2 Kasım 2014 Pazar

Yorum: Doctor Who - 8. Sezon 11. Bölüm


Aslında, artık dizi yorumu yazmayı düşünmüyordum. Bölüm başına yorum yazmaktansa genel olarak dizilerin değerlendirmesini yapmak, daha uygun görünmüştü; ta ki Doctor Who'nun son bölümünü izleyene kadar... Bölüm, tek kelimeyle muhteşemdi. Peter Capaldi'nin her bölümünü büyük bir beğeniyle izlesem de içlerinde, açık ara farkla en kaliteli ve şaşırtıcı olanı bu bölümdü.



Devamı spoiler içerir.



Öncelikle, bu bölümde kullanılan temadan bahsetmek istiyorum. Ölüm gibi çoğu dizide karşımıza çıkan bu sıradan temaya Moffat, apayrı bir açıdan bakmış: Ölüler aslında bilinçli kalsaydı ve dünyada kalan bedenlerine olan her şeyi hissedebilseydi, nasıl olurdu? Bu yaklaşım, biraz daha zaman tanınsaydı çok daha derinlemesine incelenebilirdi; bu şekilde çok daha ilginç bir bölüm senaryosu yazılabilirdi. Bölümün sonundaki sürprize odaklanıldığı için bu düşünceye çok zaman harcanmadığını düşünsem de bu hâlde bile senaryonun zekice yazıldığı, su götürmez bir gerçek.

Clara'nın gerçirdiği değişim beni biraz korkutsa da, bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyorum. Sonuçta her companion, değişim geçirecek kadar uzun süre Doctor'la seyahat etmiyor. Danny'yle tanıştıktan sonra önceliklerini belirlemeye başlayan Clara, bu bölüme kadar biraz karışık sinyaller veriyordu. Bir yanı Doctor'la takılıp keşfe çıkmak isterken; diğer yanı Danny'yle birlikte normal bir yaşam sürmek istiyordu. Bu bölümde Clara'nın tercihini kesin olarak yaptığı, davranışlarına bakarak söylenebilir.


Bölümün, hatta sezonun sürprizi muhtemelen son dakikalarda yer alan o malum sahneydi. Sezonun başından itibaren, Missy hakkında internette çeşitli dedikodular dönmüştü. Bunlardan biri de kendisinin Master olduğu yönündeydi. Şahsen ben, buna pek ihtimal vermiyordum; zira Moffat'ın yazdığı senaryolarda klasik seriden ve Eccleston'la Tennant zamanından karakterlere yer verdiği pek görülmemişti. Hatta sıklıkla, Moffat'ın bu şekilde davranarak Doctor Who'yu kendisine özel kıldığıyla ilgili söylenirdim. Sanırım en çok da Doctor'lar arası bütünlüğün sağlanmaya başlandığını düşündüğüm için Master'ın geri dönüşü beni çok sevindirdi.

Bu 46 dakikalık bölüm bana yetmedi, devamını merakla ve heyecanla beklemekteyim. En çok da Master'ın The End of Time'dan beri neler yaşadığını merak ediyorum. Umarım bu zaman aralığında yaptıklarının, en azından bir kısmı ekranlara yansıtılır.

post signature

4 yorum:

  1. Missy'nin Master olamayacağını düşünenlerden biri de benim sanırım :) Kesinlikle bu bölüm Peter Capaldi'nin yer aldığı en iyi bölümdü, bölümü izledim dayanamayıp başkaları ne demiş bu bölümle ilgili onları okumaktayım, bu yazıyı da keyifle okudum :) Gözlerim her seferinde Matt Smith'i arasa da benim için 8. sezon Doctor Who'nun gelmiş geçmiş en iyi sezonu olacak gibi zira 1. bölümden beri heyecan, mükemmelik durmadan artıyor... Bakalım sonraki bölümde neler olacak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En iyi sezonlarından biri, kesinlikle! Capaldi, beni en çok şaşırtan Doctor oldu; kendisinden böyle mükemmel bir performans beklemiyordum ben. Bu sezon Master'a bayağı odaklanılacak gibi, daha ilk bölümden yavaş yavaş bir altyapı oluşturmaya başlamışlardı zaten. Umarım birkaç bölüm sonra Master konusunu kapatmazlar... Şimdilik, tek korkum o ;)

      Sil
  2. Ah Capaldi... Kesinlikle artık favori Doktor'um! Ve Master'ın geri dönüşü beni çok heyecanlandırdı çünkü en sevdiğim kötü karakter Master. Özellikle Tennantlı o sezon finali harikaydı... So here it comes the sound of drums! Sürekli dinliyorum bölüm bittiğinden beri :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de Tennant'tan sonra gelen 2. favorim; ama bu gidişle favorim olabilir de :D
      Uzun zamandır dinlememiştim o şarkıyı, bir ara nostalji yapıp eski bölümlere de bakmalıyım :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...