4 Şubat 2013 Pazartesi

Tanıtım: Leverage


Başlarda, konusunun Hustle'dan alındığını düşündüğüm için diziyi izleme taraftarı değildim. İnternette, Hustle ile karşılaştırıldığı bir çok yazı okumuşum. Çoğu izleyici Leverage'ın Hustle'dan çok daha iyi olduğunu yazmıştı, fakat bu kişilerin ne kadarı Hustle'ı izleyerek bu yorumları yaptı onu bilmiyorum. Hustle'ı izlemiş ve diziye bayılmış biri olarak Leverage'a başlamayı düşünmemiştim ta ki izleyecek dizim kalmayıncaya kadar. Tatile bir hafta kala Leverage'a başladım ve diziyi bitirmeme 2 bölüm kaldı.



   Konusu Hustle'ı andırıyor demiştim. Fakat tam olarak aynı değil. Her iki ekip, hem Hustle'daki hem de Leverage'daki, kötü adamları dolandırıyor. Konu bakımından ayrıldıkları iki nokta var:
  1. Hustle'daki ekip dolandıracakları adamı kendileri seçiyor. Leverage'taki ekip ise haksızlığa uğramış insanların onlara gelmelerini bekliyor, bazen de bu insanlarla karşılaşıyorlar.
  2. Hustle'daki ekip dolandırdıkları adamdan mutlaka para kopartıyorlar ve o parayla öncelikle yaptıkları masrafları karşılıyorlar, geri kalanını ise bölüşüyorlar; yani parayı kendileri için alıyorlar. Leverage'taki ekip ise paradan ziyade müşterilerinin ne istediğine bakıyor: para, itibar ya da iş. Para alsalar bile bunu ya müşteriye veriyorlar ya da bir yere bağışta bulunuyorlar.
   İkisi arasındaki ana farklılıklar bunlar. Leverage'ın konusuna dönecek olursak; Leverage için günümüzün Robin Hood'ları diyebiliriz. Kötü adamlar tarafından haksızlığa uğramış ama kanunun yardım edemediği insanlara yardım ediyorlar. Kötü adamlar farkına varmadan onlar dolandırıyor ve oyuna getiriyorlar. İşin sonunda kötü adam hapse giriyor, itibarı zedeleniyor ya da çok büyük zarar görüyor ve haksızlığa uğrayan müşterileri de istedikleri veya hakları olan neyse onu alıyorlar.
   Dizinin konusu tamamdır! Peki bu Leverage ekibi kimlerden oluşuyor, bir de ona bakalım...


   Ekibi çekip çeviren, dolandırma planlarını yapan, ekibin 'beyni' olarak nitelendirilen Nathan Ford (Timothy Hutton) ile başlayalım. Kendisi eski bir sigorta müfettişi. Çalıştığı sigorta şirketi, Nate'in oğlu hastalandığında tedavi için ödeme yapmayı reddeder ve Nate, oğlunu kaybeder. Bu olaydan sonra Nate hem işini kaybeder hem de eşiyle boşanır ve alkolik bir adam olup çıkar. İlk bölümde karşımıza çıkan Victor Dubenich, Nate'i bulur ve kendisine bir iş teklifinde bulunur. Dubenich, bir uçak mühendisidir ve I. Y. S. Sigorta yani Nate'in eskiden çalıştığı şirket tarafından kendisine ait olduğunu söylediği planların çalındığını, bu planları geri almak istediğini söyler. Bunun için de Nate'e, bir araya getirdiği 'hırsızlar takımı'nın başına geçmesi için ihtiyacı olduğu anlatır. Ayrıca, Nate de yıllar önce kaybettiği oğlunun intikamını alabilecektir.


   Nate tarafından ekibe daha sonra katılan Sophie Devereaux (Gina Bellman), ekibin dolandırıcısı. Tabii ki gerçek adı bu değil, ekibe katılmadan önce birçok sahte isminin olduğunu öğrendiğimiz Sophie'nin gerçek ismi ise hala gizemini koruyor. Geçmişi için ise belirsiz diyebiliriz. Kendisinin yetenekleri arasında dolandırıcılık ve Nörolinguistik Programlama (dizide, zihin kontrolünün psikolojik tekniği olarak karşımıza çıkıyor) yer alıyor. Geçmişte Nate ile arasında bir şeyler geçmiş fakat o zamanlar Nate evli olduğu için bu ilişki başlamadan bitmiş. 


   Ekibin hacker'ı olarak karşımıza çıkan Alec Hardison (Aldis Hodge) olmasa ekip ne olurdu bilmiyorum. Grandma ya da Nana dediği mahalledeki bir kadın tarafından büyütülen ve 12 yaşındayken Pentagon'a sızan Hardison, ekibin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan 'earbud' yani kulaklıkları kendisi, özel olarak tasarlamış. Genelde geri planda kalıp dolandıracakları elemanların geçmişlerini araştırıyor, böylece hedefleri iyice tanımalarını sağlıyor, ekibe sahte kimlikler temin ediyor, her türlü kameraya ve elektronik ortamdaki belgelere sızıp bu belgeleri analiz ediyor, dolandırma işi bittikten sonra temizliği yapıyor (kamera görüntülerini ve elektronik ortamdaki kendi izlerini silme, vb.) böylece her işten sonra takip edilemiyorlar ve dolandırıcılığı bunlarla bağdaştıracak kanıtlar olmuyor. Dolandırmada fazladan kişiye ihtiyaç duyulduğunda, Hardison da işte aktif olarak rol alıyor; yani sadece bilgisayar başında oturmuyor. 


   Adını hiç duymadığımız, sadece soyadına sahip olduğunu söyleyen Parker (Beth Riesgraf), ekipteki favorim :) Hiçbir zaman ablam ya da ağabeyim olsun istememişimdir ta ki Parker'ı görünceye kadar. Verdiği tepkiler olsun, davranışları ve mimikleri olsun nasıl sevimli nasıl şeker biri ^^, Kendisi çocuk esirgeme kurumu tarafından ailelere gönderilmiş ve küçükken yaşıtındakilerle anlaşmada zorluklar yaşamış biri. 9-10 yaşlarındayken hırsızlığa başlamış ve neye ihtiyacı varsa bu yolla elde etmeye alışmış. Küçükken, kardeşine bisiklet sürmeyi öğretmiş ve bir gün kardeşi bisikletiyle birlikte bir arabanın altında can verince Parker kendini suçlamış; bu yüzden de kendini diğer insanlara kapatmış, içe dönük birine dönüşmüş. 12 yaşlarındayken ortağıyla birlikte araba çalarken yakalanmış ve ortağının onu satması yüzünden 6 ay hapiste kalmış. Daha sonra Avrupa'da 'usta hırsız' olarak da bilinen Archie Leach, Parker'daki potansiyeli görmüş ve onu eğitmeye başlamış. Ekipteki görevi ise hırsızlıkla ilgili her şey; basit ve küçük cep hırsızlıkları (girişe izni olan görevlilerin kartını çalma veya değiştirme, vb.), kasaları ve kilitleri açma, lazerlerden ve hareket sensörlerinden geçme... Hardison gibi Parker da dolandırmada fazladan kişiye ihtiyaç duyulduğunda başvurulan biri ama genelde ekibin başvurulan en son üyesi. Yaşadıklarından dolayı sosyal alanda pek yetenekli değil, insanlarla iletişim kurmada büyük zorluklar yaşasa da Sophie'nin de yardımıyla üstesinden gelmeye çalışıyor.


   Ekibin kas gücü, koruyucusu ve dövüş uzmanı Eliot Spencer (Christian Kane), hem ekiptekilerin güvenliğini sağlıyor hem de silah taşıyan her varlığı etkisiz hâle getirerek dolandırma planının işlemesine katkıda bulunuyor. Yaşadığı sarsıcı deneyimlerden (adam öldürme, savaşta bulunma, vb.) sonra ekibe duyduğu güveni zorlukla geliştirmiş biri. Kendisi eskiden orduda görev yapmış ve öğrendiği dövüş becerilerini orduya borçlu. Silah, bıçak ve bomba uzmanı olan Eliot, silahı tutuş biçiminden adamın nerede eğitildiğini ve bir silahın sesinden modelinin ne olduğunu anlayabiliyor. Silahları sevmediğini eline geçen her fırsatta belirtiyor. Yumruk yumruğa ya da bıçakla dövüşmeyi uzmanlık alanı haline getirmiş. Bıçak demişken... Kendisi ayrıca bir de gurme şefi, yemek yapmak en büyük tutkularından biri. Ayrıca ekibin en çapkın üyesi, dolandırma işi bittikten sonra Eliot'ı genellikle bir kızın yanında görüyoruz. Bunlara ek olarak, istediği zaman iyi bir dolandırıcıya da dönüşebiliyor. 

   Leverage ekibi dışında, diziye renk katan birçok oyuncu var. Bunlardan bazıları: Supernatural'daki Crowley rolüyle tanıdığım Mark Sheppard; Star Trek'in Seven of Nine'ı Jeri Ryan ve The Big Bang Theory'ye konuk olan, Star Trek: The Next Generation'ın Wesley Chrusher'ı Wil Wheaton.


3 yorum:

  1. Favori Parker kesinlikle... :))
    Diğer diziyi hiç izlemedim, ama yazdığınız farklılıklar göz önüne alınırsa Leverage'a devam etmekte yarar var. Güzel dizi, sürükleyici ve benzer sayılabilecek diğer yapımlar gibi kendini tekrarlaması söz konusu değil.
    Elinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hustle'ı sevsem de, arada sırada oyuncu değişikliği yapıldığından alışmak zor oluyor. Bu yüzden Leverage bana daha samimi geliyor :)
      Teşekkür ederim :))

      Sil
  2. parker ve Hardison'ın ilişkileri çok şirin

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...