24 Eylül 2012 Pazartesi

Yorum: Demet Altınyeleklioğlu - Altın Cariye Safiye (Osmanlı Hanedanı, #4)


Kitabın Adı: Altın Cariye Safiye
Yazarı: Demet Altınyeleklioğlu
Yayınevi: Artemis Yayınları
Basım Yılı: Eylül 2011, 7. Basım
Sayfa Sayısı: 840

   Nurbanu'yu okuyalı bayağı oldu, araya bir sürü fantastik de girince Safiye'ye daha sonra okurum gözüyle bakmaya başlamıştım. Bir de sayfa sayısı gözümü korkuttu, bu kitap bitmez diye düşünmeye başlamıştım ki daha fazla ertelemek istemedim. 

   Kitap, kısa bir spoiler bölümü ile başlıyor. Olayın nereye gideceğini anlatıyor ilk bölüm. Daha sonra en başa, Nurbanu'nun Safiye'yi himayesine almasıyla devam ediyor. Bu güzel kızın bir Baffo, üstelik kuzeni olduğunu öğrenince daha da üstüne titriyor Safiye'nin. Oğlu III. Murad'ı cariyelerle oyalıyor, kendisi ve Sokullu Mehmet Paşa devleti idare ediyor. Murad'ın kaç çocuğu olduğu bile sayılamıyor. Saray ahalisi yavaş yavaş padişah aleyhinde dedikodularla çalkalanmaya başlayınca Nurbanu, Safiyeyi koyuyor sahneye. Murad diğer cariyeleri bırakıp Safiye'yle evleniyor. Ve Nurbanu'yla Safiye arasında muhteşem bir iktidar savaşı başlıyor.
   Kitap, akıcı ve sürükleyiciydi. Elimden bırakmakta zorlandım. Kitabın sonu ise büyük bir şoktu.
   Serideki favori kitabım artık Safiye :) Meleknaz gibi, Nurbanu'yla Safiye'nin savaşını okurken bir Nurbanu'yu tuttum bir Safiye'yi :D 
   Yazarın kalemini özlediğimi de fark ettim. Öyle güzel kurguluyor ve yazıyor ki... Elimde olmadan Philippa Gregory'la karşılaştırıyorum kendisini. Bu kitapla, benim gözümde, Demet Altınyeleklioğlu tahta oturmuş bulunmakta ;)
   Seriyi okuyanların devam etmesini öneriyorum, zira seri her kitapla daha da güzelleşiyor. Philippa Gregory'nin kitaplarını sevenlerin, seriye bayılacağından kuşkum yok ;)

Kitaptan küçük bir alıntı: 
Elini, aklını çabuk tut Baffo kızı. Bahtının ipini yakala. Yoksa Al-i Osman da yanar; sen de yanarsın, ben de yanarım. Ne od kalır, ne ocak. Ne taht kalır çıkıp oturacak, ne de başına koyacak taç.
-Sayfa 41
   


ARKA KAPAK


4 yorum:

  1. istiyorum bunları okumak ama fırsatım olmuyor bir türlü, umarım yakında:)

    YanıtlaSil
  2. öncelikle demet altınyeleklioğlu'nun kaleminin akıcılığına diyecek yok... başladığınızda 150-200 sayfayı ne zaman okuduğunuzu anlamıyorsunuz..tarihi olayları romanla birlikte öğrenmekte işin eğlenceli kısmı.. ancak ya okuyucu zaman zaman bazı bölümlerde gerçekle kurguyu karıştırırsa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekle kurgunun karışması, özellikle bu tür kitaplarda çok kolay... biraz araştırma yapmak düşüyor biz okuyuculara :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...