmalı; dediğim gibi orijinal kapak olsaymış bu kitap en azından kapak konusunda tadından yenmezmiş. Bir de, arka kapakta kitabın tanıtım yazısı yer almıyor. Kısa da olsa bir tanıtım yazısı yer alsaydı, birçok okurun aklında Duman ve Kemiğin Kızı ile ilgili bir şeyler şekillenirdi ve ona göre kitabı alabilir veya kitaba belli bir beklentiyle başlayabilirlerdi. Ben kitaba başladığımda, etrafımdan duyduklarım dışında, kitap hakkında hiçbir fikrim yoktu. Arkadaşlarımın tavsiyesi olmasaydı belki, severek okuduğum bu kitabın kapağını kaldırmayabilirdim. Bu yüzden, kitabın arka kapağına kitabı yansıtabilecek fakat spoiler içermeyen birkaç cümlelik bir tanıtım yazısı koyulması taraftarıyım.

Özgün kurgusu, ayrıntılı betimlemeleri ve akıcı anlatımıyla Duman ve Kemiğin Kızı'nı severek okudum. Son 100 sayfa, beklentilerimi pek karşılamasa da kitaba tam puan vermeyi uygun gördüm. Kitap, okuduğum en iyi melek konulu kitap olma potansiyeline sahip; en iyi olup olmadığına, serinin devamını okuduktan sonra karar vermek istiyorum :)



"Umut. Umut, çok güçlü olabilir. Belki gerçek sihir diye bir şey yoktur ama en çok neyi istediğini biliyorsan ve umudu içinde bir ışık gibi tutabiliyorsan, neredeyse sihir kullanmış gibi, dileklerinin gerçekleşmesini sağlayabilirsin."





post signature

2 yorum:

  1. Benim için de son 100 sayfa hayal kırıklığı olmuştu, ona rağmen 5 puan vermiştim. Kapak konusunda da pek sevemesem de halimize şükretmeliyiz sanırım, sonuçta söz konusu yayınevi Artemis :P

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...