16 Ağustos 2012 Perşembe

Yorum: Delphine De Vigan - Yeraltı Saatleri


Kitabın Adı: Yeraltı Saatleri
Yazarı: Delphine De Vigan
Yayınevi: Arunas Yayıncılık
Orijinal Adı: Les Heures Souterraines
Çeviri: Güneş Ulukuş Akcasu
Basım Yılı: Temmus 2012, 1. Basım
Sayfa Sayısı: 232

   Arunas Yayıncılık'tan kazandığım ilk Arunas'ımdır kendileri. Neredeyse bir aydır kitaplığımda beklemekteydi. Daha fazla beklemek istemedim ve kitabı elime aldım :)

  Mathilde, üç çocuklu, çalışan bir annedir. Eşi Philippe'i kendisinin de bulunduğu bir trafik kazasında kaybetmiştir. Şu anda çalıştığı patronu ona bir şans vermiş ve işe almıştır. Mathilde kısa zamanda yükselmiş ve patronu Jacques'ın sağ kolu olmuştur. Fakat bir gün, toplantıda patronunun haksız suçlamalarına karşı geldiği için araları açılmış ve Mathilde gitgide gözden düşmüştür. Şimdi ise şirketteki herkesin onu görmezden geldiği bir çalışan, yorgun ve isteksiz bir insana dönüşmüştür. Kitaptaki diğer karakter ise Doktor Thibault. Gençken yaşadığı bir olay yüzünden sol elinin işaret ve serçe parmağını kaybetmiştir. Cerrah olma hayalinden vazgeçip acil servis doktoru olmuştur. Birbirlerinden beklentileri farklı olduğu için sevgilisi Lila'dan ayrılmak zorunda kalmıştır. Kitap, bu iki karakterin 20 Mayıs gününü anlatıyor. Mathilde'nin gittiği falcı ona 20 Mayıs'ta hayatının değişeceğini söylüyor. Thibault ise sevgilisini terk etmek için 20 Mayıs'ı uygun buluyor.
   Kitaba başlamadan önce kurgunun nasıl ilerleyeceğinden emin bir şekilde sayfaları çevirdim. Okudum, okudum, okudum. Mathilde ile Thibault'un karşılaşacağı anı dört gözle bekledim. Fakat bu an kitabın son sayfalarında gerçekleşti, üstelik hayal ettiğimden çok farklı... Sonu tam oturmamış gibi geldi bana. Devam edebilirdi, belki de etmeliydi. Ama bu halde de hoşuma gitmedi değil :)
   Yazarın üslubuna hayran kaldım. O kadar başarılı benzetmeleri var ki... Fakat ele aldığı konu bakımından, okurken biraz içim sıkıldı. Ara sıra ''Hiç mi iyi bir şey olmaz yahu!'' dedirtti bana :D 
   Yazar iyi bir eser ortaya çıkarmış, bunu aldığı ödüllerden de anlayabiliriz. Ama kitap tam değil gibiydi, bir şeyler eksikti sanki. Kitabı okurken bu eksikliğin farkına varmadım. Son sayfayı da okuyup kitabı bitirdikten sonra o eksikliği hissettim. Kitap yirmi sayfa daha devam etseydi kitabı favorilerimin arasına koymayı düşünebilirdim ;)
   Son olarak kitabın kalitesini belirtmek istiyorum. Elinize aldığınız anda bunu anlıyorsunuz :)

Kitaptan küçük bir alıntı:
''Otuz yaşında, kocasının ölümünden sonra hayatta kalmayı başarmıştı. Bugünse kırk yaşındaydı, ama takım giymiş geri zekalı p*çin teki onu kısık ateşte yavaş yavaş yok ediyordu.
-Sayfa 134



Arka Kapak

   Yeraltı Saatleri; şehrin acımasızlığıyla yüzleştiriyor!

   Mathilde ve Thibault, Paris sokaklarındaki milyonlarca siluetten ikisidir.
   Mathilde şehrin derinlerinde bir nakış gibi işlenmiş yeraltı dünyasında her gün aynı yolculuğa çıkar. Her gün
aynı koridorlarda, aynı yollarda, adını ezberlediği aynı trenlerde, aynı hareketleri tekrarlayarak, artık kimsenin onu beklemediği, hiçbir işe yaramadığı, saatlerin geçmesini beklemekten başka hiçbir şey yapmadığı işine gider. Eşinin ölümünün ardından onu hayata döndüren bu iş, artık onun yıkım alanıdır.
   Takım elbise giymiş, teneffüs ettikleri havanın ne kadar ağır olduğunu fark edemeyen insanlar arasında yavaş yavaş yok olan Mathilde; katlanabileceği, insanlığını kaybetmeden dayanabileceği son noktaya ulaşmıştır.
   Thibault, hastalıklarla mücadele eden insanların yardım çağrısına koşan bir acil servis doktorudur. Her gün
Paris'in dört bir yanında trafik sıkışıklığı ile boğuşarak gri ve pis şehre mahkûm olur. Aşkına karşılık vermeyen bir kadın, terk ettiği bütün kadınların cezası gibi onun çöküşünü hazırlarken, hızı, baş döndürücülüğü, değişen ruh halleri, kokuşmuş salgıları, sahte kibarlıkları, eğlence akşamları ve akşamdan kalma sabahları ile şehir onu boğmaya, sıkıştırmaya başlamıştır. Hikâyelerinin iç içe geçmişliğini, sonsuz sayıdaki yüzünü sevdiği şehir, artık kulakları sağır eden bir yalana dönüşmüştür.
   Şefkatten yoksun bu dünya, etraflarını tüm kalabalığı ve karmaşası ile sararken, birbirini tanımayan bu iki insanın yolları her an kesişebilirdi.

4 yorum:

  1. Bu kitabı almak istiyordum.Ama biraz tereddüt ettiğim için vazgeçmiştim. Bu yorumdan sonra biraz listemin gerilerine gitti diyebilirim... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabın sonunu, hayal gücümle tamamlayabilirim diyorsan al oku bence :)

      Sil
  2. Aaaaa benim kedimin aynısııııııı ! :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...