22 Ocak 2015 Perşembe

Yorum: Scott Lynch - Locke Lamora'nın Yalanları (Gentleman Bastard, #1)

Tür: Epik Fantezi, Fantastik, Gizem, Macera
Goodreads Puanı: 4,28 (70,870 oy)
Orijinal Adı: The Lies of Locke Lamora
Yayınevi: İthaki Yayınları
Çeviri: Cihan Karamancı
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 584
"Boğazında kanayan bir kesik olsa ve bir hekim o kesiği dikmeye çalışsa Lamora iğney­le ipliği çalar ve kahkahalar atarak geberip gider. Çocuk... çok fazla çalıyor."

Camorr şehri, tarihi boyunca pek çok soysuzluğa, yolsuzluğa, uğursuzluğa, hırsızlığa tanıklık etmiş, büyülü atmosferinde her birini tek tek sindirebilmiştir; Camorr'un Belası'nın ismi şehrin nemli duvarlarında yankılanana dek...

Camorr'un Belası'nın yenilmez bir silahşor, usta bir hırsız, duvarlardan geçebilen bir hayalet ve fakirlerin dostu olduğu söylenir.

İşte o efsanevi "Bela", gözü kara ve becerikli Locke Lamora'dır. Locke kimsenin beceremediği bir ustalıkla zenginleri soymasına rağmen, bir başka efsanedeki büyük okçunun aksine çaldıklarından fakirlere tek bir kuruş bile koklatmaz. Locke'un tüm kazancı kendisi ve isimlerinin hakkını fazlasıyla veren hırsızlar çetesi Centilmen Piçler içindir.

Onların sahip olduğu tek ev olan ve her türlü dümen, hile ve numaralarını gerçekleştirdikleri kadim Camorr şehrinin kaprisli ve renkli yeraltı dünyası, içten içe çürümekte ve gizli bir savaş yüzünden parçalanmaktadır. Tek ayak üzerinde onlarca yalan söyleyen Locke ve çetesi, bu büyülü dünyada bu kez tek ayaklarını bile yere basamadan içerisine düştükleri ölüm oyunundan kurtulmak zorundadır.

"Locke Lamora'nın Yalanları en sevdiğim on kitap arasında bulunuyor. Belki de ilk beştedir. Kitabı okumadıysanız, okumalısınız. Okuduysanız, muhtemelen yeniden okumalısınız..."
-Patrick Rothfuss

"Canlı, orijinal ve çekici. Muhteşem bir şekilde yazılmış."
-George R. R. Martin
Locke Lamora'nın Yalanları, 2015'te bitirdiğim ilk kitap oldu ve bence açılışı, mükemmel bir kitapla yaptım. Kitap o kadar mükemmel ki, ağlayacağım. Verdiğim tepkinin komik, aşırı hatta saçma olduğunu düşünüyor olabilirsiniz; ama çok ciddiyim, abartmıyorum. Kitabı çok değil, iki gün önce bitirdiğimde tam da bu haldeydim. Kitap o kadar güzeldi ki, ağlayacaktım. Bitirdiğim için ya da serinin ikinci kitabı henüz çevrilmediği için değil, bildiğiniz kitap için ağlayacaktım; Patrick Rothfuss'un dediği kadar varmış, kitap tek kelimeyle mü-kem-mel!

Kitapta geçen olaylar tam olarak kronolojik sırayla anlatılmıyor. Geçmiş ve şimdiki zaman, iç içe geçmiş; hatta bu geçmiş-günümüz olayları arasında bir de sonraki bölümü aydınlatacak bazı bilgiler içeren bölümler de mevcut. Yazarın kurguladığı bu yeni dünyayı tanımak için harcayacağınız çabaya bir de gelişen olayları kronolojik olarak akılda tutmak eklenince, özellikle kitabın ilk sayfalarında aklınız sıklıkla karışabilir. Ayrıca bazı zamanlarda tam kendini olaya kaptırmışken, başka bir zamanda yaşanan/yaşanacak olan bir şeyi okumak zorunda olmak da biraz sinir bozucu olabiliyor. Fakat kitap kalın, bir yerden sonra buna alışıyorsunuz ve geçişleri fark etmiyorsunuz bile. O alışma kısmına gelene kadar, kitaba bütün dikkatinizi vermeniz gerekebilir; yoksa isimler, yerler ve zamanlar karışıp kitaptan soğumanıza neden olabilir.

Ben kitabı, 1,5 ay gibi uzun bir sürede okudum. Araya raporlar, finaller, vs. girdiği için uzunca bir süre ara vermek zorunda kalmıştım. Tatile girince kitabı elime aldığımda, ilk sayfalarda aklımda kurduğum o dünyayı tekrar inşa etmek bayağı zamanımı aldı. Bu yüzden size tavsiyem, Locke Lamora'nın Yalanları'na başlamadan önce başladığınız bütün kitapları bitirin. Kitapla aranıza girme ve sizi kitaptan uzun bir süre ayırma potansiyeli olan her şeyle bağınızı koparın. Bu sayede kitaptan, benim aldığımdan daha çok tat alırsınız ki ben böyle, kopuk bir okuma düzenine sahip olmama rağmen kitaba aşık oldum.

Kitabı bu kadar çok severek okumamı sağlayan en önemli bileşen, tabii ki Scott Lynch'in kurguladığı o muazzam dünyaydı. Mekanlardan dinlere, kültürden tarihe kadar o dünyada yer alan her şey o kadar detaylı ve gerçekçi ki... Kurguya can veren ve kitaptaki dünyanın okurun aklında şekillenmesini sağlayan unsur bana göre, betimlemelerdir. Bu durumda, yazarın böylesine canlı bir dünya kurgulamasına şaşırmamak gerek zira, kitaptaki betimlemeler yaratıcı, sıra dışı ve ayrıntılı. Şöyle bir örnek vereyim: Kitapta bulunan bir içeceğin rengi, tadı, kokusu ve hatta içen kişide uyandırdığı arzular, anılar, düşünceler o kadar güzel tasvir edilmiş ki. Bu sadece bir içecek; koskoca 500 küsur sayfalık kitapta sadece bir kere geçen bu içeceğin bile böyle en ince detayına kadar betimlemesi... Hayran olmamak elde değil.

Locke Lamora, favori kitap karakterlerim arasına girdi, bu arada. Yetenekleri, zekası ve kendine güveniyle neredeyse her okurun kalbini kazanması muhtemel. Espri anlayış ise kendine özgü ve nükteli. Beni bilen bilir, Anne Rice'ın kurguladığı Lestat karakteri, bana göre gerçek olması en muhtemel karakterdir ve biraz da bu yüzden Lestat, benim için karakterlerin doruğunda yer alır. Locke Lamora ise Lestat'ın tahtına oturacak kadar mükemmel değil belki, ama o tahtı sallandırdığı kesin :D Yani, Locke Lamora'yı bayağı bir sevdim ben :)

Kitabın sürükleyiciliği de yüksek. Ayrıca, sürpriz unsurunun da fazla olduğunu belirtmeliyim. Tam her şey bitti, ortam duruldu derken heyecan tavan yapıyor. Bunu birçok kez deneyimledim ve her seferinde aynı şaşkınlıkla kitaba bakakaldım. Sıklıkla, Scott Lynch'in George Martinlik yapacağından korktum; sonuçta George Martin de sevmiş kitabı. Korkumun yersiz çıkıp çıkmadığını spoiler olmaması açısından söylemeyeceğim, onun yerine kitabın bol aksiyonlu sahneler içerdiğini ve beni çoğu kez şaşırttığını söyleyebilirim.

Kitap hakkında illa ki olumsuz bir yorum yapmam gerekseydi, basımının beklediğimden birazcık daha az kalitede olduğunu söyleyebilirdim. Locke Lamora'nın Yalanları, hem çok kalın hem de normal kitaplardan daha uzun bir kitap. Sayfanın kenarları kıvrılmaya oldukça müsait. Ayrıca, sahip olduğu kitaplara gözü gibi bakan biri olduğum için ufacık bir yırtılma, çizilme gibi durumlar bile benim için büyük bir sorun haline gelebiliyor. Başıma sayfa kıvrılması dışında şöyle bir şey de geldi: Kitabın ön kapağının bir kısmı nasıl olduysa biraz ıslanmış; kapağın basıldığı kağıt, kapaktan ayrılmaya başlamış. Bunu görünce deliye döndüm. Neyse ki, biraz yapıştırıcıyla bu sorunu çözmeyi başardım. Onun dışında, kitapta olumsuz hiçbir şey bulamadım, kapağının ise hem görsel açıdan hem de tasarım açısından başarılı olduğunu düşünüyorum.

Locke Lamora'nın Yalanları, yüksek aksiyonu ve canlı karakterleriyle favorilerim arasına kolaylıkla girdi. Yoğun betimlemeleriyle gerçekçi bir dünya yaratan Scott Lynch de, bu kitapla dikkatimi kesinlikle çekti. Serinin devam kitabının çevrilmesini heyecanla bekliyorum ^_^



"Nasihat. Yıllar bir tür simyasal oyun oynayarak insanın gevelemelerine saygınlık kazandırır. Kırkında nasihat verirsen dırdırcısındır. Yetmişindeyse âlim."





post signature

5 yorum:

  1. bende bu kitaba bayıldım :))

    YanıtlaSil
  2. Serinin 2. Kitabi ne zaman cevirilecek bilginiz var mi? Bu serilerin cevirisini beklemek beni cileden cikariyor :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef yok :( Locke Lamora'nın Yalanları'nın devamını ben de merakla bekliyorum ^_^

      Sil
    2. Az önce gördüm de, 2. kitap birkaç haftaya çıkacakmış \(*-*)/

      Sil
  3. Aaa!! hayret ve sevinç içindeyim :)) büyük bir heyecanla bekliyorum :)) bilgilendirdiğiniz için teşşekür ederim :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...