31 Aralık 2013 Salı

2013 Yılının En İyileri!


2013 yılının son gününden merhaba ^_^

Öncelikle yeni yılınızı kutluyorum, tüm dileklerinizin gerçekleşeceği yeni bir yıl diliyorum herkese ;) Geçen sene yaptığım gibi bu senenin son gününü de "En İyileri" etkinliğine ayırdım. Bu yıl okuduğum/izlediğim en iyi 5 kitap/dizi ve filmi sıraladım.

Okuduğum En İyi 5 Kitap



Çok bir şey söylememe gerek var mı bilmiyorum... Kitabı hâlâ duymayan, görmeyen, bilmeyen varsa -çok ayıp :D- kitabın arka kapak yazısına bakmadan kitabı alıp ve okusun. Hayatınızı değiştirmeyecek belki ama kitabın hayata bakış açınızı değiştireceğini düşünüyorum

2. Hades'in Evi - Rick Riordan


Hades'in Evi yerine aslında, sırf o şok edici sonu için Athena'nın İşareti'ni koymak istemiştim ama kitabın bolca Annabeth içerdiği ve benim kendisinden pek haz etmediğim gerçeğini göz önüne aldığım zaman Hades'in Evi en doğru seçenek gibi geldi. Üstelik bu kitap sayesinde yeni bir favori karakterim oldu ve shiplenecek yeni bir çiftim :)


Neil Gaiman'ı bu yıl tanıdığım için listeye mutlaka bir kitabını da koymalıyım diye düşündüm fakat içlerinden hangisinin listeye gireceğine karar vermek çok kolay olmadı. Yokyer, Gaiman'ın diğer kitaplarına kıyasla beni daha çok etkiledi; öyle ki günlerce etkisinden çıkamadım. Yolda yürürken yanından geçtiğim her rögar kapağının aslında başka bir dünyaya açılan bir kapı olup olamayacağını düşündüm; evet, bunu ciddi ciddi düşünmüştüm :D

4. Bir Geyşanın Anıları - Arthur Golden


Beni etkileyen kitaplardan biri de Bir Geyşanın Anıları'ydı. Japon kültürünün bu kadar ilginç olabileceği aklıma gelmezdi. Ana karakterin bakış açısı ve kullandığı güçlü kelimelerle bu kitap, hafızama kazındı ve favorilerim arasındaki yerini aldı.



Önce kapağıyla, daha sonra ise kurgulanan o sıra dışı dünyayla beni etkileyen bir kitaptı. Eh, hem kapağı göze hitap ediyor hem kurgusu iyi hem de sürükleyici... Zehir Ustası'nın bu listeye girmemesi gibi bir seçenek söz konusu bile değilmiş zaten :)


İzlediğim En İyi 5 Dizi

1. Continuum


Bu yıl izlemeye başladığım en iyi dizi -tartışmasız- Continuum'du. Fringe benzeri dizi arayışlarımı sonlandıracak derecede iyi olan Continuum, Fringe kadar olmasa da oldukça sürükleyici bir dizi. Özellikle son bölümlerde yaşanan olaylarla senaryo, apayrı bir boyut kazandı. Dizinin yeni sezonunu merakla bekliyorum.



Listeyi bir bilim kurgu dizisiyle daha devam ettiriyorum. Olayların çok da uzak bir gelecekte geçmediği dizide, en ilginç şey polislerin partnerlerinin robotlardan oluşması. Henüz ilk sezonu yayınlanan bu diziyi listemin üst sıralarına alma nedenlerimden biri oyuncuların harika bir performans sergilediğini düşünmem, ikincisi ise senaryonun basit gibi göründüğü hâlde oldukça etkileyici ögeler barındırması.

3. Hannibal


Gerek oyuncu seçimleri gerekse senaryosuyla bu yıl izlemeye başladığım dizilerin en iyilerinden biri de Hannibal'dı. Özellikle Hugh Dancy ve Mads Mikkelsen'ın performanslarının fazlasıyla iyi olduğunu düşünüyorum. Ayrıca dizinin yeni sezonunu da heyecanla beklemekteyim ;)

4. Avatar: The Legend of Korra


Her ne kadar eski Avatar'ı özlemiş olsam da Korra da eskisini aratmıyor sayılır. Avatar: The Last Airbender bittikten sonra karakterlerin neler yaşadığını merak edenler, hiç beklemeden diziye başlayabilirler. Fakat dizinin feci sürükleyici olduğunu da belirtmeliyim.



Dram'ın d'sini sevmeyen ben, bu diziye bayıldım. Bolca İngiliz aksanına ve 1920'lerin havasına maruz kalmak isteyenler için Downton Abbey, harika bir seçim. Fakat dizinin bazı yan etkileri -porselen çay takımları almak, günlük çay tüketiminizdeki artış vb.- olabilir :D


İzlediğim En İyi 5 Film



Daha önce izlemediğime bin pişman olduğum filmlerin başında Inception geliyor ve bu mükemmel ötesi film, gerek kurgusu gerekse oyuncu seçimiyle benim bu yıl izlediğim en iyi filmdi. Filmden o kadar etkilenmiştim ki etkisinden çıkmamın ne kadar uzun sürdüğünü siz tahmin edin...

2. The Hunger Games: Catching Fire


Kitaba uygunluk açısından benden tam puan alan filmlerin başında Catching Fire geliyor, öyle ki birçok sahnede kitaptaki repliklerin kullanıldığını görmek mümkün. Ayrıca filmin kostüm ve dekorasyon açısından da ilk filme kıyasla daha gerçekçi bir hava yakaladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kısacası, bu film olmuş! Kitabını okuyanların hayal kırıklığına uğrayacağını düşünmüyorum.



Howard Shore'un eksikliğinin hemen hissedildiği fakat Thranduil ve Smaug sayesinde bu açığın kapatılmaya çalışıldığı bir filmdi bence. Smaug sahnelerinin tam bir görsel şölen olduğu bir gerçek de Thranduil'i araya ben sıkıştırmış olabilirim :D The Desolation of Smaug'un ilk filmden daha iyi olduğu tek bir konu olduğunu düşünüyorum, o da Thranduil'in mükemmelliğine çokca yer vermeleri... Onun dışında ilk filmden daha iyi diye nitelendirdiğim bir şey gelmiyor aklıma. Bu yüzden, ilk filmin ikinciden daha iyi olduğunu düşünüyorum ben.



Yine bir Leonardo DiCaprio filmi ve ben yine bunu daha önce izlemediğime bin pişmanım. Daha fazla söze gerek yok sanırım...

5. Percy Jackson: Sea of Monsters



Sea of Monsters da Catching Fire gibi kitaba ilkine göre daha fazla bağlıydı. Yapılan ufak değişikliklerle kitaba bağlılığın sağlandığı bu filmin en büyük artısı filmin 3D olarak izleme şansıydı ki bu sayede her şey daha gerçekci gözüküyordu. Kısacası, sinemada 3D olarak izlediğime pişman olmadığım bir filmdi.


post signature

3 yorum:

  1. Aynı Yıldızın Altında <3

    YanıtlaSil
  2. Güzel yazı güzel seçimler. Bir kaç resim bozuk sanırım istersen düzelt onları. :D

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...