18 Mayıs 2013 Cumartesi

Yorum: Gemma Malley - Miras (The Declaration, #3)


Kitabın Adı: Miras
Yazarı: Gemma Malley
Yayınevi: Delidolu Yayınları
Orijinal Adı: The Legacy
Çeviri: Zarife Biliz
Basım Yılı: Kasım 2012, 1. Baskı
Sayfa Sayısı: 248

   Bazı kitaplar/seriler vardır, çok iyi olduğu halde çoğu kişi tarafından bilinmez. Bildirge Üçlemesi de bu serilerden biri. Orijinal bir kurguya dayanan bu üçleme, Miras ile sonlanıyor. Üçlemenin ilk kitabı Bildirge'yi tur kapsamında incelemiştik, yorumuma buradan ulaşabilirsiniz. İkinci kitap olan Direniş yorumuma da buradan ulaşabilirsiniz. Delidolu Yayınları'na, Bildirge Üçlemesini yolladıkları ve beni bu harika seri ile tanıştırdıkları için teşekkür ediyorum ^_^
Devamı spoiler içerir.
   Peter'ın Pincent İlaç'a sızmasından sonra gelişen olayların ardından Peter, Anna ve çocuklar İskoçya'da gözlerden uzak bir çiftlik evinde yaşamaya başlarlar. Anna, çocuklara bakmaktan ve sebze ekip biçmekten gayet memnundur. Fakat Peter, Yeraltı'dan ve olaylardan uzak kalmayı istemez. Yeraltı ise, Jude'un düzenlediği bir ağ ile bilgisayarlar sayesinde Peter ile iletişim kurmaya devam etmektedir. Uzun Ömürlülük+ ilaçları skandalından sonra bir başka sorun daha ortaya çıkar. Mutasyona uğrayan bir virüs türü Uzun Ömürlülük hapını kullanan insanları etkilemeye başlar ve insanların teker teker ölümüne sebep olur. Uzun süredir ölümün ne olduğunu unutan insanlar, ölümlerle yüz yüze gelmeye başlayınca bir panik dalgası baş gösterir. Richard Pincent ise bu suçu Yeraltı'nın üstüne atarak zaman kazanmayı amaçlar. İlaçların aslında Albert Fern'ün numunesi üzerinden üretildiğini kimsenin öğrenmesine izin vermemeye kararlı olan Richard Pincent'ın amacı, asıl formülü bulup ilaçları yeniden üretmektir.
   Olaylar, ikinci kitaptaki gibi, çeşitli kişilerin ağzından anlatılıyor. Fakat bu sefer, Peter biraz daha geri planda kalmış. Olayları daha çok Richard Pincent ve Jude'un gözünden görüyoruz.
   İlk iki kitaptan farklı olarak Miras'ın başında, Uzun Ömürlülük ilaçlarını keşfeden Albert Fern ve Richard Pincent'ın bir diyalogu mevcut. Serinin son kitabında böyle bir bölüme yer vermeleri hoştu ;)
   Direniş'i, Pip'in kim olduğunu merak ederek bitirmiştim. Miras'ta, bu soru işareti gideriliyor ve Pip'in gerçekte kim olduğunu öğreniyoruz. Direniş yorumumda, Pip'in kim olduğuyla ilgili uçuk bir teorimin olduğundan bahsetmiştim. Teorim doğru çıktığı için bu kadar şaşırmadım fakat, kitabı okurken kendimi kaptırdığım için minik bir şok yaşamış olabilirim :)
   Serinin ilk iki kitabında olduğu gibi Miras'ta da betimleme eksiklikleri vardı. Sanırım, artık bunu yazarın üslubuyla bağdaştırmak gerekiyor. Kitabı okurken olaylardaki tempo hiç düşmediğinden, bu betimleme eksiklikleri fark edilmiyor. Fakat kitabı bitirdikten sonra, bu eksiklikler göze çarpıyor.
   Serinin son kitabı Miras da, ilk iki kitap gibi akıcıydı. Kitabın/serinin sonu da gayet güzeldi. Betimlemelere birazcık yer verilseydi  bu eksiklik fazla hissedilmezdi.
   Bildirge Üçlemesi, biraz eksiklikleri olan fakat özgün bir kurguya sahip sürükleyici bir seri. Distopya severlerin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum :)

Kitaptan küçük bir alıntı:
Odanın penceresini her kapattığında hissettiği kontrol duygusunu seviyordu; sanki Doğa'yı kapatmış gibi oluyor, imparatorluğunun hükümranlığını böylece tekrar tekrar kanıtlamış oluyordu.
-Sayfa 86



ARKA KAPAK



post signature

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...